- gokyuzu dedikleri acaip mavilikten suzulup ashaaa bize doru gelen anlamsız ve bi o kadar da sacma doga olayı.kucukken abimlen soyledigimiz bi tekerlemenin anafikri ve en cok tekrarlanan kelimesi.
cytae | 18.07.1999
- kücükken bulutlarin agladigini dü$ünürdüm ve böylece yagmurun olduunu falan zanederdim.hıh...$imdi sonbahar yagmuruna hastayim. yagmurda di$ari cikarsin üstüne siyah uzun bi palto alirsin. sahile inersin. hafiften donarsin ama karizma icabi caktirmazsin...zar zor sigarani yakarsin. islanmasin diye avcunun icinde tutarsin mereti ve hayatini $öyle bir gözden gecirirsin.
elmyra | 18.07.1999
- bir suru muzikal yapita konu olan
bi cheshit doga olayi
onla birlikte
etrafta salak salak koshmak
bagırmak chagirmak
sarshoh sarhosh sharki soylemek
ya da insanlari izleyerek sakin sakin yurumek
bi de yagmurun elleri var ama o ayrispeedy | 18.07.1999
- doors tütsü bira ve yagmur gel de hüzünlenme...
nonconformist | 05.09.1999
- zenginligin bereketin simgesi
elv | 23.09.1999
- yamuk yamur
o herifte irc nin nadide salaklarindan biridir...lord | 27.09.1999
- cennette camasir yikamislar da onlari ipe asmislar ondan yagiyo yaamur iste
phobios | 12.12.1999 21:42
- yazin a$mi$ sicaklarda bize emel sayin'in 'yagdir mevlam suuuuu' adli $arkisini soyleten hava olayi...
loop | 12.12.1999 23:14
- 7deki kadin karakterin adi.. sevemedim karagozlum kendisini..
yok | 12.12.1999 23:17
- süper bi bayan ismi...biricik yegenimin ismi, en onemli sahsiyet...
michelle | 01.01.2000 18:07
- süper, manyak, aşmış bir doa olayı...
kesinlikle saatlerce altında yürünmesi gereken bir şey...
arka plana da slow bir müzik koymayı unutmayalım tabe..lunae cor | 09.04.2000 23:20
- teomanin 2. albumundeki 6. sarki
...
bir sehri tam kalbinden
beyninden vurup gitmek...gandalf | 06.05.2000 04:25
- yağmurlu gecelerde bi sokak lambasının ışığıyla dansını izlemek çok güzel oluo
ıslanma pahasına da olsa çıkıp dolaşmak büyük bi zevkinflexible | 28.10.2000 22:36
- en guzel kiz isimlerinden biri bence. ayrica unisex bir isim.
disq | 04.03.2001 12:26
- ibrahim tatliseks'in bahsettigi erkin koray sarkisi bildigim kadariyla orhan gencebay bestesi, daha sonra karakan galiba da soylemisti.
yok | 11.05.2001 18:34
- ruhumu temizlediğine inandığım bi kaç şeyden biri...
mesci | 01.06.2001 15:57
- cihan unal ve turkan soray'in kizlarinin ismi
ugurcan | 01.06.2001 16:10
- eger bir gun cinsiyet degistirmek zorunda kalirsam kullanacagim bayan ismi...
ugurcan | 01.06.2001 16:10
- teomanin sevilesi sozleri olan ho$ $arkisi..
dayanmak zormu$ meger sonu belli oyunlara
reddetmeye gucun yoksa eger
oysa ki ozgurlugu secmek, ba$ka vucutlar sevmek, bir $ehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek
var aklimda
bir yagmur cok uzaklardan cagiriyor
"gelirsen severim" diyor
yagmur, yagmur, cok uzaklardan cagiriyor, "gelirsen severim" diyor
her maske bir $ey soyler
nefretler, sevgiler
birak artik sevmiyorsan eger
oysa ki ozgurlugu secmek, ba$ka vucutlar sevmek, bir $ehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek
var aklimda
bir yagmur cok uzaklardan cagiriyor
"gelirsen severim" diyor
yagmur, yagmur, cok uzaklardan cagiriyor, "gelirsen severim" diyor
oysa ki ozgurlugu secmek, ba$ka vucutlar sevmek, bir $ehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek
var aklimda
bir yagmur cok uzaklardan cagiriyor
"gelirsen severim" diyor
yagmur, yagmur, cok uzaklardan cagiriyor, "gelirsen severim" diyor...poison | 01.08.2001 04:54 ~ 04:56
- ahmet hamdi tanpinar'in ayni adli $iir'i.
uyu! gozlerinde renksiz bir perde,
bir parca uzakla$ kederlerinden,
bir ruh gulumsuyor gibi derinden,
mehtabin ordugu saatler nerede?
varsin bahcelerde ruzgar gezinsin,
yagmur ince ince topraga sinsin,
bir ba$ka alemden gelmi$ gibisin,
dalmi$ gozlerinle pencerelerde.nyks | 01.08.2001 05:00 ~ 05:01
- yedi tepeli görkemli şehirde konuçlanan ama batıya da gelmesi dört gözle beklenen, romantik doğa olayı.
zelyot | 20.08.2001 16:46
- yağmasını dörtgözle beklediğim, yağmasını bekleyip de yağmadığı zaman beni ruhsal çöküntülere sokan yaşam faktörü.fakat işte insanoğlu o kadar iğrenç ki, eğer kar yağyosa ve bu yağmura çevirirse bu sefer de yağmura sinir olurum.
herelde insanların istediği gibi havalar hep güneşli olsaydı,kafaya yeryüzüne düşcek bi damla bile güneşsever insanları acayip mutlu ederdi !echoes | 11.09.2001 12:25
- kuşların çinko dam gagalamaya başlama prerequisite'i.
barbie | 11.09.2001 23:55
- arap kızına iş bulan hava olayı.
dyvim | 12.09.2001 00:09
- yağmur bir çok kültürde bereket anlamına gelir. bir doğa olayı olan yağmur aslında atmosferde yoğunlaşan su buharının , toz zerrecikleri etrafında toparlanıp yerçekiminin etkisiyle yere doğru inen su damlacıklarından başka birşey olmasa da , insanoğlu olarak yağmura çok geniş anlamlar yükleriz. duyguların ifadesi içn bir araçtır, hatta duyguların kendisidir yağmur. hüzünlü bir sonbahar akşamında sevgiliden ayrıysa bedenimiz ve üstüne üstlük yağmur da hainlik etmişse , yağmamışsa.. vay haline adamın...
yağmur , ölümle doğum arasındaki gizli varlığı da uyandırır. toprak kokusu ciğelerine çekilince bir kere varoluşunun engin mutluluğuyla dolar insanın içi. yağmur bereketiyle birlikte huzur da bırakır. yağmuru olmayan ülkenin insanları hırçındır, asabidir.
içsel coşkuyu ağır aksak yeryüzüne vurdurur ki, şairlerin çoğu yağmura aşıktır. bir çok yağmurlu günde bir şehrin anlatacak çok şeyi belirir... öyle ki yağmur adeta kentlerin o görünmeyen varlığının üstündeki pisliği silip süpürmüştür... insanların gözleri parıldar... öyküler düşlenir. ister küçük ve acemi, ister büyük ve vakarlı olsun, herkes birşey düşler yağmurda. yağmur düşleri uyandırır, unutulmuş geçmişi anımsatır. damlalar bir kere değmeye görsün hemencecik çocukluğa bir döner ki insan, onu geriye ancak bir gökkuşağı döndürebilir.
yağmurun hediyesi bir gökkuşağıdır. gökkuşağı hayaldir.. hayaller umuttur... yağmur bir umudu simgeler, bir hüznü simgeler, bir varoluşu simgeler...bitkilere can verir. yaşamın bir mucizesidir yağmur. hatta yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. tıpkı umut gibi...quarcy | 27.09.2001 20:16
- disarida yagdikca aci ile dolu ufak darbelerle kalbinize wuran su damlalari toplulugu
grathanich | 16.10.2001 00:41
- önce yakanızdan içeri giren sinsi bir rüzgar size ölümü hatırlatsın, başınızı kaldırıp ister istemez
gökyüzüne bakın. karanlık örtülerin işgaline tanık olun, ıslık çalan rüzgarda titreyerek derinden bir nem kokusu duyun toprak kurusu ile karışık. adımlarınız hızlansın, başınız daha önde, omuzlarınız daha düşük,sevişmeye isteksiz bir kadın gibi karşılayın yağmuru ki o size tüm şevhetiyle yaklaşsın. ilk damla düştüğünde, ilk kez öpüştüğünüzde nasıl titrediyseniz öyle titremelisiniz, ilk yüzünüze değen yağmur damlası size ilk aşk acısını anımsatmalı. ardından teker teker inen ve saçlarınızı hüzüne bulayan o sokak,toprak,aşk, ölüm, yaşam, kent ve çocukluğunuz kokan damlaları kucaklamalısınız, size çocukluğunuzu sunan bir cini karşılar gibi.
islak yolda uzayıp giden otomobil farlarının kırmızısında, sokak lambalarının sarısında,
tekel bayiinin tuz kokan beyazında yağmurun yansıyan yüzüne bakarak şunu fısıldamalısınız:
" hoşgeldin"raini | 16.10.2001 19:30
- daha bir küçük olur insan, mutlanır...
nekibu | 26.10.2001 15:37
- alçak basınç-yüksek basınç ardalanması sonucu yaşadığımız, minik damlaların gökyüzüden yere doğru serpilişi..romantizmin ve duygusallığın tetikleyicisi...aşk ve özgürlüğün belki de biraz hüzün ve özlemle dansı,altında yapılacak bir yürüyüş.
zelyot | 16.11.2001 14:11
- aslinda son derece otantik olup; biraz a$iriya kacti mi manyak bayan ; istanbulda bi ba$ladi mi bitmeyen doga olayi.
rexnebular | 02.12.2001 02:10 ~ 02:32
- kac gundur beni islatmaya inatla devam ettigini inatla saymaya devam ettigim, bir araya geldiklerinde kiyameti kopardiklarindan masum gorunuslerine aldanilmamasi gereken su damlalari...
hava durumunda istanbul uzerindeki gri bulut resimlerini gordugum her gecenin o bulutlarin gercegi ile uyandigim her sabahi, takside unuttugum eski semsiyemin anisina yenisini inatla almamamin beni bir yere goturup goturmeyecegini bir kere daha dusunmeme yol acan doga olayi...cash flow | 13.12.2001 01:43
- bulutsuzluk ozlemi'nin numara albümünün sondan ikinci $arkisi (benim ichin chok büyük bir anlam ta$iyan canim $arkim);
yağmur yağıyor yine
hüzün chöküyor üstüme
hayalin
hep yanıba$ımda olsa bile
eksilmi$im yine
"kimbilir
$imdi nerelerdesin
belki bir küchük odada
mum ı$ığında yalnızsın
ah ah..."
dünya dönüyor yine
dönüp de
geliyor üstüme
yine sabah oluyor
gün ağarıyor
dinmemi$iz yine
neler oluyor bak
dünyada hala
kimsenin sesi chıkmıyor
istem dı$ı ya$amak
kolay olmuyor
tükenmemi$iz yine
kimbilir $imdi
nerelerdesin
belki bergama'dasın
aklın seattle'da
ah ah...kafa | 22.12.2001 01:12
- bu güzel vedat yıldırımbora bestesinin bildiğim kadarıyla biri erkin koray, diğeri karakan tarafından olmak üzere iki yorumu mevcut.erkin versiyonu elbet çok güzel, ancak diğer rap versiyonu da fena değil, şarkının özünü bozmamış, eli yüzü düzgün bir iş çıkartmışlar kanaatimce.
yağmurun sesine bak
aşka davet ediyor
cama vuran her damla
beni harab ediyor
bu yağmur seni benden
alıp götüren yağmur
aşkımızı sel gibi
silip süpüren yağmur
her damlada ah ettim
hayatıma kahrettim
o kadar üzgünüm ki
seni nasıl kaybettim
ne zaman kapım çalsa
sen geldin sanıyorum
korkarım ki aşkımı
boş yere arıyorum
yine yağmur yağacak
beni benden alacak
en acı ızdırabın
deryasına salacak
her damlada ah ettim
hayatıma kahrettim
o kadar üzgünüm ki
seni nasıl kaybettimzoti | 01.01.2002 04:59 ~ 15.01.2002 21:35
- nurullah genc'in ödüllü şiiri
dundick | 16.01.2002 14:31 ~ 14:32
- hüznün huzura dönüşmesini sağlayan doğa olayı ve vazgeçilmez şiir imgelerinden biri.
melyche | 24.01.2002 13:55 ~ 08.07.2002 10:55
- yer ile yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü
kavim göçlerinden bu yana ağlayan
ve durmadan cep kanyağı yakıcılığında
ezgiler çalan, çaldırtan, yakalatan
adı bende gizli bir kadındı istanbul.
şehre bir yağmur yağdı ben ağladım.
sevilirken ayrılmak mı kaldı bizans'tan
yalan dolan yoktu gözlerde yalnızca ses
verilmiş sözler birdi edilen yeminler sıfır
eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
bir aşkın izlerini yok edecek
başka bir aşk sipariş edildi yeniden
bir şehre yağmur yağdı ben ağladım
kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
ve buğularda yitirilen kimin adıydı
bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu
soyulur muydu kabuğu hayatın
yoksa tüm vitamini kabuğunda mıydı
yağmur şehre bir yağdı ben ağladım
ben giderken en çok seni götürdüm
aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcılar
yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı
kutsal kitabım da ziyan edilmiş sevgililer atlası
bense sevmeyi beceremedim
belki de sevilmeyi
benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
ben yağmur ağladım bir şehre yağdı...
ben şehre ağladım bir yağmur yağdı...
ben bir ağladım şehre yağmur yağdı...
ben yağmur ağladım......
yılmaz erdoğanscylla charybdis | 27.01.2002 19:14
- mehmet gureli'nin cok basarili bir albumu.
kereste | 25.02.2002 04:55
- karakan yorumu, erkin koray yorumuna bin basan bir sarki...
erkin koray'in yagmurunun uzerine soyle der karakan biraderlerimiz:
yagmurlu gecede seni kaybettim
beni terkettin
hayatimi mahvettin
onca guzel anilari kirlettin
ezdin gectin, beni hic dusunmedin
unutma sakin hayat bumeranga benzer
verdigin acilar birgun geri doner
sampanya, limuzinler, luks oteller
beraber gecirdigimiz uykusuz geceler
gozlerime bakarak verdigin sozler
nerdeler? hani hani nerde nerdeler?
dort duvar arasinda deliriyorum
neredesin yagmur?
seni bekliyorum
hatirlarim ben eski zamanlari
yagmurlu gunlerde siki siki sarilmani
beraber oturduk somine basinda
gulusup eglendik hayat yarisinda
sen yoksun fakat su an yanimda
mazi mi desem yoksa anilar adina
kurcalayan tek sey var benim aklimda
unutamadigim en guzel gundu hayatimda
sen, sen yine de sen
olanlari unutup bana geri donsen
genclik macerasi, tadina doyum olmaz
gecse de seneler anilar unutulmaz
yagmurun sesine bak
aska davet ediyor
yagmurun sesine bak
seni benden aliyor
come on baby, come to me
ben seni sevdim deliler gibi
batsin bu dunya, bitsin bu ruya
gozlerimi acinca olsaydin karsimda
bam bam, cama duran her damla
yagmurun sesiyle uyanan adam
kabus kerim karakan'dan
aski sevgiyi sende tadan
mersi, mersi canim mersi
askimizin bu muydu, kul oldu hepsi
ne oldu bize boyle, soyle bana canim
cok seyler duydum ama sana hep inandim
takmadim kafama, benimsin sandim
yanildim yandim, simdi pismanim
sen ve ben el ele, goz goze
bin kere gezmistik bu caddelerde
askimiz bitti, o gunler gecti
aynin senin gibi gelmeyecekler geri
icimi yakan atesleri goruyor musun?
neredesin yagmur? seni bekliyorum.
http://www.youtube.com/watch?v=1gitzll2tq0satine | 25.02.2002 17:34 ~ 14.02.2008 17:55
- bugün yağmur
bir kadın saçıdır
yeryüzüne dökülen
upuzun, ince ince
karanlık kokulu
sen ki aşkta aldatıldın,
yüreğin taş parçası
dinle yağmuru dinle
teselli bul türküsünden.
herşey olur,herşey büyür
herşey geçer hayat kalır.
sözler a.lunkwist'e aittir. bülent ortaçgil söyler.ubormetenga | 12.03.2002 19:38
- ortacgil icin soylenmis ortacgil sarkilarinda teoman tarafindan rezalet bir sekilde soylenerek berbat hale getirilen hayatimin anlami...
latife | 26.03.2002 14:26
- erkin koray yorumu aslinda, bir mine kosan cover'idir. mine kosan 1971'de yayinlamis plagi henuz 14 yasinda iken, erkin koray ise bir sene sonra 1972'de yorumlamis sarkiyi. iki versiyon da kendi alanlarinda muthis sarkilar. karakan yorumu da hakeza.
willy van der kerkhoff | 08.05.2002 00:03
- fazlası kesinlikle insanı bezdiren,hayattan sogutan,enerjisini ceken bir olay...avrupadaki insanlar icin yagmur yagması gunesi gorunmesinden cok daha normal bir olay haaline gelmistir,kesinlikle "aabi keske hava hergun boole olsa" denmemeli,o ara sıra yagan , topragı kokutan yagmurun degeri bilinmelidir...
future sound off | 26.05.2002 19:56
- tabiatın bize dinlettiği müzik...
horizon | 04.06.2002 15:31
- havadaki nem oraninin %100'un ustune cikmasi ve bulutlarin doygunluk oranina ulasmasi sonucu gerceklesen, -alti ustu- meteorolojik bir olay..
marie antoinette | 26.06.2002 17:36 ~ 17:37
- küçük elli olduğu iddia edilir. bir de aşk yarasına iyi geldiği... ağlayamayanların yükünü alıp başka diyarlara taşıdığı da söylenir.
cornflakegirl | 23.07.2002 02:07
- bir umit sayin sarkisi, duzenleme her zamanki gibi ozan colakoglu'na ait.
yagmur yagiyor gozlerimden yorgun kalbime
seni cok uzak bir yere gonderiyor gibiyim ben niye
yagmur yagiyor ustume sen sessiz sakin giderken ellere
yagmur yagiyor ustume sen sessiz sakin, ben caresizce
sabah oldu bak, soguk ve yalniz, artik kimsesiz
dusledim anilarda seni, dokundum sana bir deli huzurla
soz verdim duruyorum aglamak yok, tutuyorum
soz verdim ayaktayim, yikilmak yok
yagmur yagdi ustume sen sessiz sakin giderken ellere
yagmur yagdi ustume sen sessiz sakin, ben caresizcearroway | 23.07.2002 02:59
- şu sıralarda istanbulu esir almış olan ve gökyüzünden yağan su damlacıkları..
winsome | 17.08.2002 11:29
- istanbul'un yağmurları da ıslaktır, hatta çok ıslak, ama ankara'da mesafeler kısadır, insanlar cesurdur, biraz da az paralıdır; sırf yağmur yağdı diye alışkanlıklarını değiştirmeyecek kadar da ankaralıdır. o nedenle, bir yere sığınmazlar, yürümeye devam ederler, taksiye binmezler, yağmur yokken nasıl gidip geliyorlarsa yine öyle yaparlar.
iki kentte de yağmur ıslaktır ama ankaralılar daha çok ıslanır.mortimes | 11.09.2002 14:55
- allah izin verir de ilerde bir kizim olursa ona vermek istedigim isim....
heaven | 10.10.2002 11:21
- tanrının gözyaşları...
lilly marlene | 14.10.2002 16:04 ~ 16:05
- ağlayamayanları rahatlatır, serinletir.
alp turac | 25.10.2002 03:40
- küçük, muttarid, muhteriz darbeler
kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
olur dembedem nevha-ger, nağme-saz
kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
küçük, muttarid, muhteriz darbeler.
sokaklarda seylabeler ağlaşır
ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır
bulutlar karardıkça zerrata bir
ağır, muhtazır dalgalanmak gelir
bürür bir soğuk, gölge etrafı hep
nümayan olur gündüzün nısf-ı şeb
söner şimdi, manzur olurken demin
hayulası karşımda bir alemin
açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere
bakıldıkça vahşet çöker yerlere
geçer boş sokaktan, hayalet gibi
şitaban u puşide-ser bir sabi
o dem leyl-i yadımda, solgun, tebah
sürür bir kadın bir rida-yı siyah
saçaklarda kuşlar -hazindir bu pek
susarlar, uzaktan ulur bir köpek
öter guş-i ruhumda boş bir enin
boğuk bir tezad-ı sükun u tanin
küçük, pür heves, gevherin katreler
sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
olur muttasıl nevha-ger, nağme-saz
sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
küçük, pür heves, gevherin katreler
tevfik fikret (1897)requiem | 28.10.2002 04:23 ~ 13.01.2007 16:46
- erkin koray yorumu, roll dergisinin ekim 97 sayisinda yer alan gelmis gecmis en guzel 100 turkce sarki listesinde birinci olan vedat yildirimbora sarkisi..
willy van der kerkhoff | 04.11.2002 20:54
- aksama dogru azalirsa yagmur kiz kulesi ve adalar,ah burda olsan cok guzel hala..istanbulda sonbahar..
nonconformist | 05.11.2002 21:59
- artik summoning spelllerime %90+ kar$ilik veren, gitmemi engelleyebilen nefis olu$um...
magician | 08.11.2002 22:18
- belki de tek gerçeklik/ tek içtenlik..ağlayışın doğa tarafından gerçekleştirilmesi.. göğün gözünden çıkıp, yüzünden süzülüp çenesinden akan yaşlar.. gökyaşları..
ayrıca kıskanılası bi addır kendisi..hala pek bi superkahraman | 08.11.2002 22:49
- en güzel oyuncaklardan biri... önce bulutlar toplanır, sonra sıkınca öten oyuncaklar gibi davranılır bunlara... kocaman bir ses duyulur, ışıklar saçılır etrafa... sünger yumuşaklığındaki bulutlardan süngerdeki gibi sular dökülür... sonra altında dansedilir, koşulur, birikintilere atlanır... (hiç de şeker olmadıkları halde insanların neden kaçtığı anlaşılamaz...)
bazen bu oyuncak bir doğum günü hediyesi olarak çıkar insanın karşısına... doğduğu günün son anlarında bulutlar toplanır, sıkılır ve fazla su dolu olduğu için tufan tarzı bir olaya dönüşür... nefistir... hoplayıp zıplarken bir yandan da magician'a teşekkür eder del...delirium | 11.11.2002 11:32
- iclal aydinin kasedinden bir mektup adidir...
her okuyusumda ve dinleyisimde beni aglatir..
ozellikle ilk satir mukemmel bir icerik tasir..
ne zaman eskiyor sevgiler?odenen bedellerin acisi gecince mi?
yagmur yagiyor.mutfak camindayim.nasil usudugumu bilemezsin..
menekselerim cicek vermiyor artik anne.
soyledigin gibi hep dibinden su verdim ama......
simdi telefon acsam sana.sesini duymak da yetmiyorki..
hep ayni cumleler:'babamlar nasillar;ilaclarini aldin mi'
nedenini bilmedigim bir aglamak var icimde.bir yerlere sigdiramiyorum yuregimi.
bazen dalip giderdin mutfakta yemek yaparken;tahta kasikla tencerenin basinda oylece ne dusunurdun acaba?
ozlemek cok fena anne.anlamak seni daha da fena..
omuzlarim agriyarak uyaniyorum sabahlari.benim kizimin umuzlarimi ovmasina daha cok var.
gittikce sana mi benziyorum ben?annenin kaderi kiza dedikleri dogru mu?
'baban eskitir kizim herseyi' demistin bir kez...
anlamamisim ;meger eskitiyormus annecigim.
omzunu ovacak kalmiyormus ayni evin icinde.
simdi duysan butun bunlari ne uzulursun.
mutsuz mu kizim diye...coktan kendinden vazgecmis bir sesle..
mutsuz degilim de anne yagmura ve mutfagimdaki kedere care bulamiyorum..
evimi topluyor,toz aliyor,patlican kizartiyor,televizyon izliyor,aksam calan kapiyi aciyorum..
actigimi goren olmuyor.....
pisirdigim yeniyor da , guzel olmus denmiyor..
cay demleniyor,demleniyor...
kederim mutfagimin her yerine yerlesiyor.
ah nasil eskiyor her sey anne.
nasil eskiyor hersey...
eskilerimi de atmaya kiyamiyorum.
seni cok ozluyorum.
bana yasakladigin bahceler sana da mi uzakti hep.
gidemeyince agladin mi sen?
ne zaman eskiyor sevgiler?
odenen bedellerin acisi gecince mi?
iste boyle kalbimde bir aci..sarkilar seni soyler...heaven | 21.11.2002 10:49 ~ 08.10.2006 14:33
- melih cevdet anday'ın bir şiiri.
birden serçelerle indi yağmur
ama hangisi serçe
hangisi yağmurcomandante | 29.11.2002 15:46
- çoğunlukla güzel bir ortaçgil şarkısı denir, ama ortaçgil'in sözlerini yazmadığı tek şarkısıdır... bir konserinde "bu şarkıyı kıskanıyorum, çünkü bu sözleri ben yazmak isterdim" falan demişti... yine de "yağmur" onunla o kadar bütünleşmiştir ki sözleride ona aitmiş gibi gelir...
suyunrengi | 17.12.2002 23:30
- fix dansoz ismidir.
mascara | 18.12.2002 00:06
- kar yağdığı zaman yağmasın dediğim güzellik. o ayrı o ayrı.
uyku | 25.02.2003 19:10
- bir kesmeşeker şarkısı, dinlendirici ve huzur dolu...
horizon | 14.03.2003 14:14
- kesmeşeker'in 1995 tarihli tut beni düşmeden albümünde yer alan bir şarkı. en iyilerden biri, hem huzur hem hüzün...
kadıköy çarşısında, sinema çıkışında
yağmur, ıslattı beni
sana olan güvenimi, iki adet biletimi
attım, attım yere
yağmurda ıslanmış bir kedi gibi
hiç kimse istemez
istenmez olmayı, kırılmayı
haketmedim
yağmur, yağmur
yağ üstümüze
yağmur, yağmur
sev beni, sev beni
düna kadar herşeyi unutmaya razıydım oysa
en azından bir haber
ya da bir telefon
neyse boşver, boşver
yağmurda ıslanmış bir kedi gibi
hiç kimse istemez
istenmez olmayı, kırılmayı
haketmedim
yağmur, yağmur
yağ üstümüze
yağmur, yağmur
sev beni, sev beni
yağmur, yağmur
yağ üstümüze
yağmur, yağmur
sev beni, sev beni
söz - müzik: cenk taner
şarkının genelinde bir mazhar fuat özkan ruhu sezilir. düzenlemelerden olsa gerek, özellikle de gitar ve piyanonun çalınış tarzından.the beatles | 14.03.2003 14:23 ~ 14:24
- gokyuzunun gozyaslarinin ismi, her yere vurdugunda topragı parcalayan guzellik.
troublepain | 03.04.2003 02:50
- bertug saginc bestesidir ayni zamanda.
yağmur yağmur yağmur yağmur
yağmur yağmur yağmur yağmur
küçük hesaplarla geçiyor yaşam
büyük kavgalar küçük şeyler için
arsız ayaklar altında alın teri
kırılgan naif elleri
yalanlar yalanlar yalanlar
bulutların ardındaki güneş gibi gerçek
sevilmeye muhtaçken kimileri
kirli avuçlara düşüverecek
yağmur yağmur yağmur yağmur
geri verecek buharlaşan sevgimizi
yağmur yağmur yağmur yağmur
sessizce silecek kibirimizi
vadide akmayı öğrendi nehrimiz
kaskatı insanların arasında
sevincin resmi olacak doğa bir gün
biz genişleyip denize varınca
yağmur yağmur yağmur yağmur
geri verecek buharlaşan sevgimizi
yağmur yağmur yağmur yağmur
sessizce silecek kibirimizi
bazen bir tutkudan delirince
kapanmalı kendine
yağmurun kucağında
doymalı sessizliğe
yağmur yağmur yağmur yağmur
geri verecek buharlaşan sevgimizi
yağmur yağmur yağmur yağmur
sessizce silecek kibirimizi
bertug cemil - duygusal tuzaklar albumunde bulmak mumkundur 10 numarali sarki olarak.disq | 18.04.2003 01:53 ~ 04.10.2006 13:20
- onu seveni güzelleştirir. ferahlatır. huzur verir. sevmeyeni en olmadik yerde yakalar, sırılsıklam eder o.
wolverine | 19.04.2003 09:28
- şu an içinde olduğumuz mayıs ayındaki sıcaklar gözönüne alındığında bu yaz çok aranacak,özlenecek olan
ninni | 09.05.2003 10:26
- bir yağsa ve beni sırılsıklam edip bütün kafamdakilerden kurtarsa diye inlememe sebep olan iklimsel oluşum...
melixir | 28.05.2003 02:14
- keske hep ilkbahar ve sonbahar olsa dedirten doga olayı.
kimberleyyy | 31.05.2003 17:34
- ağlayan gökyüzü... belki mutlu belki üzgün ama hep güzel!.....
athanata | 31.05.2003 18:22
- insani derinden yaralayan bir bulent ortacgil sarkisi.ilik bir bahar aksami serencebey yokusundan inerken aniden baslayan yagmurla birlikte bu sarki duser akliniza.bir sokak lambasinin altinda durup dusen damlalari izlersiniz aklinizda bir suru soruyla...huzunlenirsiniz.
bir de zuhal olcay versiyonu vardir.aci verir insana,imkansiz asklar akla gelir.hirondelle | 02.06.2003 19:41
- bir cok sair gibi murathan mungan da yazmis bir yagmur siiri;
" damla düştü toprağa cemre misali
en büyüleyici pırıltısıyla dün akşam,
mis gibi kokusuyla büyüleyen etrafı
eksikliğini hissettiğimiz ama söyleyemediğimiz,
tek tek ama beraberce kardeşcesine
göl gibi derler ya işte öyle durgun ve sessiz
üzüntülülerini paylaşırlar sevinçleri paylaştıkları gibi ,
lisanlarıyla sevgiden bahsederler hep
esintisinde bir samyelinin bir ömür boyu,
rahatlatıyor tüm sevgiye muhtaçları şu yağmur taneleri."burali | 03.06.2003 20:03
- güzeller güzeli 4,5 yaşında bir kız çocuğunun adı...
bigbrother | 21.06.2003 11:00
- "gecikmis kederler getiriyor
yakalayip kolundan
telasli damlalar dovuyor
ses tellerimi
sozcukler sicriyor
kaldirimda insan pacalarina
gozlerimin rengi
dort duvar
soylemek istiyorum
olmuyor
sesimde islak bir cirpinis var "burali | 29.06.2003 22:07 ~ 08.09.2006 15:09
- yagdigi sirada denize girilmesi zevkli, ilham verici, ruhu tazeleyici sey. hele de yaz yagmuruysa...
bir arkadasimin rahmetli bosnak anneannesi yagmur icin "gokteki peri kizlari (ya da melekler) bulutlarin ustunde saclarini tariyor, o yuzden boyle cizgi cizgi yagiyor" derdi...kacin kurbagasi | 02.07.2003 10:45 ~ 25.10.2004 13:48
- pesinden gelen toprak kokusu tapilasimsi dogal afet.
lhurgoyf | 09.07.2003 17:29
- şebnem ferah "yağmurlar" demişti, kadın'da...
cliodna | 09.07.2003 17:42
- aynı zamanda bir erkek ismi.
griselda | 09.07.2003 17:54
- uzun zaman yağmadığı zaman insanı huzur arayışına sürükler... yağdığı zaman ise ferahlık getirir dışarı çıkma isteği yaratır. sesi, kokusu, ve verdiği his...
sup x | 28.07.2003 13:57
- bütün meteorolojik olaylar icinde en yavsak ve alayci, hatta dahi ahmakca olanidir.
"insanin sokaga cikip, istegi disinda sürekli bir sekilde israrla islatilmasi" olarak da tanimlanabilir.
yani giysilerimle islanmak istersem dusa girerim, selaleye dalarim, ne bileyim, denize atlarim?
tamamen istegi disinda sürekli bicimde üzerine su dökülünce, insan kendini aptal gibi hissediyor.gerrain | 02.08.2003 01:14
- psychedelic bir erkin koray şarkısıdır. başında yağmuru hatırlatan gitar tıngırtıları bulunur. 1971 tarihli bu çalışmadan iki sene sonra jimmy page de the rain song isimli şarkının başında aynı düşünceyi başarıyla gerçekleştirmiştir. ileri görüşlü bir çalışmadır.
goddard | 05.08.2003 14:18 ~ 29.06.2004 21:29
- erkin koray'in enfes bir parcasidir. adama trip yaptirir. pekcok grup tarafindan coverlanmistir.
dusch | 08.08.2003 10:31
- eskilerin deyişiyle rahmet.. çoğunlukla bereket getiren, doğaya can katan..
hüznün su hali.. fırtınalıysa, korkutan.. rüzgârlıysa, üşüten.. güneşliyse, gökkuşağı taşıyıcısı.. rüzgârsızsa, yumuşacık olan, altında ıslanılası..
bir de, yüreği taş parçası insanların vazgeçilmez şarkısının adı..codic | 31.08.2003 22:50 ~ 22:52
- istanbulu fena halde londraya çeviren doğa harikası. müthiş kokulu, huzur dolu müthiş şey.
kaamos | 12.09.2003 19:46
- askta aldatilanlarin, yuregi tas parcasina donenlerin dinleyip turkusunde teselli bulduklari doga harikasi. her ne kadar bulent ortacgil "bugun yagmur bir kadin sacidir gokyuzunden dokulen" dese de ayni zamanda cok cok guzel bir adamin ismidir.
griselda | 23.09.2003 07:29 ~ 07:33
- şimdilerde ilkokul hazırlık sınıfında okuyan, ne kadar da çabuk büyüdüğünü, bebeklik ve ilk çocukluğunun çok çabuk geride kaldığını düşündüğüm, halen elleri minicik kız çocuğu...
bigbrother | 01.10.2003 10:45
- bugün ankaraya düşen şey.
mathcat | 01.10.2003 10:45
- gözyaşı saklama edevatı....içinizdeki çocuk itinayla çıkarılır tabelası.
melixir | 25.10.2003 23:02
- usul usul yagan yagmura eskiler "rahmet" der. yavas yagan yagmur bereket getirir cunku. hizli yagan yagmura "yagmur" derler. hizli yagan yagmur topraktan kayip gecer, pek bereket getirmez. hatta bazen felaket getirir.
papatya | 25.10.2003 23:05
- ruzgarlısı cekilmez olan, ruzgarsız ve saganak olani sesiyle ve topraktan cikarttigi ozon kokusuyla hos bir etki bırakan doga olayı.
joe 90 | 01.12.2003 18:52
- kendisine yeni yeni anlamlar yüklenebilen, son anlamı "gökyüzünden yağan konfeti" olan; düştüğü yeri ıslatan, yıkayan, temizleyen ve arındıran doğa olayı. hakkında yapılan onca bilimsel açıklamadan sonra, son derece sıradan bir doğa olayı olarak görülen yağmura, şimdi kalkıp da "gökyüzünden yağan konfeti" diyorsam; bunun bir sebebi var elbette. hatta bu sebebi öğrenmezden önce ona neden konfeti" dediğim , konfeti ise kimin onları başımızdan aşağı serpiştiriverdiği, neden ve ne vesile ile bu serpiştirmenin yapıldığı gibi bir sürü sorular da akla gelecektir. edebiyat yapmamamı içtelikle rica eden bireyler olacaktır aranızda. bir bakıma haklıdırlar bu dileklerinde kendileri; zira bilimsel açıklaması yapılan her konuda olduğu gibi, açıklaması yapılan konuya başka açıklama aranmadığından, aramak gereksiz olduğundan; somut, mantıklı olan önceki açıklamayı kabul etmek, akıl ve usa en yatkın olan tarz olacağından, gerisinin hoş ama boş lakırdılardan ibaret olacağı düşüncesi rahatlıkla kabul edilebilir bir düşüncedir. adına yağmur denen bilimsel gerçekliğe "gökyüzünden yağan konfeti" deyip, şimdi yapmakta olduğum açıklamaları yapmak, pek çokları için önemsiz, gereksiz ve saçma olacaktır çünkü yağmurun daha önceden yapılmış mantıklı ve saygın, zira bilimsel olan bir açıklaması vardır. yağmurun oluşum şeklini yadsımasam ve kabul etsem de, onun yağması için farklı bir neden gözetiyor olmam, pek çoklarını rahatsız edecektir. ama içinizde bundan rahatsız olmayacak olanlar da vardır kanımca. ben de onlar için yazıyorum zaten yağmurun aslında neden gökyüzünden yağan konfetiler olduğunu. yazıyorum, çünkü adına insan denilse de, yeryüzünde yaşayan bir melek, yeryüzünü terk ettiği vakit yağmaya başlıyor bu su damlacıkları gökyüzünden. yazıyorum, çünkü buna bizzat şahitlik ettim. yazıyorum ve yeni yeni anlamlar yüklüyorum yağmura, çünkü söz konusu meleğin yükseldiği yerden; yükselir yükselmez damlamaya başlayan su zerreciklerine anlam arıyor insan ister istemez. yani "bunun bir tesadüf olması imkansız olmalı" diye düşünüyor insan... yağmuru yağdırmak için şu soğuk kutup ile sıcak kutup karşılaşmasından, bulut yüklenmesinden çok farklı sebepler de arıyor elinde olmadan... görünen, "basit" olarak algılanan ve somut ve bilimsel olarak açıklanabilen gerçeklerin, görmediğimiz, ardcıl nedenleri olabilir diye yazıyorum ben şu anda. o'nun gidişiyle aynı anda başlayan yağmur, bizi ıslatan, çoğunlukla hızlı yürümemize sebep olan, bir an önce evimize ulaşma isteği yaratan bir doğal olay ise de; gökyüzüne giden bir yeryüzü meleği şerefine oralarda bir tören, bir "hoşgeldin kutlaması" yapılacak olsa, o meleğin başından aşağı atılan konfetilerin muhakkak yere düşmesi gerekirdi de ondan böyle düşünüyor ve yazıyorum... işte bu yüzden, tam da gidişi anında başlayan ve bizim adına yağmur dediğimiz o sıradan doğa olayı, aslında gökyüzünün bir yerlerinde yapılan bir kutlamanın yeryüzüne düşen artıkları olmalı diye düşünüyorum, onun için yağmura böyle bir anlam daha yüklüyorum... bizim "güneşli" deyip severek yaşadığımız günler ise, oralarda yaşanan sıradan günlerden olmalı... zira yeryüzü, kendisi için çok büyük anlam ifade eden insanları kaybettiği vakit ağlamalıdır. yeryüzü ağlarken, gökyüzünde; o meleğin gittiği yerde aynı anda bir kutlama yapılmalıdır. bu kutlamada konfetiler atılmalıdır meleğin başından aşağı. ve o meleğin yavrusu, orada bir şölen yapıldığını bilmelidir ki meleğinin gidişinden ötürü mutlu olabilecek bir kaç sebep bulsun... "o şu anda mutlu... birileri o'nun gelişini kutluyor orada şu an..." desin...
o'nun gittiği gün yağmur yağdı... o, şu anda mutlu, çünkü orada çok güzel karşılandı...pink | 20.12.2003 10:43 ~ 10:53
- eğer karadeniz'de (özellikle doğusunda) çocuk olduysanız, gökyüzünün ve denizdeki dev dalgaların herzaman eşanlamlı olduğunu bilirsiniz. işte bu eşanlamlılığın en sıvı ve en çoğul halidir yağmur.
orumceq | 01.03.2004 02:16
- şıp şıp şıp....
athanata | 08.03.2004 19:00
- hergün öyle ya da böyle resmini gördüğüm minik afet-canavarın adı..
zelyot | 09.03.2004 12:23
- bu sabah soyle parcali bulutlar arasindan gozuken gunesin onunden doru yagsaydi da tam bir bahar sabahina arinmis, tertemiz havayi icimize cekerek gunaydin deseydik istanbulda dediren, gozlerimizi yollarda birakan azi mutluluk cogu huzun olan sey.
allbattross | 09.04.2004 08:38
- teoman'ın puslu sesiyle daha çok etkileyen, parçalayan, kanatan ama öldürmeyen bir şarkıdır.
ayrıca teoman'ın kendi şarkısı olan yağmursa, insanoğlunun zavallılığına, direnemeyişine, her şeye rağmen deyip işkenceyi sürdürüşüne, sonunda kaybedip başka yerlere savruluşuna pek bi güzel örnektirqueasiness | 09.04.2004 13:48 ~ 15:29
- şu an üzerime yağsa gerginliğimi alıp götürecek, şeffaf renkli damlalardan oluşan asidik su.
zelyot | 09.04.2004 13:50
- gunlerdir gozlerim yollarda bekledigim, ve bekledigime malesef deymeyen, "hem rahmetim, hem felaket" nidalariyla alelacele yagip sonra da arkasina bakmadan cekip giden, kendine hasret birakan doga olayi. bir sevismeydi aslinda bugunku yagmur, her bir damlanin topraga tek tek degisinde sakliydi doganin sehveti. ve ne kadar guzeldi toprak, nasil beyazdi bulutlar pamuk pamuk, sevisme sonrasi mutlulugu ve tazeligiyle. yine gel yagmur, bu seferki acele olmasin, yavas yavas dus topraga, yavas yavas sev topragi, doya doya seyredebilelim diye...
allbattross | 14.04.2004 20:23
- istanbul'un sessiz gecelerini damlacıklarının yere çarpması ile bozan doğa olayı..
asabi | 05.05.2004 03:17
- ne zaman bir aborijin ölse, bir yerlerde yağmur yağar. ya da böyle der efsane..
abhinna | 07.05.2004 18:51 ~ 12.05.2004 10:11
- kimseler yokken tadı daha da çıkan şeylerden.. sessizliği bozan huzur, mutluluk.. yatmadan önce duyulan bir ninni gibi derinden ve sakin.. sesi duyulduğunda kendini geceliklerle dışarı atmaya zorlar bu.. sırılsıklam olsan da önemsemezsin, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle gezersin.. kimse dışarı kafasını bile uzatamazkenki zamanı en güzel zamanıdır. insanları delip geçerek "deli bu" bakışları arasında kendini o ıslak damlaların dünyasına bıraktığın an en kötü yerler bile cennet gibi gelir sana.. saçlarından sular damlayana kadar gezersin, ayaklarına sular girer belki biraz üşürsün.
ama yağmur sana yaşadığını hissettirir..agharta | 11.05.2004 05:29
- bülent ortaçgil'in 18 yaşındayken yaptığı ilk bestesi.
yağmurlu havada yapılan otobüs yolculuklarında başı cama dayamak suretiyle dinlenmesi farzdır.blacksunshine | 19.05.2004 21:45
- havanın bağıl neminin -bir şekilde- %100ü geçmesiyle oluşan doğal afetlere yol açabilen hadise. yağar... yani aslında bu kadar da abartılacak bir şey yoktur yağmurda, doğa olayı deyip geçesimiz gelir; ama, her nasılsa hepimizin ruhunda özenle örttüğü bir gedik vardır ve yağmur gelir oraya yağar, parçalar gider bizi.
sigata | 19.05.2004 22:50
- epeydir ortalarda görünmeyen hanım kızımız, selamette olduğunu ümit ediyoruz...
sirkencubin | 20.05.2004 10:26
- ortaçgil bir konserinde bu şarkının sözlerini isveçli bir şairin yazdığını söylemişti. o kadar etkilenmiş ki sözlerden, kusursuz bir müzik yapmak için epey bi uğraşmış sözlerini yazmadığı bu tek şarkıya. ve nitekim başarmış. konserlerde vokalistiyle çıkıp söylendiğinde verir ancak aynı keyfi, eski defterlerdeki yorumu eksik kalır. 1974 senesinden itibaren tüm yağmurlar dolar içinize dinlerken. sırtınızı kalorifere verip cama ölüye tekrar ateş eder gibi vuran damlaları izlerken gece yarısı, "sen ki aşkta aldatıldın yüreğin taş parçası" kısmı hıçkırıklara gebedir. yüzünü dökme küçük kızile birlikte ortaçgilin en iyi şarkısı.
pati | 20.05.2004 13:37
- gokten yagan kucuk opucukler bir nevi.
dcv | 24.05.2004 15:04 ~ 25.05.2005 17:47
- çok sevdiğim birinin çok sevdiği bi teoman şarkısı....
jojova | 26.05.2004 00:28
- bir vakitler ümit sayının söylediği, siyah-beyaz bir klibe sahip, bu aralar çok rasladığım, keyifle dinlediğim, sözlerine hayran bırakan parça.
scarletsage | 02.06.2004 11:17
- hayat cok kötü giderken, sabahin bir köründe dunyanin en guzel varliği canim annemin, pek guzel sarilisiyla uyanmama yol acan bulent ortacgil sarkisi...dinlenipte guc toplanasi, huzur dolu sarki...
herşey olur,herşey büyür
herşey geçer hayat kalırtogepi | 03.06.2004 02:03
- gökkuşağının babası, sevgilisi, herşeyi.
siyah marti | 05.06.2004 10:03
- çamlıktaki evimizde...
bir fikret kızılok şarkısı...
perdeler açık...
sakin sessiz bir yeşillik....
ve usul usul yağan yağmur...inspiration | 08.06.2004 19:38
- meteorolojik sabotaj. akan makyajlar, ıslanan yiyecekler, kirlenen kıyafetler... bi töreni, bi pikniği mahfetmek için en bi iyi yöntem.
trenchkot | 16.06.2004 14:16 ~ 21.03.2005 10:14
- biyosferin yüzünü ıslatan hüzün kapsüllü oksijen bombası.
atlantis | 27.06.2004 06:56
- bir cesit terapidir ; bazen goz yaslarinizla karisip huznunuzu paylasir, siz farketmeden dertlesir, sizinle beraber aglar tum ozlemlerinizi ve kederinizi alincaya kadar.bittiginde dertleriniz de topraga karismis terketmistir sizi, ama baska bir huzun kaplar icinizi...
sarap | 05.07.2004 22:26
- sicak bir kahve ve keyifli bir kitabin yanina en guzel giden, "sulu sepken", "gokten bosanircasina" ve "yaz yagmuru" gibi cesitleri olan, gozluklu ve semsiyesiz insanlarin "aa cok romantik, ne kadar sikicisin" diye itham edilmelerine neden olan , bulent ortacgil in bir kadin sacina benzettigi, bazen cok buyulu gelen siradan doga olayi.
lu lu | 19.07.2004 23:36
- atmosferdeki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yer yüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı.
cybill | 22.07.2004 17:47
- yağmur yağsa, uykum kaçsa
bir kuş konsa badi parmağıma
ağlardım bir başıma...nemesiss | 29.07.2004 04:00
- yagdigi zaman kisiye dehsetli bir huzurun yanisira, evsizleri dusunerek bolca huzun veren; ic mekandaki insana kendini aninda disari atmayi hissettiren, altinda denize girmenin keyfi baska hic bir seyde bulunamayan; yagarken sokakta semsiyeyle dolasmanin yasaklanmasinin sart oldugu, insana deli gibi siir yazdiran muhtesem doga olayi.
aylinors | 08.08.2004 23:27
- korkunç yaz sıcağının ortasında kulak dolduran bir gökgürültüsü. gecenin tam 12'si, yepyeni bir günün başlangıcı ya da koskoca bir günün tam ortası. geceyarısı. gecenin karanlığında, içerde la vie en rose çalmaktadır, ve dışarda gürüldeyen havaya inat, içeriye yağmurun huzur verici sesi gelmektedir yalnızca..tüm kirleri temizlercesine..tüm günahlardan arındırırcasına..
limnades | 11.08.2004 00:06
yağmur, doğa ananın ve tanrının gözyaşlarıdır aslında. yağmurdan kaçan ve saklanan insanları anlayamam. oysa yağmur yağarken sokaklar en güvenli, en güzel yerlerdir. bir çatının altında bekleyen insanları itip yağmura karışmak bambaşka birşeydir. yağmurda asla acele edilmez, yavaş yürünür. yağmurdan başka hiç birşeyi umursamazsınız ve belki bir şarkı mırıldanarak yavaş yavaş yürürsünüz. dünyanın en temiz en saf suyuyla ıslanarak, yağmurun kendine özgü kokusunu içinize çekerek, o bazen hızlı bazen yavaş sesini dinleyerek yürürsünüz. evet tanrının kendisi ağlıyordur. sizin için, karşıdaki adam için, bekleyen çocuk için, poşetli kadın için.. tüm günahlarınız için, tüm hatalarınız için.. ve siz yağmurda, o'nun gözyaşları altında yürürken temizlenirsiniz. birden yağmur kadar saf ve temiz olursunuz.ardındanda gülümsemeye, hatta kahkaha atmaya başlarsınız. çünkü yağmur temiz, huzurlu ve de saftır. ne de olsa tanrının gözyaşlarıdır..agharta | 11.08.2004 00:24
- tek kelimeyle: huzur...
prezantabl cadi | 11.08.2004 09:35
- yağmur
söz: fikret şenes
müzik: jose feliciano
seslendiren: ajda pekkan
ne söylüyor yağmur bak ne diyor dinle
dinmesin de gitme gitme kal benimle
yağarsa bütün gece
aşkım büyür böylece
kim aldırır yağmura
seninle yalnız olunca
ne söylüyor yağmur bak ne diyor sana
ağlıyor mu bulutlar sor aşkımıza
söz verdi güneş bize
acımış sevgimize
yarın doğarmış erkenden
eğer bu gece gitmezsen
ne söylüyor yağmur bak ne diyor dinle
dur dinmeden gitme
gitme kal benimle
rüzgârlar incitir seni
korkarım dön gerilove and hate | 16.08.2004 19:16
- yürek delen saykodelik arabesk,rock harmanı harika bir erkin koray şarkısı.
peperuhi | 06.09.2004 02:19
- nasıl ki ankara'ya en çok kar yakışıyosa, öyle en çok istanbul'a yakıştığını düşündüğüm... ankaradayken hüzünlendiren, istanbuldayken ağlatan, en güzel müziklerimi yazmama vesile olan ilham perisi...
aebriesheem | 07.09.2004 23:27
- rüyada görüldüğünde, vaadedilen birseyin yerine getirilmesine, kiymetli bir eşyanın kaybedilmesi sonucu üzülmeye, bazen de dogal afetler olarak yorumlanan bir doğa olayıdır.
akay | 17.09.2004 17:52
- turist icin talihsizlik , koylu icin rahmetdir.
cohiba | 22.09.2004 23:55
- yağdıktan sonra toprağın mükemmel kokmasını sağlayan doğa olayı. ayrıca hızlı hızlı, bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun altında yürümek inanılmaz bir zevktir, arkadaşlarınız da yanınızdaysa çok eğlenirsiniz. bu durum sonrasında gidecek şömineli bir ev de varsa bu zevk süper bir ısınmayla, çıtır çıtır sesler arasında tamamlanmış olur.
shrewd | 26.09.2004 12:57
- istanbul’dan ayrıldıktan sonra daha da canımı yakan doğa olayı . her seferinde kabus gibi yaşanılan anıları canlandırması ünlüdür beynimde . ama dinginliktir, nedenini bilmediğim halde fırtına bile kopsa ve o an sokakta da olsam kendimi huzurlu hissetmemi sağlar bu doğa olayı ….
mira aeterna | 26.09.2004 15:17
- yurt dışından(balkanlardan) ithal ettiğimiz ne mutluki para vermediğimiz.
moral bozan bazısının hoşuna giden
ama bereketi temsil eden suyun havadan düşen halisanta fee | 30.09.2004 02:31 ~ 02:32
- dindikten sonra ardında güzellikler bırakabilen muhteşem doğa olayı. bir nevi gökyüzünün ağlayışı.
vortik | 04.10.2004 02:34
- "her yağmur damlası bir melektir yavrum" derdi ninem; onun gözünde yağmur kutsal ve arıydı.
ninem, gökyüzü haraç mezat edilmeden cok önce bu dünyadan göçüp gitti. böylece, kirlenme yarisinda birinciligin meleklerine verildigini görmedi.
ve sanırım, ruhunu incitmemek icin ninemin, yavaş yavaş öldüğünü belli etmiyor, başucunda esen gül ağacı.justus jonas | 04.10.2004 18:22 ~ 01.02.2005 22:26
- ruzgarli baslayan bir gunun ardindan, ic sikintisi yaratan kasvetli bir havayla tam aglamak isterken ve kalabaliktan dolayi aglayamazken, birdenbire olusuveren doga olayidir. gozyasi damlaciklarinizin bir butunu olarak gorursunuz o anda yagmur damlalarini, rahatlarsiniz aglamiscasina, ve tesekkurlerinizi sunarsiniz dogaya.
twust | 06.10.2004 14:16 ~ 14:17
- tümden akan.
atlantis | 07.10.2004 01:04
- çim sahada futbola ayrı bir keyif katan doğa olayı.
bonjovi | 07.10.2004 01:27
- bu şehre bi yağmur yağdı ben ağladım, dizelerini dedirten mikhail in en karizma etkisi
kubur beceriksizi | 07.10.2004 01:38
- çok güzel bir bayan ismi.. ayrıca "karakan" adlı türkçerap grubunun en sevdiğim parçası...
chatlack | 07.10.2004 01:47
- duvasına çıkılan doğa olayı.
tolki | 07.10.2004 02:00
- topluca yıkanmamızı sağlayan hava durumu çeşidi.
fiore | 08.10.2004 22:41
- gece görüldüğü zaman yalnız yaşayan, sevgilisi olmayan bir kızı üzen, korkutan hava olayı.
hep bir erkek olmasını istersin yanında. sarılacağın, ellerini vücudunda, nefesini suratında, atan kalbini kendi kalbinde hissedeceğin bir sevgili ararsın. istersin huzur versin sana, güven versin karanlık-uğultulu bir gecede saçlarını okşayarak, kulağına birkaç küçük sevgi sözcüğü fısıldayarak.
ama yoktur işte. bu gerçekle karşılaşınca yastığı da bir sel alır, akan göz yaşları yağmur olup düştüğü için.
edit: bu kadar yoğun duygularla yazılan bir entry'yi kötüleme gafleti gösteren insan evladına bu arife gününde allah'tan sevgi diliyorum.gemini stonehead | 09.10.2004 01:39 ~ 13.11.2004 03:27
- uzun uzun dervisler
bir gün bize gelmişler
gülmüşler oynamışlar
sonra çekip gitmişler........ bilmecesinin cevabı.zeynepmina | 13.10.2004 00:57
- her halükarda ıslanıyor dizden aşağısı. ne kadar büyük olursa olsun şemsiyeler. sonra rüzgar vurunca üşüyor dizler. hem sonra nasıl olursa olsun bir yolunu bulup yanağa en az bir kere dokunur yağmurun elleri. çocuk gibi nemli olsun diye kadınların yanakları. kadınları acaba en iyi yağmur mu anlar? ya da yağmuru mu kadınlar?
sigara dumanı resim gibi duruyor havada. rakı içilmeyecekse kavunla peynir niye var? sigara içilmeyecekse yağmurla çay? madem aşık olunmayacak, kadınlar ve adamlar niye? madem büyük yanlışlar ve acayip maceralar olmayacak, niye hayat? böyle böyle uzar gider yağmur boyunca...sarw | 13.10.2004 11:16
- ... edip cansever'den bir alinti:
"ve yagmur -- yagmurlar --
ah su yagmurlar durmasa ya
ne guzel islaniyor ilkyaz
ne guzel ne guzel ne guzel
denize zorla sokulmus
aglamakli bir cocuk gibi."deli | 17.10.2004 21:22
- istisna gözetmeyen şey.
"kapanmaz yağmurun açtığı yaralar
çocuklarda"
sali | 23.10.2004 00:36 ~ 00:37
- hüznü yerinden oynatan doğa olayı .
mira aeterna | 25.10.2004 13:25
- istanbul'da çamur, anadolu'da huzur veren doğa olayı.
blue numb | 30.10.2004 22:44
- sonunda izmir'e uğrayan dost. hem de nasıl bir merhabayla;
"...
burada yağmur yağıyor ama sen
şemsiyeni almadan gel yine
özletiyor bu çılgın sağanak seni
sırılsıklam özletiyor biliyor musun
..."
ahmet telli - özletiyor seni bu yağmurlarsigata | 06.11.2004 10:31
- "...seninle sokaklari yikayan yagmurun sesi ile uyumak tadindadir zaman.."
zenithcone | 06.11.2004 14:52
- bazen insanın tercihlerini belirler. dışarıda soğuk, yağmur, çamur, kalabalık varken; içerde sıcak, kahve, yalnızlık ve pencereden de olsa yağmur varsa tercihler kolaylaşır.
meleklerin dus yasami | 16.11.2004 18:12
- "bir öptüm bir öptüm, bir daha öptüm
kimseler görmedi öpüstügümüzü
yagmurdan baska, iki gözüm ciksin
ne zaman yagmur yagsa utaniyorum..."
gibi sözleri olan, nese karaböcekin icten söyledigi sarkishi aila | 17.11.2004 00:36
- kızım olursa adı olacak yağmur, vaktim olursa yürüme hevesim, üşümezsem duşum, ağlamazsam örtüm, geç kalırsam mazeretim, kredi kartlarımı ödeyemezsem avuntum, aşık olamazsam ızdırabım,öfkeliysem asudem,caniliğimde yazıklanışım, kasım ayında isek nedametim,arka sokaklardaysam cesaretim, burnum aşk kokusu alıyorsa sırdaşım, ve o beni aramıyorsa recimim olacak yamur.
efsunsu | 20.11.2004 23:34 ~ 23:35
- adanada eşeğin bir kulağına yağıp bir kulağına yağmayan doğa şeysi...
shirak | 27.11.2004 01:59
- şehri yıkar ama insanları arındırmaz.
qfwfq | 30.11.2004 23:02
- bazı yollardır yagmur, bazı sinema salonları, bazı sonbaharlar. beyoğlundan aşağı inerken görülen binalar, havada marmara denizinin serin tuzlu nemi. geçmişte onu düşünürken ferahlık, kendimi düşünürken huzursuzluk verendir. gençliğin ilk anlarıdır. hikayeler ve şiirlerdir. sandallar ve gemilerdir, balıklar ve martılardır. ben giderken ve o kalırken, tozlu otobüs camında parmak izleridir..eugene..hiç dansetmediğimdir ve hiç unutmadığımdır, hele bazı semtlerde, bazı ağaçların altından yürürken.
mist | 01.12.2004 10:04 ~ 10:09
- yedikule'de açlıktan ölen bir bebeğin adı da olabilir yağmur:
http://www.sabah.com.tr/gun102.htmlkoyumavi | 03.12.2004 09:22
yağmur arındırıcıdır. seni tüm duygularından, günahlarından, düşüncelerinden, hissettiklerinden arındırır. bir tek yağmuru hissedersin, yağmuru düşünürsün, yağmuru duyarsın onun altında. sessizliği bozan damlaların toprağa (veya günümüzde betona) çarparken çıkardığı sesi, yağmurun kendine has tanımlanamaz güzel kokusunu düşünürsün. sorunların şekerden yapılmışcasına erir gider yağmurun altında. yürüdüğün ilerlediğin sürece sorun yoktur.
sonra yürümekten yorulursun belki, belki de sıkılırsın. belki yağmur eskisi gibi zevk vermez sana. belki de çok ıslanmışındır.
.
..
...
durursun.
...
..
.
işte o zaman sorunlar başlar. saçlarından akan sular içine girer, üşütür seni. ıslanmış paçaların ağırlaşmış, ayakkabılarının içine sular girmiştir. eskisi gibi eğlenceli değildir yağmur. koşarak kaçarsın sen de ondan. sıcak bir yerlere gitmek için. ve terkedersin yağmuru. ama yağmur sen içeri girer girmez daha da şiddetlenir. ve ağlar ağlar ağlar ağlar.. gittiğine ağlar, terkettiğine ağlar. bi süre sonra o da durur ama. ve tekrar güneş açar..
yağmur aslında aşk'tır. sırılsıklam aşık eder kendisini sana. sen de zamanla aşka aşık olursun, değil gri bulutlara ..agharta | 26.12.2004 00:58
- kimi zaman üstümüzü başımızı mahvettiği için küfür ettiğimiz , kimin zamansa kendimizi huzurlu hissettirdiği için şükrettiğimiz bir garip olay.
kanike | 13.01.2005 14:33
- gökhan kırdar 'ın , erkin koray 'nın ve teoman 'ın dinlediğim parçalarının ortak adı.. üçü de birbirinden güzel birbirinden lezizdir..
luis alberto | 14.01.2005 14:18 ~ 14:19
- dışardayken özellikle istanbul'da genelde bir işkencedir yağmur..arabaların hızlı bir şekilde yanınızdan geçmesiyle ıslanırsınız,trafik sıkışır,hava pis kokar,kalabalık daha da can sıkıcı bir hal alır..
ama yağmur bu değildir aslında..
yere düşen damlaların çıkardığı ses huzur vericidir..özellikle evde oturduğunuzda ruhunuzu dinlendirir ve temizler yağmur..anılar canlanır kafalarda,ne kadar içiniz burkulsa da,yüzünüze kimi zaman bir gülümseme konar..
kutsaldır yağmur damlaları..kuraklığı yok eder,yeşertir..
yüzünüze damlayan yağmur ise kimi zaman göz yaşına dönüşür,akar gözünüzden,süzülür yanaklarınızdan..ve düşer..
çaresizliğin ortasına denk gelen yağmur ise insana "gökyüzü bile ağlıyor"duygusunu yaşatır..sizin için ağlamıyordur ama ağlıyordur hepiniz için..
ve şemsiyeler açıldığında sırt çevrilmiş olur yağmura..işine gelmez insanlığın..courtney | 17.01.2005 01:01 ~ 01:10
- şemsiyeyi kapatmak için en güzel sebep...
spinapubica | 22.01.2005 02:42
- --spoiler: cıvıyorum--
çakraları kapatmak için en güzel sebeplerden biri...spinapubica | 22.01.2005 02:45
- gokhan kirdar in yeni albumunun adi.
hyphen | 26.01.2005 02:20
- gokhan kirdar'in bu ask adli eserini dahil etmeyerek bizleri sasirttigi albumu.
trawmatolog | 03.02.2005 20:34
- gökhan kırdar'ın albümüne adını veren parçası. çıkmasıyla istiklal caddesinde adım başı çalınması bir olmuştur. hoş parça, çalın bakalım diyoruz.
undernick | 17.02.2005 01:47
- söz ve müziklerini cihan özden'in yazdığı, sinem'in yorumladığı hoş parça.
gkhn | 18.02.2005 20:23
- bülent ortaçgilin 1970 yılında yarattığı muhteşem şarkı. sözleri ve müziğiyle, hayata tutunmayı kolaylaştırıyor. ne de olsa herşey olur, herşey geçer, hayat kalır....
furie | 22.02.2005 13:20
- zuhal olcay yorumuyla, daha derin, daha nemli ve daha kadın olup, sükunundaki hüzne o kadınsı kırılganlık bulaşınca, damaktaki tadı sanki daha bir burulmuş bülent ortaçgil eseri.
upuzun ince bir kadın saçıymış yağmur.. karanlık kokarmış.. teselli aranırmış..
her şey geçermiş
sonunda da,
"hayat kalır" mış.amethysta | 28.02.2005 20:35 ~ 20:59
- teoman'ın bugüne kadar söylediği en güzel şey.
cristabella | 28.02.2005 20:40
- şarkıyı söyleyen kızın kardeşi yaşında görünen bir çocukla oynaştığı dımtıslı bir klibi de bulunan, slow versiyonu -hiçbiyerde duymadım çektiğim mp3 haricinde- gayet güzel olan şarkı.
senden çok uzakta bir yerlerdeyim
bazen sevinç kederlerdeyim
inan tatlım kandım senin aşkına
her yağmur yağdığında
gözlerin hep aklımda
adını ne zaman ansam
yağmur yağar buralara
kısacık bir aşktı bu yaşadığımız
tatlı bir oyundu oynadığımız
sence başka ne olabilir bu
bence üzerimize
yağan bir yaz yağmuru
bence üzerimize
yağan bir yaz yağmuruholden caulfield | 01.03.2005 04:47
- sinemin müthiş yorumladığı harika bir parça..ahanda sözleri:
senden çok uzakta bir yerlerdeyim
bazen sevinç kederlerdeyim
inan tatlım kandım senin aşkına
her yağmur yağdığında
gözlerin hep aklımda
adını ne zaman ansam
yağmur yağar buralara
kısacık bir aşktı bu yaşadığımız
tatlı bir oyundu oynadığımız
sence başka ne olabilir bu
bence üzerimize
yağan bir yaz yağmuru
bence üzerimize
yağan bir yaz yağmuru
söz-müzik: cihan özdenkrasotkin | 06.03.2005 23:43
- gun sariya boyuyor perdeleri..oysa merak ediyor farkli sehirlerde de olsa askin degismeyen tinisindaki ironiyi..neden anadilinde yazilmis ask sarkilari daha cok acitmali icini oyle ki ruyalari bile baska bir dilde konusuyor..suskunlugu bile altinci sinifta ogrenmeye basladigi dilde bagirirken kalbi ogrenilmis bi caresizlikle ayni kelimelerle agliyor..onbes yasindaki umarsizliginin aynisi..ve butun sehirler yagmur yaginca istanbul gibi kokuyor.. butun kadinlar ona benziyor islakken, bembeyaz bir yuze kazinmis karanlik bakislar..hic binmedigi otobuslerin gittigi tasra kasabalarindaki sonu gelmeyen kis gunleri gibi..usumeyi ogreniyor insan..yalnizligi..yerine koyabilmeyi..ve yerine koyamamalari..icinde sonu gelmeyen bi karadelik ve ozenle baslatilmaya calisilan butun asklar icinde kayboluyor..dunyanin butun kadinlarina istanbul da yagmurdan sonra bugulu gozleriyle bakan bi kadini anlatmak olmus yazgisi..ne buyuk bi caresizliktir bu..sadece susuyor..
runtime error | 08.03.2005 10:34
- gökyaşı
kefci2000 | 14.03.2005 12:23
- ending credits ile birlikte giden cok super bir doga olayi..
kevin | 19.03.2005 02:25
- ex dorduncu nesl yazarimizdir ayrica..
kevin | 19.03.2005 02:25
- gökhan kırdar ınloopus tv soundtrack vol 1 albümünden,haziran gecesi denen dizide duyulduğu andan itibaren insanı kalbinden vuran,dağıtan aşmış şarkı..
klibinde gökhan kırdarın,sarışın mini etekli seksi bi hatuna bakıp şarkı söylüyor olmaması,böyle bir şey bekleyenleri üzmüştür..klibini beğenmemişlerdir..oysa ki klip çok sade ve hoştur..muti | 19.03.2005 11:54 ~ 11:55
- hem teoman, hem zuhal olcay, hem de bulent ortaçgil tarafından çok farklı ve güzel şekilde yorumlanan bülent ortaçgil sarkisi. bir versiyonu diğerinden daha iyi değildir kanımca.
kadir | 19.03.2005 12:22 ~ 03.06.2005 04:07
- asla sahip olamayacaginiz, arkadas olamayacaginiz, konusamayacaginiz... sizi hic umursamayan, geldigi yere bereket ve temizlik getiren ruh sahibi doga olayi.
metalyric | 29.03.2005 04:55
- bir önder otçu romanı.
neruda | 29.03.2005 12:06
- geldiğinde şehir insanlarının köşe bucak kaçacak yer aradıkları;deneylerim sonucu elle tutulur bir zararını göremediğim,hatta keyifli zamanlar geçirme vesilesi olabileceğini düşündüğüm doğa olayı.
metamorpnus | 29.03.2005 21:19
- gokhan kırdar guzel soylemis. taaa derinden etkiliooo valla guzel olmus
thingummy | 30.03.2005 01:53 ~ 02.04.2005 17:57
- son derece tatlı bir r&b şarkı, en azından sinem'in bu şarkıyı söyleme tarzı, bu şarkıya bu havayı verebilmiş. başarılı.
limnades | 06.04.2005 10:41 ~ 10:43
- baharın doğum sancıları sırasında gözlerinden süzülen yaşlar.
mylia | 08.04.2005 13:30
- bosluktan dusen damlalar ve henuz dunyaya gelmemis peri kizinin ilk adidir.
adore | 21.04.2005 21:39
- yalin'in bir bakmissin adli albümünde yer alan sarki....
kisla yaz gibiydik
sen kar tanesi ben günes
çözmek zor bu buzlari
yalvarsam ne farkeder
çocukça kavgalar bunlar mazeretler
sebebimiz olmus yabanci gözler
kisla yaz gibiydik
hep aramizda bir yaris
belki sen birinci ya da ben ne farkeder
çocukça kavgalar bunlar mazeretler
sebebimiz olmus yabanci gözler
bir küçük yagmur damlasi kadar degerim yok mu sende
güz ayrildigimiz gündür
kimbilir kaçi bitmis
göz yasi yok bendepirilti | 25.04.2005 10:17
- gokhan kırdar yorumuyla insanın amiyane tabirle boku yemesine sebep olan sarkı
gozunesabunkacanhamambocugu | 04.05.2005 15:19
- bir tek, duble veyahut turevi olcusunde alkol vazifesi goren, gitmek istediginiz yere goturen, isterseniz oldugunuz yerde birakan, hatta ve hatta ruhunuzu mihlayan, tarafimca nacizane high end tadinda tuzunda bir sarki yakistirmasi yaptigim, dinlenmesi gereken umit sayin parcalarindan biridir yagmur.
gerek duzenlemesi, gerek vokalleri de ayri ayri irdelenesi, turk populer muziginde kendi halinde dalgalanan bir sarkidir.
ustuste dinleyince hastane psikolojisi yasatir insana.sepulchre | 10.05.2005 06:40 ~ 06:41
- "yagan her yagmur damlasiyla bir melek dusermis yeryuzune" derler.
seessa | 17.05.2005 23:35
- küçükken dışarda olunup arap kızına nanik yapılırdı büyüyünce camdan bakan arap kızı olundu...
karanliktaparlayancakiltasi | 31.05.2005 14:56
- şiddetinle ser yüreğimi yerlere çiğne geç artık da, durulsun bağırtınla suskunluğum, artık konuşayım martıların çığlıklarına kadar varsın sesim-kimbilir belki onları da geçerim- n'olur artık özlediğim sesimi duyayım.. rüzgarıma söylerim takat bırakmasın bende ki yerlere serileyim.ferah bir dokunuş bırak bedenimde ak üzerime tüm temizliğinle ne acı kırıntıları kalsın ne sızıları gideceğim son durağımda kimsenin acıt(a)madığı harikalar diyarına. .
lacking | 21.06.2005 11:16 ~ 11:20
- hüzün yarasına damlayan tuzlu su
eticin | 04.07.2005 23:13
- temmuz ayının ortasında istanbul'da yağıyorsa eğer, hatırı sayılır bir şiddette de olsa sağanak olmadığı sürece yerleri ıslatmayı bile beceremeyen yağış türü.
thefoolonthehill | 12.07.2005 13:37
- sözlerim su gibi olsa
ruhunu ferahlatsa
sevgim yağmur olsa
çiselese yıllarca
ellerini uzatsan
yavaş yavaş ıslansan
hayatın su gibi olsa
temiz, berrak, coşkulu
senle ben diyorum ki
yağmur gibi olsak
iki nehir olup
denizlerde buluşsakxae | 13.07.2005 15:25
- yağmurun kadının saçı olup yeryüzüne döküldüğünü anlatan bir şarkının adı...
cosette | 18.07.2005 20:29
- özlenilen.
clariebutterfly | 06.08.2005 20:19
- çiftçinin, köylünün mahsulüdür, ekmeğidir, ekmek parasıdır.. kentlinin paçasının çamuru..
gladiator8m | 09.08.2005 21:47
- zamaninda hem kayahan hem de nilufer tarafindan soylenmis olan; her dinledigimde kayahan'in guzel sarkilar da yaptigini hatirlatan eski bir sarki. bir tv programinda kayahan'in anlattiklarina gore yagmurlu ve soguk bir gecede yururken rastladigi, soguktan ve yagmurdan tir tir titreyen mini mini bir kedi sebebiyle yaptigi sarki. bir de yanlis hatirlamiyorsam kedi eve goturulup bakima alinmistir ve adi "yagmur" olmustur.
yildizsiz issiz gece
yalniziz caddelerde
bir yagmur bir de ben
uykularda kumrular
bir ipek mendil gibi islandi sessizce
yagmurda ellerim
usuyor yuregim
bu kara bulutlar kan kardesi gozlerimin
sebebim sen sensin
yildizsiz issiz gece
yalniziz caddelerde
bir yagmur bir de ben
ruzgarlar aldi beni
savurdu yerden yere
dustum huzunlere
yagmurda ellerim
usuyor yuregim
bu kara bulutlar kan kardesi gozlerimin
sebebim sen sensin
yildizsiz issiz gece
yalniziz caddelerde
bir yagmur bir de ben...london | 19.08.2005 04:04
- ağustos'ta öyle güzeldir ki hafifçe süzülen gözyaşları yanında hafif kalır.
bal ozu | 21.08.2005 10:35
- bazı diyarlarda, düşlerin üzerine dokunan ve dokunduğunda her bir zerresiyle düşü gereçeğe çeviren büyünün en pırıltılı halidir yağmur. ruhları arındırır, üzerlerine sinen tüm kokulardan, pisliklerden. gökyüzünden yağan hüzündür. tanrının gözyaşlarıdır, meleklerin gözyaşlarıdır, zümrüdüanka kuşunun gözyaşlarıdır üzerimize yağan her zerre. ve tenimize dokunan her zerre, bizi alıp götürendir düşlerin ötesinde saklanmış, yağmurla ıslanan çimenliğe... düşlerin peşinden gitmeyi bildiğimizi çocukluk günlerimizden bize kalan en büyük anı, tutunabildiğimiz -belki de- en büyük gerçektir yağmur. ruhumuza dair bıraktığımız her ne varsa geçmişte, içine saklanmıştır, güneşe dokunduğunda gökkuşağını yaratan zerrelerin. yağmur... tek bir kelime ya da tek bir damla bizi bilmediğimiz yolculuklara çıkaran, bir daha da geri getirmeyendir.
renklerin içinde yaşayan, renkleri içinde yaşatan damlalarını düşlemek, bu düşü renklerle bulayıp -yine- gerçeğe çevirmektir zihinden geçen. zihnin içinde boyanan devasa resimleri oluşturan ilk damladır yağmur. yağmur, davet edendir, karşılayan ve gönderendir yolların ötesine. öyle ki, coğrafyalar değişse de, kokusu -asla- değişmeyendir. harikalar şehri'ni nasıl renklere boyuyorsa, renklerin solduğu gölgeler şehri'ni de öyle boyayacaktır. nasıl parlıyorsa bu şehrin göklerinde, orada da öyle parlayacaktır. kaldırımları ıslatan ve hayran olunan yıldızları yeryüzüne düşüren bu büyü, orada da aynı güçte pırıldatacaktır tüm ışıkları. yeterki, zihnin ardına gizlenen "saklı kentler"in göklerine bakmaya akıl edebilsin ruhlar. yeter ki, geçmişten bu yana sahip oldukları reklerin farkına varabilsin ve bunları kaybetmesinler.
yağmur, gökyüzünün duyduğu en güzel şarkı... tüm dillerde, tüm ruhlarla bir söylenen. benim tenimi yakan, senin ruhuna dokunan. yağmur, tüm düşlerden, tüm renklerden daha yoğun belki de. yağmur, hep bildiğimiz ve hep olacak olan, tek olanın izniyle.kaamos | 24.08.2005 16:33
- çocuklar için bir dans malzemesi, oyun aracı..
şöyle dialoglar duymaya sebep veren doğa olayı..
erkek çocuk -- niye yağmurda ıslanıyorsunuz öyle?
kız çocuklar -- saçlarımız uzasın diye..sezgi | 03.09.2005 19:14 ~ 19:18
- $akir $ukur diye ses cikaran bishey. yagmurla ilgili bir siirim var sizlerle paylasmak isterim:
yagmur
islandiktan once
islanmadan sonra
tirnaklarimi kestikce
bin ich ein frankfurterbarbie | 05.09.2005 22:12
- "ne güzel kirleniyor yüzün
bir kez daha
dev aynalarında...
bu yağmur,
bu fırtına,
sana az gelir bu zamanda ama...
sen yine de,
bol bol harca
sana yaraşmış o beni..."atlantis | 16.09.2005 04:38
- kâh ilk kâh son, bahar habercisi.
layla | 20.09.2005 11:10
- her rengin doygunluğunu azaltıp yeşilin güzelliğini yücelten, dünya üzerindeki en güzel koku olan yağmur koksunun sahibi, uğruna şarkılar yazılası doğa olayı...
miarsenic | 02.10.2005 16:21
- teoman'ın güzel zamanlarından güzel bir şarkı. keşke teoman hep böyle güzel şarkılar, özlem tekin hep böyle güzel arka vokaller yapsaydı; keşke ankara'da da yağmur yağsaydı.
turna | 03.10.2005 14:54
- ne zaman yağsa, hep aynı dizeleri anımsamama sebep olan doğa olayı;
...
burada yağmur yağıyor ama sen
şemsiyeni almadan gel yine de
özletiyor bu çılgın sağanak seni
sırılsıklam özletiyor biliyor musun sehrazat | 03.10.2005 23:44
- kütle albümünden nefis bir hakan kurşun şarkısı.
bloodymary | 11.10.2005 05:35 ~ 13:22
- hakan kurşun şarkısı olanın nefis sözleri:
günler geçtikçe
yağmur yağıyor
kalbimde
seninle
günler geçtikçe
yağmur yağıyor
kalbimde
gizlice
solucan saklanmış dolabın en köşesine
oluşmak için, buluşmak için
arılar dünyasında acılar içinde
çekenini yukarıya
viyana açıklarında
belki de kanatlı bir atın üstünde
batıya
belki de antakyada tiyatro salonunda
aynanın içinde
süzülüyorsun beyaz elbisenle
(54 yıl önceki gibi)
şarkınla
şarkınla
günler geçtikçe
yağmur yağıyor
kalbimde
gizlice
günler geçtikçe
yağmur yağıyor
gönlümde
seninlebloodymary | 11.10.2005 13:17
- cama "tık tık" vurarak sizi oyuna çağıran, deli gibi eğlenebildiğiniz zamanlarda su birikintilerine zıplayıp etrafa sularla beraber kahkahalar dağıtmanıza sebep olan, gerekse üzüntülü olduğunuz bir anda sizin için doyasıya ağlayan en eski dost.
atrin | 16.10.2005 06:10
- camdaki ani seslenişiyle yalnızlığı bölen.
thefragile | 16.10.2005 23:02
- yürek yıkar.
cay | 21.10.2005 12:31
- vareden'in adıyla insanlığa inen nur
bir gece yansıyınca kente sibir dağından
toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur
kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
en müstesna doğuşa hamiledir kainat
yıllardır bozbulanık suları yudumladım
bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
hasretin alev alev içime bir an düştü
değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü
sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü
ihtiyar cübbesinden kan süzülür nebi'nin
gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
sarsılır ebu kubeys kovulmuş feryatlarla
evlerin anasına dikilir yeşil bayrak
yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak
zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
heyula, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü
düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü
yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
her sayfada talihsiz binlerce kurban düştü
bir güzide mektuptur, çağların ötesinden
ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
yayılır o en büyük muştu, pazartesinden
beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına
susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
sükutu yar, sevinci dualar kadar derin
çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış, mazide
dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü
yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
en son, avucumuzdan inci ve mercan düştü
melekler sağnak sağnak gülümser maveradan
gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
mutluluk nağmeleri işitirler hıra'dan
bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
paramparça, ateşler şahının hayalleri
keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
o mücella çehreni izleseydim ebedi
sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
katil sinekler deldi hicabın perdesini
istiklal boşluğuna arılar nadan düştü
dolaşan ben olsaydım save'nin damarında
tablosunu yapardım yıkılan her kulenin
ebedi aşka giden esrarlı yollarında
senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
on asırlık ocağın savururdum külünü
bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
bir bela tünelinde ağır imtihan düştü
badiye yaylasında koklasaydım izini
kefenimi biçseydi ebva'da esen rüzgar
seninle yıkasaydım acılar dehlizini
ne kaderi suçlamak kalırdı, ne intihar
üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya
suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
haritanın en beyaz noktasına kan düştü
kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
hakların temeline sanki bir volkan düştü
firakınla kavrulur çölde kum taneleri
ahuların içinde sevdan akkor gibidir
erdemin, bereketin doldurur haneleri
sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
şemsiyesi altında yürürsün bulutların
sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların
devlerin esrarını aynalara sorsaydım
çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
ilkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
güvenilen dağlara kar yağdı birer birer
sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü
yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
yıldırımlar parçalar çirkefin gölgesini
sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
yağmur, birgün kurtulup çağın kundaklarından
alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından
madeni arzuların ardında seyre daldım
küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
senin için görülen bir düş de ben olsaydım
şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali
hazindir ki, dertleri aşmaya umman düştü
ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
sensiz doğrular eğri, beyaz bile karadır
sesini duymayanlar girdabında boğulur
ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin
saatlerin ardında hep kendimi aradım
bir melal zincirine takıldı parmaklarım
yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
sensiz, kıtalar boyu uzayan vatan düştü
bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü
ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray
tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
mekanın fırçasında solmayan resim senin
yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım
güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
iniltiler geliyor doğudan ve batıdan
sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü
islaklığı sanadır ahımın, efganımın
içimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
nazarın ok misali karanlıkları deler
bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
renkleri birbirinden ayıran mihenk senin
bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
sana hicret eden bir kureyş de ben olsaydım
yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
bir dönüm noktasında aklıma rahman düştü
nefesinle yeniden çizilecek desenler
çehreler yepyeni bir değişim geçirecek
aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
anneler çocuklara hep seni içirecek
yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin
damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
kardeşler arasına heyhat, su-i zan düştü
zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
insanlık bahçemize sensizlik hazan düştü
yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
senin için görülen bir düş de ben olsaydım
yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
sana hicret eden bir kureyş de ben olsaydım
damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım
nurullah gençthelostcaptainslogbook | 21.10.2005 12:59
- bir ali burhan eren nesiridir efendim, yildizli atlas kosesinde. yazar burada yagmura mi seslenmis sevdasina mi seslenmis, hep muallakta kalmis, kimseler bilmemis..buyrun okuyalim;
ruzgarin sokaklarda buyuk adimlarla kosmasindan anliyorum senin gelecegini. ruzgarin buyuk u'larla uguldayip durmasindan, sapkami savuracak gibi olmasindan anliyorum. paltomun uclarini cekistirip durmasindan.. arkasinda bir seyi gizliyor gibi gorunmesinden.. iste butun bunlardan anliyorum senin gelecegini.
sen geleceksin birazdan
ben seni bekliyorum
gozlerimi goge ceviriyorum. binlerce melek, bembeyaz bir bulutun icinde tasiyorlar seni. bunu yaparken oyle sakinimli, oyle yavas yapiyorlar ki...sanki birden kirilacakmissin, kaybolacakmissin gibi oluyorsun. ama kirilmiyor, kaybolmuyorsun. meleklerin kanatlari arasindan gozlerini seciyorum bir ara nasilsa
sen gozlerinde yaniti islak bir soru buyutuyorsun
ben gozlerimi sana kilitliyorum
gokler, senin gelisini buyuk seslerle bildiriyorlar topraga. toprak, buyuk bir sessizlikle bekliyor senin gelisini. sari ekinler, kirmizi guller, yesil yapraklar bekliyor ben bekliyorum.
sen ellerini birbirine vurup, usulca bir sarkiya giriyorsun
ben ellerimden yuzlerce semsiye dusuruyorum
sonra senden kucuk bir damla yuvarlaniyor alnima. hani neredeyse ipekten bir damla...ayisiginin ustume dusmesi gibi guzel, elma ciceklerinin suyun ustunde yurumesi gibi hafif...derken damlalar, soyledigin sarkinin notalari olup, bir bir dusuyorlar her yanima. do..re..mi..fa..
sen ayaklarini yerden hafifce kaldirip, bir dansa basliyorsun
ben hic bilmedigim sokaklara kosuyor, islaniyorum..hezarfenn | 29.10.2005 13:50
- yagdiginda sular kesilir kimi sehirlerde
dokumcu niko | 02.11.2005 12:01
- yalının en son albümünden bir şarkı.. çok başarılı bir şarkı kanımca. zıtlıkların aşkını anlatan bir ayrılık şarkısı.
" bir küçük yağmur damlası kadar değerim yok mu sende?
güz ayrıldığımız gündür kimbilir kaçı bitmiş
gözyaşı yok bende.."maggy | 09.11.2005 14:14
- 1974'teki yagmur'da kücük bir kiz cocugunun sesini duyariz, bülent ortacgil'in körpecik sesine eslik eden. nükhet ruacan'dir o kücük kizin adi, yüzünü döktügünden süphelendigim, sesi insanin ruhuna dokunan, yagmur yagdiran..
saskia | 15.11.2005 02:14
- an itibariyle kutuphane camindan seyretmekte oldugum bircok ogrencinin cil yavrusu gibi dagilmasina yol acarken bazisina da garip bi cesaret vererek ayakkabilari cikarttirmis doga olayi, cok dogal bir olay..
hallugu | 21.11.2005 21:38 ~ 03.04.2006 23:21
- gökyüzünün ödünç aldığını iade etmesi. sevişme.
nasio fontaine | 30.11.2005 13:17
- romantik sahnelerin vazgecilmez öğelerinden birisidir. saç tellerinden akan yağmur damlaları arasında öpüşmek birçok insan için oldukça duygusal bir secimdir. özellikle nisan yağmurları etkilidir bu dönemde. ne bileyim işte bazısında öylece gözleri dalar, düşünür durur neyi düşündüğünü bilmeden, içi cız eder bazen, hasreti özler , özlemenin güzel olduğunu bildiği için özler öylece nedensizce, sorgulamamak gerekir çogu zaman , öylece boş boş bakmak lazım , bakıp dalmak.
tutankhom | 02.12.2005 23:48
- beraberinde tuhaf bir hüzün ve muazzam bir huzur getiren... sokaklarda kaybolma isteği uyandıran; saçım bozuldu, ayaklarım sırılsıklam oldu diye düşünmeden... ağlama isteği uyandıran; gözyaşlarınızın ona karışmasına ve fark edilmemesine aldırış etmeden, içinize akıyormuşcasına... uyuma isteği uyandıran; her şeyi bir kenara bırakıp, tüm planları iptal edip, sıcacık bir yatakta kedi gibi kıvrılarak... yalnızlık hissi uyandıran; koskoca bir şemsiyenin altında, sarmaş dolaş yürüyen sevgililere bakarken... gitme isteği uyandıran; anlaşılamadığını hissettiği an içinde birikenleri dışarı akıtmayı kestiğinde, onun bulunduğu yere...
sorrowmybeloved | 06.12.2005 17:56 ~ 18:01
- "belki yagar, belki yagmaz. en cok sac boyasini akittiginda ve fransiz filmlerinde seviyorum"
deli vallaforgotten hopes | 08.12.2005 17:43
- penceremde biriktikçe, damlaların arasındaki boşluklar olmasa hiç güzel görünmeyecek oluşunu farkettim. içimizdeki bizi güzelleştiren boşluklar gibi.
cr | 16.12.2005 20:51 ~ 20:52
- yağdıkça yaşlandıran şey.
siyah marti | 16.12.2005 20:55
- klibi de cok güzel olan karakan sarkısı...
iyikemik | 03.01.2006 19:36
- yagarken pencerenin camına bırakır hep izini de çok zordur takip etmesi.izlenesidir sadece.
caffelatte | 03.01.2006 19:54
- mavinci gün 'ün ilk albümünün 2. parcası. ulas can'ın yorumuyla bir baska güzel olan sarkı. sozlerını de yazayım tam olsun.
ellerimi açtım sana,
gözlerimi açtım.
şarkılar söyledim adına yazılmıs.
seninle hayat buldu her damlası ışığın
ve gökyüzü rengarenk tacını giydi yine.
yüreğime doldurdum seni
taştın sardın bedenimi.
ince ince süzüldün benliğime,
sen hayalimdeki kadın için bir kılıf oldun sadece,
bir kılıf oldun sadece.
acıları yavas yavas, içtim damla damla.
iz bıraktı her damlan.
islandım üşümedim,
sensizdim gücenmedim,
güneşli günlerde yolunu gözledim.
yağmur, yağmur, yağmur,
damla damla.
dedıkten sonra bir solo baslıyor ki cok guzel.scad | 08.01.2006 15:09 ~ 15:31
- sesli.
hersheys | 11.01.2006 14:52
- ayna'nın dön bak aynaya albümündeki bir şarkısı aynı zamanda.
yağmur ne güzel yağıyor
yağmur ne güzel yağıyor
rıhtımsız kumsallar gibi
yağmur ne güzel yağıyor
sakın sorma neredeydin kaç zamandır
dur sorma özledim seni
yağmuru dinle damla damla yüreğinde
sessizce sarıl boynuma
özlemin yanardı gecelerde
çok uzak soğuk şehirlerde
şarkılar söylerdim aşkımıza
aşığım sana aşığım hala
yağmur ne güzel yağıyor
öyle kal yanımdaspree | 13.01.2006 02:30 ~ 01.01.2009 14:58
- duası vardır. ağlamadan yapanların avcu, nakit olarak kalıplara dökülmüş, elden ele dolaşarak silinecek kağıtlar kadar kuru kalır.
lacivert kadife ve kirmizi visne | 28.01.2006 03:52
- murphy kanunlarına göre arabanızı yıkattığınız gün yağar.
poison | 05.02.2006 22:24
- yağsa dert yağmasa dert doğa olayı.
mariadebonne | 01.03.2006 08:45
- üzerime yağdığında huzur duyduğum şey
koit | 07.03.2006 11:07
- en çok ıslanma yarışması yapılırsa en iddialı yarışmacı olarak katılacağım doğa olayı. yani anlamıyorum ki ben mi sorunluyum. şemsiyem varken bile sanki herkesten çok ben ıslanıyorum. yine de hava soğuk değilse hele şemsiyem de yanımdaysa ıslanmak da güzel.
bordeaux | 13.03.2006 20:26
- ...
siz daha bir başlangıç bile değilken
yağmur başlamıştı
ama ne ben, ne bahçe, ne yaz
hiçbirimiz...
oktay rifat - yağmur başlangicikeurac | 20.03.2006 02:31
- teoman'ın bana göre en güzel albümü o'nun belki de en güzel şarkısıdır.
çok güzel anlatır uzaklardan çağıran yağmuru, denizlere dökülen nehirleri, beyninden vurulup gidilen şehri.sangria | 19.04.2006 01:09 ~ 19.05.2006 21:23
- nese karabocek sarkisinin sozleri tam olarak soyledir. sirf bir optum bir optum biiir daha optum basligini sol frame'de gordugum icin yaziyorum. kim bilir belki birgun biri bu sarkinin sozlerini bulmak icin kivranirken derdine derman olur.
[son dakika editi: vay anasini sayin okuyucular! meger bu sarkinin asli bir umit yasar oguzcan siiriymis! insan neler ogreniyor hayatta. varolasin ek$i sozluk!]
hava kararmisti
yagmur yagiyordu
dudaklari sirilsiklamdi
elleri usuyordu
bir optum bir optum biiir daha optum (x2)
kimseler gormedi opustugumuzu
yagmurdan baska iki gozum ciksin
ne zaman yagmur yagsa
ne zaman yagmur yagsa
utaniyorum
inci gibi disi
kalem gibi kasi
mor menekse gozleri vardi
elleri usuyordu
repeat: opusme fasli
repeat: utanma faslia lifetime of type ii errors | 21.04.2006 22:59 ~ 22.04.2006 19:31
- aydın şimşek'in şiiri:
yağmur
(1)
sessiz yağmurların içindesin
sessizce içime yağıyorsun
küçük bulutlarla oyalanan
eski resimlerime anlatıyorum seni
çıplağız, dağlar gibiyiz
ürkek kuşlar gibi çaresiz…
aynı yollara saklanıyoruz
yağmur biliyor içimizi
yazdığım bütün şiirler adına
yazacağım bütün şiirler adına
kendimi anlatıyor derinliğin
sessiz yağmurların içindesin
yarım kalmış gidişinden tanıyorum
tanımadığım kadınlar için
bütün aşklar labirent
(2)
yağmurlar uslandırdı seni
yağmurları sevmiyorum
haberin yoktu acımasız kahkahalarla geçtin
mevsime yalnızca kan yağıyordu
gittin
manzumesin artıkkarviskali | 04.05.2006 23:01 ~ 23:03
- teoman'in "o" albumundeki muhtesem sarkisinin adi. konserinde tam da bu sarkiyi soyledigi sirada ilk cep telefonumu caldirmis, farkettigimde de, o geceki sarhoslugumdan olsa gerek, keyfimi hic bozmamis konseri izlemeye devam etmistim.
istanbulda gunesin bir turlu yuzunu gostermedigi bugunlerde fena halde dilime dolanmis durumda...venus envy | 09.05.2006 17:43
- yerin, göğün arınmasıdır yağmur... arınmaksa hüzünlüdür her daim... insan da öyledir ya; arınırken gözyaşı döker gök gibi... yer gibi de yıkanır bu gözyaşlarıyla... hüznü dağıtır sonra güneş... mis gibi kokar doğa... gözyaşı döken insan da daha iyi hisseder/farkeder arındıktan sonra bu misk-i amber kokuları... hüzün verse de hep muştusudur parlak bir sonranın yağmur/gözyaşı...
turgi | 17.05.2006 12:53
- sessizliğin ortasına denk düştüğünde adeta bir çığlık. göğü delen bereket.
lacking | 26.06.2006 08:17
- kayahan'ın bestesinden ve kendi albümündeki kayıttan bahsedecek olursak, erkan oğur'un o dönem kayıtlarından aşina olduğumuz az overdrive'lı bol sustain'li crunchy tonuyla (muhtemelen telli baba ile) çaldığı perdesiz gitardır bu kaydın olayı. insanda hemen oracıkta bi büyük içme isteği uyandırır.
rhy | 11.07.2006 14:34
- gunler sonra yagdiginda sadece topragi degil insanin ruhunda havalanmis tozlari da yikiyor. her nefeste biraz daha yasama sevinci dolduruyor. insanin ciftci olasi, toprakla ugrasasi geliyor, toprak yagan yagmurun altinda gunlerin sicagindan sonra hafif bir ic cekis ile serinlerken.
allbattross | 08.08.2006 08:55
- kavurucu sıcaklardan sonra an itibariyle kocaelinde şakır şakır yağan nimet.
zelyot | 08.08.2006 08:57
- narsis doga olayi. butun heybetiyle yagarken yalnizca kendisi izlensin istiyor.. ne digiturk birakti ne kablo tv...
synesthetic | 08.08.2006 09:20 ~ 09:21
- şu anda beşiktaş sokaklarını şaldır şaldır yıkayan ve şu saatte beni sokaga cıkıp koşturma heveslisi yapan ıslak mutluluk.
bordeaux | 11.08.2006 04:50
- gecenin şu saatinde sesi duyulduğunda yok canım?! dedirten, dolunayla birlikte her zamanki sıkıcı sokağımı kartpostal manzarasına dönüştüren bişi
bathique | 11.08.2006 05:00
- sokağımı mis gibi toprak ve çimen kokutan, gecenin kör saatinde yatağımdan kaldırıp, anlamsız bir huzur ve mutluluk veren.özlemişim.
chosenone | 11.08.2006 05:12
- an itibariyle ataşehirde de sesini duyurmuş sabahın bu saatine güzellik katmış doğa olayı.
aviator | 11.08.2006 05:18
- türkiye nin en iyi grunge grubu deli gömleği nin oyuncak albüm isimli demosunda yer alan 9.şarkıdır
bayan ariza | 15.08.2006 09:22
- sözlerini de yazayım tam olsun
hiç umursamıyordu olup biteni
tüm yaptığı dün gece
zırhını parlatmaktı
bak yağmur yağıyor
mezarlarımızın üzerine
bak gökgürültüsüne
bilinçlerimizin içinde
ama zaman yaktı kendini
göğe doğru haykırırken
göle doğru kaybolurken
zaman yaktı kendini
hiç umursamıyordu
hastalıklı kalp ve ciğer sesini
yüzündeki tekmeleri
bak yağmur yağıyor
hayatlarımızın üzerine
bak gökgürültüsüne
hayallerimizin içinde
ama zaman yaktı kendini
göle doğru haykırırken
göğe doğru kaybolurken
zaman yaktı kendini
ama zaman yaktı kendini
göğe doğru haykırırken
göle doğru kaybolurken
zaman yaktı kendini
hiç umursamıyordu
taktığınız maskeleri
tüm yaptığı dün gece
daha güçlü başlamaktıbayan ariza | 15.08.2006 09:23
- yağdığı anda kendimi dışarı atmaktan alamadığım doğa olayı. hep yağmur yağsın...
defne turac | 28.08.2006 14:57 ~ 14:59
- bazen insanın hüngür hüngür ağlamak istediği zamanlarda çıkagelen sihirli bi şeydir yağmur. zamansız her yağmur, birinin yağmurudur.
saskia | 28.08.2006 19:25
- an itibariyle ,öldüren sıcaklar sonrası istanbula bir nefes aldırmış,gökyüzünü muhteşem renklere boyamış,nostalcik romantik bir havalar estirmişti ki ; birdenbire şiddetlendi gökgürültüsü ve şimşekler eşliğinde yağarak,elektriklerin de kesilmesiyle tipik bir korku filmi sahnesinin yaşanmasına sebep oldu.
crestfallen | 28.08.2006 19:35
- eylülün geldiğini müjdeleyen muhteşem doğa olayı.
zencefil | 28.08.2006 19:45
- yağmur...gelir puslu renkli gerçeğiyle, yaşadığını sananlar çıkarlar bakarlar pencerelerinden, korkarlar gök gürültüsünü duyunca ama gök gürültüsü değildir korkutan onları, bilirler ki yağmur karşı konulmaz gücüyle geliyordur, herşeyin ötesindedir, engel tanımaz, karşısında hiçbir güç ayakta duramaz, o anın tek gerçeği o olur, bir kadını sevmek gibidir yağmur, korkarlar yağmurla sırılsıklam olmaktan, korkarlar sırılsıklam aşık olmaktan, yağmur gelir yeryüzünü onurlandırır varlığıyla ve alıp götürür ne varsa, tertemiz olur dünya, toprak yağmura hasrettir, yağmurun elleri değince toprağa aşk kokar bütün sokakları caddeleri bu şehrin, toprak yağmuruyla vuslattadır, kutlu bir gecedir...en kutsal gecelerden birinin yaşandığını bilen azınlık pencereden bakmaz bile dışarıya, hüzünlü bir gülümseme belirir dudaklarında, çünkü bilirler bir kadını sevmek gibidir yağmur, alıp götürür bütün pislikleri içindeki, hiç bu kadar masum olmamıştır ruhları ve hiç bu kadar güzel bu kadar delicesine yerinden çıkacakmış gibi atmamışır kalpleri... biliyordur yakında hayatının en güzel yağmurunun yağacağını, o günü bekliyordur, ama yine de tutamıyordur gözünden gelen yağmur damlalarını...
showbiz | 01.09.2006 22:52 ~ 22:53
- birhan keskin'in 20 lak tablet'inden
"now that we're here,
how do we get back"
çağımın akında plastik çiçekler açıyor,
gülüyor ve seviniyorlar buna. oysa yağmur
durmadan yağıyor. biz bir odanın ışığını
açana dek yağacakmış.
iki kişilik bir sessizliği buluşturana dek,
bir ritmin içinde tekrar. yağacakmış, hayatı
oluşturana dek, tekrar.
sık sık camdan dışarı bakıyorsun, odaların dışına
kaçıyorsun, kalmak istediğin bir yerin yokmuş,
içindeki ses kaygıyla tanıştırıyormuş seni.
yağmur: sessizliğiniz huzursuzluğunuzun sesi
diyormuş size. yankılanıyormuş yağmur:
ömrün bir şey anlatıyor sana, ama sen anlamıyorsun!
yağmur durmadan yağıyormuş:
hiçbir şey rastgele değildir.
hiçbir şey rastgele değildir.asfalt osman | 23.09.2006 22:45
- oldukça uzun süre saklanabilmiş, ve "artık kurtsun çık" diye bağırmamı takip eden şu dakikalarda, şımarık şımarık bir daha ne zaman oynayacağız diye şırıldamakta olan hayat kaynağı. hayat kaynağım.
stanley weber | 27.01.2007 10:32
- sonunda gelen...
pidzameta | 27.01.2007 15:43
- haftalardır meteorolojinin hafta sonu geliyor dediği fakat hala yüzünü göstermeyen, kendisini özleten doğa olayı.
mansiz | 25.02.2007 15:30
- cem adrian'ın can yakan şarkısı. her ne kadar adrian'ın yorumu muhteşemse de şarkıda beni yakalayan denizhan ın vokali olmuştur.. insana şarkının duygusunu kolaylıkla veren samimi bir sesi vardır vebu sebepten çok dokunaklı gelmektedir bana
sister moon | 02.03.2007 11:44
- dünyanın gözyaşlarıdır.
efendisiz | 04.03.2007 22:48
- sesiyle duygulandıran, en güzel öpüştüren....
acemiyazar | 04.03.2007 22:52
- başka bir dünyada başka bir zamanda "bizim memlekette de havadan su akar belli zamanlarda" desen nasıl şaşırırlar,ne tepki verirler merak içindeyim.
biz de yağmur yağıyo der dışarıya çıkmayız.öyle de denyo yaratıklarız.spirit | 04.03.2007 23:41
- bazen güneşi beklerken gelir ansızın,griler içinde...
ve hiç bitmesin istenen anlara fon olur en güzelinden...
dumanlar tüterken aralık camlardan,uzanan ellere düşer minik damlaları...banabinickbul | 04.03.2007 23:52
- hele beklenmedik anlarda, gecenin sessizliğine inat deliler gibi başladı mı evin için de koşuşturup, camları aralayıp, ellerinizi ve suratınızı sırılsıklam etmeniz normaldir...
minik sincap | 05.03.2007 09:02
- serçe kuşları gibi yağmur
çinko dama serptiğim
ekmek kırıntılarını
yiyor telâşlı telâşlı, tıkır tıkır.
serçe kuşları gibi yağmur.
nazım hikmetself abandonment | 17.03.2007 11:01 ~ 11:02
- dünyaya çok uzak gezegenlerden birinde geçiyordu zaman..saatler yavaş yavaş, yıllar aylar ömürleri süpürürcesine hızlı..yağmur yağacak birazdan..yeni silinmiş evlerin camları için üzülecek kadınlar..yeni çekilmiş fönü için saçların ve yine evde unutulmuş olmasına şemsiyenin..
dünyaya çok uzak gezegenlerden birinden bakıyorum sana..yine hayatla senin seçimlerin uymayacak gibi..yine kabul olmayan duaların yüzünden dinden imandan çıkacak gibisin..yanlış isimler dilinde kalbinde..yine canın yanacak çünkü bilirim hayat canına okuyacak..bağdat,istanbul,babil...hayır dünyadan çok uzakta bir yerlerde bir kadın ağlayacak birazdan..runtime da patlayan kodlar gibi takılıp düşecek hayat birazdan..bir yerlere saatli bomba niyetine acı bir bakış yerleşmiş..gözlerin umarsızca yere düştüğü anda bir yerlerde bir çocuk ölecek..
birazdan yağmur yağacak..runtime error | 18.03.2007 23:15 ~ 23:20
- cem adrian ın isterse müziğin her dalında muhteşem işler çıkarttığının göstergesi olan şarkı. yeteneğini sadece sesiyle göstermiyor beste yapma olayını da aşmış kendisi.
ill balanced | 23.03.2007 14:23
- "kaybedecek neyim kaldi, ne kaldi yagmur / vur yuzume yagmur"
onca seyin icinde, sadece ve bastan asagiya caresizlik'in sarkisidir. gecenin bir vakti canli dinlemek, sokaklara dokulup yagmur duasina cikmakla sonuclanir. yazmasam olmaz mi; dualar kabul olunmaz asla.
sonra ne geceden, ne karanliktan, ama en cok yagmurdan korkar insan.the girl | 18.04.2007 08:56
- iş hayatındaki tahrik edici unsurların en birincisi.
epeydir de gözden ırak olunca, daha da insanı kışkırtıyor bu güzellik.euphrates | 02.05.2007 11:58 ~ 12:00
- camın ardından öpücüklerini gönderen yaramaz..
pencereleri açıp içeri davet ettim, birkaç çekingen adım attı..
"ofis ortamına gelemem ben" dedi, kaçtı gitti enfes kokusunu genzimde bırakarak.. karşıdaki ağaçların yapraklarında zıplayarak el sallıyor şimdi.. iyi ki var..mismiyav | 02.05.2007 12:11
- dinlerken sağanak yağmurun başlamasını, hiçbir şey düşünmeden öyle sakince yürümeyi istediğim cem adrian şarkısı. yağmuru sevenler genelde melankolinin hastası olan insanlar olsa da aslında öyle değildir be. sonuçta pek çok şeyi temizlediği düşünülen bir hava olayıdır. gerçekten temizler mi bilinmez ama beni -izin verdiğimde/umursamadığımda- ıslatmasına izin verdiğimde rahatlatan sanki içimdekileri akıtıp da bir süreliğine yok olmasını sağlayandır. melankolikler için de "ağladın mı" sorusuna uygun bir kaçış olabilir tabi. ulan zaten içinde hiç melankoli olmayan insan yok ki.
evet. o halde bu şarkı bir nevi melankolinin dışa vurumudur. bencedir tabiki de dir.bill cleandon | 02.05.2007 18:24
- en sevdiğim ses.
cin ruhiye | 19.05.2007 18:43
- "yağmurun teni, tenim
bir adamı yağmur gibi
hem soyundum
hem giyindim
kime ne
yeter yağmuru kadının
bahçeyi söyletmeye" karviskali | 19.05.2007 20:16
- gözünüzden yaşlar akamadığı zamanlarda sizin için ağlayan...
dost...defne turac | 20.05.2007 23:26
- son zamanlarda duyduğum en güzel şarkılardan bu, son zaman dediğim de öyle bir kaç aylık bir zaman dilimi değil hani.. cidden ne zamandır böyle bir şarkı dinlememiştim. cem adrian'a mı denizhan'a mı kime hayran kalacağımı şaşırdım, tekrara aldım öyle dinleyip duruyorum. başka bir şey.
angie | 27.05.2007 22:48
- deli gömleği'ne ait harikulade bir şarkı.
hiç umursamıyordu olup biteni
tüm yaptığı dün gece
zırhını parlatmaktı
bak yağmur yağıyor
mezarlarımızın üzerine
bak gökgürültüsüne
bilinçlerimizin içinde
ama zaman yaktı kendini
göğe doğru haykırırken
göle doğru kaybolurken
zaman yaktı kendini
hiç umursamıyordu
hastalıklı kalp ve ciğer sesini
yüzündeki tekmeleri
bak yağmur yağıyor
hayatlarımızın üzerine
bak gökgürültüsüne
hayallerimizin içinde
ama zaman yaktı kendini
göle doğru haykırırken
göğe doğru kaybolurken
zaman yaktı kendini
ama zaman yaktı kendini
göğe doğru haykırırken
göle doğru kaybolurken
zaman yaktı kendini
hiç umursamıyordu
taktığınız maskeleri
tüm yaptığı dün gece
daha güçlü başlamaktıredlinetheturk | 30.05.2007 16:10
- "bu rüya olmamalı" diyerekten yataktan fırlamaya neden olan, sesi hep ama hep özlenilen, mağrur güzel.
euphrates | 07.06.2007 07:07
- ruhları da yıkasa dediğim rahmet. öyle güzel, öyle etkili.
wunsch vertrauen | 07.06.2007 07:23
- göğün hasta ruhlar için kaynattığı güzel ıhlamur.
kumral ada mavi tuna | 07.06.2007 10:26
- ne zamandır ortalarda yokken, tam da ağladığınız zamanda gelip, gözyaşlarınıza eşlik eden.
nefertarii | 07.06.2007 10:35
- insanlarin icindeki siirselligi ortaya cikaran bi doga olayi velakin kendimi tutamicam
ne zamandir ortalarda yokken tam da temizlikten sonra gelip yeni silinen camlarin amina koyan...cisterna | 07.06.2007 11:06
- ne cok ozlenenmis, sabaha karsi calisirken sesiyle insanin tum yorgunlugunu goturen, pencereden cocuklar gibi uzanarak yuze yagmasi beklenen ve daha fazla cazibesine dayanilamayip kollarina atilan. ertesi gune iki final varken, sirilsiklam sokaklarda aylak aylak gezip, sarap icmelerin sevgilisi. ne guzel opuyor kirilgan yuzlerimize düstükce.. düs gibi..
jiletlipasta | 07.06.2007 16:35
- turgut uyar'ın "senfoni"sinden dökülsün:
"bir yağmur yağsa beraber ıslansak."deli | 08.06.2007 15:31 ~ 15:37
- insana bütün yalanlarını çaresizliğe bağlayıp kalkıp gidebilme lüksünü hissetiren panzehir misali doğa olayı. sanki ne kadar çok yağmur yağsa ve hayatın gerçekçi yönüne dair ne kadar az konuyla ilgilenilse, her şey o kadar kolay olacak. hayır, böyle değil. sadece bir his o arap kızı pastoralliği; öğretilmiş sanrıdan başka bir şey değil.
ne zaman yağmur yağsa, hatıralar, selin sürüklediği yoğun bir çamur gibi, nefes almayı ve görmeyi engelleyecek, belki de duyularımı körleştirecek şekilde, iyi günlerinde bile kendini hastalıklı düşünceler üretmekten alamayan mantığımın duvarlarını koyu ve pis bir kahverengiye boyuyor.
o ne zaman ağlasa, yumuşak gri beyaz yanaklarından akan yaşlar ne zaman ıslatsa kapkara saçlı geceyi, kötü mü bu kadar yaşamak diye düşünür uyuyamam; hiçbir zaman bütün hissetmeden ve her geçen gün biraz daha eskiyerek ve kaybederek kendim dediğim duvarın yosun tutmuş bir tuğlasını daha.
toprak kokusu ve temiz hava dolacak diye umuyorum ciğerlerime ama yaş ve nem destekli, sızım sızım ince ağrılarla kaçıyorum kupkuru evime. bütün kemiklerim, eklemlerim alışık oldukları yatay hallerine dönmekte ısrar ediyorlar. loş, kuru ve havasız bir odada bu camlar mı tutuyor beni? ne kadar daha sürecek böyle?realsanto | 10.06.2007 03:20
- su grubuna ait muhteşem bir kız ismi. diğer muhteşem su grubu isimlerine ada veya su örnek verilebilir.
soleacor | 23.06.2007 21:31
- sözleri çok hoşuma giden bülent ortaçgil şarkısıdır.
uykusuzluk | 23.06.2007 21:33
- teoman'ın klasikleşmiş şarkısı.
http://www.youtube.com/watch?v=mwhocnhwmksjoshuazincir | 24.06.2007 15:04
- ne gözyaşıdır ne de ilk gençlik.
"hele bi yağ"atlantis | 26.06.2007 06:33
- tango tadında, kaya gibi bir suavi karaibrahimgil şarkısı. sanırım müzikomani'den.
çok güzel.
sözleri - anladığım kadarıyla- şöyle:
yağmur
yine yağmur
yine yağmur
çisil çisil çisil çisil yağıyor
o eski şarkımızı dinle
çisildeyen yağmur sesinde
anlatılmaz sıcaklığın var
rüzgarın her nefesinde
aylardır yıllardır yalnızım
bırakıp da gittiğin bu yerde
sarhoşlar bile başka sarhoş
meyhaneler öyle kederde
deli bir rüzgar gibiydin sen de
hüzünler dolu ömrümde
gençliğimi aldın da gittin
hasretin kaldı gönlümde
lalalal lalala alalalaalalaa..
rüzgar
yine rüzgar
yine rüzgar
efil efil efil efil esiyor
düşlerimde hep çıkmaz sokaklar
isyanlarla geri döndüğüm
beni bu artaca okyanuslar
yüreğim bir kabus kördüğüm
ağlamıştım veda ederken
yüreğimde lanetli bir sancı
oysa bugün yağmur yağarken
ben bir ayyaş sen bir yabancı
deli bir rüzgar gibiydin sen de
hüzünler dolu ömrümde
gençliğimi aldın da gittin
hasretin kaldı gönlümde
lalala alalalalala alalalalalaaa....
yağmur
yine yağmur
yine yağmur
çisil çisil çisil çisil yağıyorkumral ada mavi tuna | 04.07.2007 01:18
- aylar sonra, istanbul'da ilk kez toprak kokusu duymama sebebiyet vermiş, bereketin simgesi doğa olayı. bardaktan boşanırcasına yağarken, istanbul sokaklarındaki kiri ve pası ve sıcağın yollara kazıdığı o katı tabakayı da beraberinde götürüyor. uzunca bir süre sonra, nefes aldığımı hissediyor, ciğerlerimi toprak kokusuyla dolduruyorum.
yağmur istanbul'a yakışıyor.nuage | 13.07.2007 12:20
- küresel ısınmayı, susuzluğu kuraklığı geçtim. sırf keyfinin özleminden, hasretinden ölünebilir. şahsen bugün şimşekli, yıldırımlı, kapkaranlık, bardaktan boşanırcasına yağmurun dinmediği bir gün geçiriyor olsaydım havalara uçardım. yarın güneş açsın yine, razıyım.
diadra | 20.07.2007 15:15
- eskiler boşuna rahmet dememiş. yokluğunda anlıyoruz bir çok şey gibi yağmur'u biz de.
uzun süredir izmir'deyim. kışın çok az yağdı yağmur. ilk baharda da o yüzyıllardır bilinen ma-i nisan'dan eser yoktu.. şimdi yaz geldi, yollar haftalardır kupkuru. yağmuru getirecek bulutun ihtişamını, yeryüzünde oluşturduğu gölgeyi özlemek bir yana, şimşeklerin çakmasını, yağmur damlacıklarının birbiri ardına yeryüzünü sevgiyle kucaklamasını, ortalığa saldığı temiz havayı ve esen rüzgarı, oluşturduğu küçük çamurlu göletleri özledim..
dinmesinin ardından yaprağın sevinçle gülüp bana bakmasını, üzerinden düşen son damlanın toprağa ermesiyle huzuruna tanıklık etmeyi özledim.
o günü bekliyorum, herkes gibi ben de yeniden yağmurlu havada bu sefer bilerek ıslanmayı, toprağın kokusunu duymayı istiyorum. tüm kainatın, yeryüzünün, toprağın, bitkilerin, hayvanların, insanların mutluluğunu gözlerinden, ıslak saçlarından ve yüzünden okumak istiyorum.
rahmeti bekliyorum.
bu, duam olsun.
edit : delirmişim yağmursuzluktan be.nihilanth | 29.07.2007 20:26 ~ 04.02.2008 20:17
- bertuğ cemil'in çok çok güzel parçası.
uzun zamandır dinlediğim en güzel, en duygulu türkçe şarkılardan. çok fazla kafa patlatmadan ve çok sertleşmeden, güzel bir de vokal ile etkisi altına alıyor dinleyenlerini.
şu anda aklıma gelmeyen eski bir parçayı anımsatıyor bana her dinlediğimde ama, aklıma gelmiyor benzediğini düşündüğüm parça.
"yağmur, yağmur, yağmur, yağmur... geri verecek buharlaşan sevgimizi."nuage | 21.08.2007 00:15
- günün girdilerinden de anlaşılacağı üzere en iyi kadın cazcıların eşlik ettiğidir..
kadın cazcılara en iyi eşlik edendir..martenit | 28.08.2007 10:18
- özlenendir. geldiginde mis gibi toprak kokusu ile birlikte gelir. hatta o kadar özlenmiştir ki, topuklu ayakkabılar ve cici bici is kıyafetleriyle su birikintilerinde şap şap dans ettirir bazı delileri .
delilah | 28.08.2007 10:32
- en sonunda ankara'ya da yağan şeydir.
dediğim anda dinen şeydir.
ya ben lan neyse bişey demiyorum. sustum. hadi yağ, devam et.kibritsuyu | 28.08.2007 13:37 ~ 13:40
- gök gürültüleriyle bezenmesi gereken, bardaktan boşanırcasına tepenize yağması beklenendir. keyfi böyle çıkar.
biber | 28.08.2007 13:40
- eşliğinde bisiklete binmeniz gerekendir.
susayaci | 28.08.2007 13:42
- eşliğinde motosiklete binmemeniz gerekendir..
controlemole | 28.08.2007 16:04
- ben küçükken cep telefonu yoktu, çocuk aklımla annem dışarı çıkıp da hava karardıktan sonra eve geldiğinde endişelenirdim. içimden "annecim, ne olur gel, bak bir daha yaramazlık yapmicam" diye içimden kendisiyle konuşarak.
biraz önce açık pencereden hışırtılı birtakım sesler duydum yağmur sanarak, umutl pencereye koştum, rüzgarmış -peeee-. annemle ilgili bahsettiğim duyguyu hissederek "yağmur ne olur yağ, bak, 3 ay boyunca yağ, tüm yıl yağ, hiç şikayet etmeyeceğim, güneşli günler istemeyeceğim" dedim içimden.
küresel sıkıntı, ne biçim bir şeymişsin yahu!!!decafeinee | 02.09.2007 02:36 ~ 02:40
- bir insan adı.
orijini bilinmezdir.
türü tükenmiş bir böcek türü olsa gerek - tir.
insanların çocuklarına böcek ismi vermeleri de pek saçmadır.
gel gör ki bizler yaparız ya böyle şeyler.
öyle bir şey olsa gerektir.
özlemdir ya özlem...
şemsiye denen nesne ayıptır ona...
artık!
istiyorum yağ artık bol-ca.
ağıt da yakılandır;
böyle bir şey...medusa5 | 02.09.2007 03:01
- insanda psikolojik olarak güzel etkiler bırakan doğa olayı.
o yağıp kirli apartman çatılarını, yıkanmamaış arabaları, el sürülmemiş sokak lambalarını temizledikçe sizin de içinizi, yaşadıklarınızı, kötü anılarınızı silip en yakın mazgala bir daha izini görmemek üzere sürükleyecekmiş gibi gelir..hassan | 02.09.2007 14:05
- "yağmuru dinle gölgelerle oynarken
benim yerime de dinle bulduğun yerde o yağmuru"thunder storm | 17.09.2007 23:24
- "yağsa bir dert,
yağmasa başka ama
gözümle görüyorum:
küresel bir tarafı yok,
sadece damlaları damla."atlantis | 21.09.2007 03:16
- muhteşem doğa olayı.süper oğa layı.
bazen çok üzerime geliyor ama, dayanamıyorum.
severim.chosenone | 21.09.2007 03:47
- özlediğim. ama adam gibi olanını.
yağmurlu bir liman şehrinin çocuğuysan... göklerin yarılıp da saçağının altındaki birikintiye damladığı çok geceye uyanıp da dakikalarca o şıpırtılar arasında sokak lambasının önünden aceleyle geçen koca koca taneleri hayretler içinde izlediysen... hayatının en güzel anılarından biri o çok sevdiğin mavi gözlü beyaz tenli kızın da senden hoşlandığını anladığın, okulun bahçesinde sağanak altındaki beş dakikacık yürüyüşse... buz gibi denize düşen damlaların sıcaklığını bir kez dahi hissettiysen... sağanaktan kaçıp sığındığınız teneke bir damın altında bir kerecik de olsa öpüştüysen... dahası sırılsıklam deyince yüreğin şöyle inceden bir kabarıyorsa, yaşanacak şehir değil burası.monkster | 26.09.2007 03:38
- "yağmasa olmaz,
yağsa bir istanbul'da
yağma,
yağma yok
yağmur
bin bereket idi
anadolu'mda.
küresel bir paniğe gerek yok.
yağıyor
yağabildiğince işte.
amin."atlantis | 26.09.2007 03:50
- ıslatma koşullarına göre keyfe farklı etki eden şey.
dfbw | 14.10.2007 13:00
- haberlere bakarsanız çok zalim bir şeydir bu yağmur. kazalara neden olur, sel bastırır, duvar yıkar can alır. yoksa hıyar gibi araç kullananların, dere yatağına ev yapanın bir de bu evi dandik yapanın hiç suçu yoktur, yağmur yapmıştır.
agamemnon | 14.10.2007 13:04
- bazen terkettiğin bir şehrin veda gözyaşlarıdır...
okumamyokamaiyiyazarim | 21.10.2007 16:54
- insanın kendisiyle tamamen bütünleşen bir doğa olayıdır yağmur. gecenin bir yarısında projelerinizle uğraşmaya çalışırken birden bir gümbürtü duyarsınız o koca ve kalabalık şehrin ortasında, aşağılardaki evinizin kıyısındaki odanın cam kenarındaki masanızın yanından. ardından bir gümbürtü daha laşır kulaklarınıza, beraberinde ani aydınlanmalarla. sonra birden o şakırtıyı duyarsınız, çalan hijo de la lunayla ne kadar uyumlu olduğunu düşünürsünüz yağmur sesinin. boğazınızda düğümlenip duran bir şeyleri alır götürür o gürültülerle karışık şırıltı. sanki sizin yerine ağlamaktadır hıçkıra kıçkıra. gözyaşlarını sel gibi akıtırken, gürleyerek de acısını haykırır dünyaya. çığlıklarını gümbür gümbür atar. pencereyi açarsınız içeri almak için akıtamadığınız gözyaşlarınızı ve haykıramadığınız çığlıklarınızı. gözlerinizi kapar, yağan yağmurun sesine, huzuruna bırakırsınız kendinizi. sizin yerinize ağlayıp rahatlatmıştır sizi. boğazınızdaki düğüm yavaş yavaş kaybolurken su sesinin getirdiği inanılmaz huzur kaplar içinizi. dudaklarınızda beliren küçük bir gülümseme içinizin huzurunu yansıtır yağmura, gösterir ona teşekkür ettiğinizi bu yalnız gecenizde. yavaş yavaş açarsınız gözlerinizi. yine bir aydınlık kaplar bir anda her tarafı, ardından feci bir gümbürtü. bu da onun ağlaması, onun gözyaşları, onun hıçkırıkları herhalde dersiniz. o da rahatlasın diye dua edersiniz bu yağmurda. gümbürtü de yağmur da devam eder dakikalarca, belki de saatlerce. zamanı kavrayacak durumda değilsinizdir. aklınızdan geçen tek şey huzurdur. sizin ve onun huzurlu olmasıdır. acı çekmemek ve olanları kabul etmektir. yağmur yavaşlar, gümbürtüler hafifler, yavaş yavaş yok olur. sakin bir yağmur devam eder sadece. şırıl şırıl bir ses, insanın içini kaplayan hüzünle karışık huzur. derin bir nefes alırsınız. içiniz temizlenmiştir sanki gözlerinizi yumup açtığınızda. o yağmur içinize akmıştır ve içinizdeki kirleri temizlemiştir. sizin için yağmıştır, onun için yağmıştır. yağmur yavaş yavaş durulur. o içinizi kaplayan şırıltı yerini gecenin sessizliğine bırakır. yağmurun temizlediği bedeninize şimdi de sessizlik çöker. gözünüzü açarsınız tekrar. ümit edersiniz, dua edersiniz, huzuru ve mutluluğu için.
dasher | 25.10.2007 04:16
- erkin babanın ruhumuza çaktığı paslı kazık.
"o kadar üzgünüm ki
seni nasıl kaybettim"kumral ada mavi tuna | 03.11.2007 03:03 ~ 03:04
- adına en çok şarkı yazılan şey
gut | 04.11.2007 22:48
- her bir damla her bir insan gibi farkli formda, farkli boyda, farkli seste dusuyor yere. bundan sanirim bu kadar duygusal olmasi, bu kadar kendine has kokmasi. topragi sulasaniz da o kokuyu alamazsiniz, hicbir fiskiyeden firlayan damla yere dustugunde bir tek yagmur damlasinin gokyuzunden yere inerken, yerle bulusurken cikardigi sesi cikartamaz.
sunasan | 05.11.2007 01:50
- nedendir bilinmez, bilinse bile dile getirilmek istenmez belki insan denilen varlığı en çok etkileyen doğa olayıdır.
mesela şuan yağmur yağıyor, hem de nasıl bir yağmur. o çok bilindik sebeplerden dört gözle beklediğimiz... beklediğimize yakışır bir şekilde yağıyor. hep beklenilen, yağacağı da kesin olan ama bir türlü başlamayan o yağmurlar gibi birden başlıyor bu geceki de olanca gürültüsüyle. ilk başta korkutuyor, sonra gülümsetiyor, huzur veriyor, arındırıyor. içini buruyor sonra, bir yumruyla birlikte hüznü oturtuyor boğazına. alt tarafı yağmur bu ya, yeryüzünde buharlaşan hava yükselir yoğunlaşır falan filan işte ilkokuldan beri bildiğimiz açık seçik kaçınılmaz olarak öğrenilen, bilmem kaç kez tecrübe edilen şey. amma abartıyoruz ya, hakikaten şu insan denilen yaratığı anlamaya imkan yok.
şimdi yağmur yağıyor olanca şiddetiyle. ben önce koşup pencereye yapışıyorum, boydan boya yıkanan sokakları, griden sarıya dönen havayı izliyorum. şöyle bir yağmur da bana nasip olsa, içimi dışımı pürüpak etse gibi akla hayala sığmayacak bir ton düşünceyle yeterli süre seyrettiğime karar verdikten sonra yerime dönüyorum. ilk işim müziği kapamak, yağmur varken müziğe gerek yok, hele böylesi kendini dinlettiren bir yağmur başka seçenek bırakmıyor insana. sonra pencereleri açıyorum illa ki, hava ne kadar soğuk olursa olsun. kokusunu duymalıyım yağmurun. önce yağmurun kokusu, ardından yağmur sonrası gelen toprağın kokusu. yağmur yağarken bütün duyularımla hissetmem gerekirmiş gibi şartlanıyorum sanırım saçma bir şekilde.
nedir ya bu yağmurun olayı?
alt tarafı yağmur işte. su damlacıkları belli bir ivmeyle ses çıkartarak yere düşüyor. ben durduk yere uyumaktan vazgeçip kah seyre kah düşüncelere dalıyorum. o da yetmiyor çok matah bir şeymiş gibi kalkıp burda hakkında ahkam kesiyorum. bencil yaradılışlı bildik insan tavrı. yağmur yağıyor işte ya. yağıyor da sana mı yağıyor sanki, girdiğin triplere bak, hey allahım.felidae | 05.11.2007 04:07
- yazı küresel ısınmanın delirten sıcaklarıyla geçiren istanbul ve türkiye için bir umut olan doğa olayı.
gerçi ilk başlarda "özlemiştik seni" havası "lan yağma iki dakka"ya dönüşür.jasikevicius | 05.11.2007 10:40
- adam gibi altyapısı, tedbiri olmayan her büyük kentin baş ağrısı olan doğa olayı. yağınca trafik tıkanır, sel basar küfür edilir. yağmayınca susuz kalınır çıkılır dua edilir. doğanın neredeyse tamamen yok edildiği (çimler, güvercinler, fareler ve kediler hariç) bir yerde doğa olaylarının sorun yaratması çok da garip değildir aslında.
ozenti | 05.11.2007 13:10
- agustos un basinda bardaktan bosalircasina yagarak havuz basinda yapilacak dugunumun kapali bir salonda yapilmasina ve davetiyedeki adrese giden bazi misafirlerimizin sudan cikmıs balık gibi salona girmelerine sebep olan doga olayı.
7nesilyazarligidakacirdim | 06.11.2007 23:34
- meleklerin gözyaşı...
doğayı temizlediğini düşünürsek, yağmurun en fazla insanların içine yağmasını isterdim.pencere onu cicegi | 07.11.2007 21:44 ~ 21:45
- bülent ortaçgil'in çok hoş bir şarkısı. sözlerinin sahibi artur lundkvist'tir. yazarın ismi her yerde yanlış yazılmış...
katil | 10.11.2007 13:31
- her ne kadar türçe rap ve hiphoptan zerre anlamasam da, bu şarkının karakan yorumu gerçekten müthiş.klibi de gayet klas bir şeydi.
devourthedamned | 11.11.2007 17:14
- geçen seneye kadar varlığı hepimiz için sıradanken hepimize önemini öyle bir gösterdi ki, 2007 nin ilk 10 ayında ,küresel ısınma teranesiyle işi naza döktü.şimdi yalvaran gözlerle kafamızı gökyüzüne çevirip onu çağıralım istiyor.
kurtulamazsiniz | 11.11.2007 21:20
- evde deilsem nefret ettiğim , evdeysem hiç bitmesin istediğim, beni bencilce duygulara iten doğa olayı.
giygu | 12.11.2007 02:09
- funda arar'in sevgilerde albumunden cok bilinmeyen, cok sevdigim sarkilarindan biridir. sozleri gülsüm cengiz, müzigi yücel arzen'e aittir.
yagmur yagiyor sevdigim yagmur
kimbilir sen simdi üsüyorsundur
islak bir istanbul sabahinda sokaklar
kuru bir yaprak kokusunda rüzgar
yüzünün rengi griydi sensiz
istanbul sehri beyaz degildi
bulutlar marti kanatlariyla
düslerim beyaz beyaz degildi
basimiza kuslar çiçekler yagdi
tutkunu olduk bir sevdanin
basimiza kuslar çiçekler yagdi
tutkunu olduk bir sevdanin
ne acilar yasadik
ne günler geçirdik
yüregimde pasli
bir biçak sapli
yüzünün rengi griydi sensiz
istanbul sehri beyaz degildi
bulutlar marti kanatlariyla
düslerim beyaz beyaz degildimum boya | 12.11.2007 14:08 ~ 14:11
- sahilde, yağmur altında bağıra bağıra söylemek istediğim şarkıdır...
rockandcrops | 13.11.2007 20:15
- yıllardır merak ediyorum seni, üstümüzden zamanın geçişini...
her denize baktığımda, önümden geçen dalgalara dalıp dalıp düşlüyorum... acep, o sular senin gözlerine de değdi mi?
yeryüzüne hasretmişçesine inen yağmur, seni de beni sevdiği gibi sevdi mi?
saçlarından akıp giderken o damlalar, son gidişindeki gibi bir öfke seline mi karıştı ... yoksa sadece banaydı da öfken, o damlalar bir benden mi aktı dünyama?
hiç blemediğim sorular soruyorum kendime, her yağmur mevsiminde... bu böyle...alchoburn | 13.11.2007 20:26
- damlaların toplu intihar gösterisi.
lunedor | 18.11.2007 15:34
- geldi mi tam gelen, gitti mi tam giden.
eeengineer | 20.11.2007 23:06
- sözlerini artur lundkvist'in yazdığı yağmur şarkısını bülent ortaçgil söylediğinde şarkı 3 dakika 48 saniye sürer. zuhal olcay söylediğinde ise 3 dakika 10 saniye...
her ne kadar bülent ortaçgil daha canlı, birazcık da neşeli söylüyormuş gibi görünse de ikisinin versiyonu da adamı sikertir.
(küfür ettiğim için özür dilerim, yine de silecek değilim).ironick | 20.11.2007 23:39
- sesini dinleyerek huzur bulduğum.
thispe | 21.11.2007 02:31
- turkiye'den ayrilirken yagan ve beni asiri huzunlendiren sey.bir vedaydi sanki.ne kadar alistigimin en belirgini simdi bir damla dustu mu kendimi sokaklara atip donuma kadar islanmak istemek.ama malesef yagmıyor.cok ozledim be seni yagmur.birazcik yag,azicik,minnacik..
enmxl | 26.11.2007 02:16
- cem adrian'ın muhteşem şarkısı.. sonsuza dek tekrar tekrar dinleyebilirim.. şarkı zaten güzel ama ilk kez dinlicekseniz eğer, ilk olarak, youtube'dan ya da başka bi yerden, canlı söylenmiş halini dinleyin derim ben.
svlchsn | 28.11.2007 00:00
- berrak su damlacıkları. adına ‘’gök’’ dediğimiz bir dipsizlikten; bazen ağır, sakin, usul, bazen hınçla, küfrederek, haşin darbelerle tenimize/terimize değen bereket.
sakinken, sakince beklenir yağması, belki içimizdeki sonsuz hüzün de inecektir doğanın kaynağı gibi yeryüzüne.. acıyla ve sorguyla hareketlenmişken bilincimiz, istediğimiz şey oluşturduğumuz nedenli-nedensiz gerilimin de yok olmasıdır; dimağımızı bir hışımla temizleyip geçecektir yağmur, belki akarken en değmedik, en bilinmedik köşelere; oradaki bir anıyı da götürecektir rogar kapaklarındaki kocaman deliklere..ayrikotu | 30.11.2007 23:29
- herkesi saçma sapan bir depresyona sürükleyebildiği için en sevdiğim doğa olayı. sadistçe bir zevk alıyorum. favori. bir numara.
vicdani redci padawan | 01.12.2007 15:05 ~ 15:06
- tıpırtısı dımbırtısından kelli, altına girilecek şemsiye gibi yumurcak.
atlantis | 05.12.2007 02:35
- asfaltta yaptığı ışık oyunlarıyla güneş ışığı altında gözün gördüğü bayağı renkleri farklılaştırıp güzelleştiren, yine aynı asfaltta oluşan akislerle farklı bir boyuta geçmişsiniz hissi veren doğallık.
kendini arayan adam | 06.12.2007 23:34
- gözlerden düşen her bir gözyaşı ruha nasıl hayat veriyorsa, gökyüzünden düşen her bir yağmur damlası da dünyaya hayat verir.. zaten hersey bir damla ile baslar bu dünyada, bir damla sevgi, bir damla aşk, bir damla yaşam vb.
lady laura | 21.12.2007 01:11
- elle tutulup gözle görülebilen, uzayda yer kaplayan depresif bir $arkıdır.
muslum tangoze | 21.12.2007 01:26
- bugün hangi gün farkında bile değilim
hep aynı hep anlamsız bana
özlemeye değecek hiç kimsem yok ki
ne fark eder bir gün daha kapım çalmasa
biraz sonra gün doğacak perdelerime
neden tükenir zaman, neden biter gece
ne fark edecek, bu sabah değişen sanki ne olacak
biliyorum biraz sonra aynı yağmur yağacak
bugün hangi gün farkında bile değilim
hep aynı yalnız nasıl olsa
tek bir yaprak kıpırdamıyor yüreğimden
ne olacak bir gün daha kapım çalmasa..
zeynep talu'nun sözleri, aykut gürel'in bestesi ve güzelim düzenlemesiyle 1994 emelce albümünden emel müftüoğlu şarkısı.
"farkında bile değilim" dizesindeki nağmesi enfestir emel'in.uslanmadim | 27.12.2007 01:55
- günaydı, yağmur yağıyor
toz toprak kalktı yerden,
bir tek hüznün gitmedi gönlümden,
kaçıyor bak herkes benden,
seviyorum işte yağmuru,
bak neden;
tek başıma kalıyorum sokaklarda
içimde bir tek sen,
temizleniyor sonra caddeler,
hiç kirlenmedim ki ben.tcyx | 03.01.2008 21:03
- geç keşfettiğim güzel bir cem adrian şarkısı.
all rights rezerved | 06.01.2008 13:28 ~ 13:29
- bi şeyleri bağırarak isyan etme havası
reamonn | 15.01.2008 00:10
- ahmakislatani cok görmüstüm, yagmuru ve islandiginizi hissetmezsiniz ama birden önünüzden gecen arabanin farinda veya sokak lambasinda $akir $akir düsen damlalari görünce vay anasini dersiniz. bugün de tersini gördüm bunun. bildigin islaniyorum, ama yagmur yok. bir damla olsun görünmüyor! ne araba farinda, ne sokak lambasinda, ne de durumu netlestirecek herhangi bir fonda. yahu sac bas sirilsiklam oldu, yüz göz zaten birbirine girdi. bir sene önce ameliyatla gözlükleri attigima sükür ediyorum bir yandan, bir yandan da acaba gözler yine mi bozuldu, niye görmüyorum ben bu yagmuru diye paranoyaklasiyorum. aklima sadece kafasinin üzerinde kara bir yagmur bulutu yerlesmis karikatür kahramanlari geldi. bir de babacigimin kendisine yakistirdigi semsiyem bulut mahlasi. daha iki gün önce konustuk, ne güzel bulmu$sun, ben de istiyorum demistim. baska bir sey dileseymisim olurmus..
ranable | 18.01.2008 00:10
- sevgiliyle el eleyseniz istanbul sokaklarında, üstünüze yağan papatyadır aslında, yağmur değil.
ommanipadmehum | 19.01.2008 14:32 ~ 14:32
- sevgiliden uzaktaysanız, ıslatırken de yakabilen doğa oluşumu.
ommanipadmehum | 20.01.2008 01:41
- teoman'ın; texas'ın black eyed boy şarkısına öykündüğü iddia edilen şarkısıdır. halbuki -eğer benzerlikleri tartışacaksak- black eyed boy, beatles'ın while my guitar gently weeps'ine yağmur'un ona olan benzerliğinden çok daha net bir şekilde benzemektedir. keza beatles'ın şarkısı baştan sona mevzubahis melodi üzerine kuruludur ve pek çok beatles şaheseri gibi fevkalade ilham vericidir. pop tarihini incelerseniz eğer beatles şarkılarında geçen melodilere öykünen binlerce şarkı bulabilirsiniz. neticede ne texas ne de teoman -birbilerinden ya da beatles'dan esinlenerek- bu melodiyi çağrıştıran şarkılar yaptılar diye eleştirilemezler. hatta yağmur'u referans gösterip teoman'a hırsız demek kelime anlamıyla "aptal"lıktır.
blackdog | 21.01.2008 09:38
- yağmurlu bir günde arabanın altında sırılsıklam bir halde tir tir titreyen bir kedi yavrusu bulup, köpekler parçalamasın diye evine kabul eden sevilen kişiler pisiciğe ad olarak verdiğinde iyice anlam kazanan, türkçe'deki en güzel kelimelerden biri.
kedi büyüyünce psikopata bağladı, o ayrı.akincibeyi | 21.01.2008 09:43
- uyandı. bir süre tavana baktı. sonra gözlerindeki kurumuş çapakları hissetti. işaret parmağıyla biraz ovalayınca şakaklarına çarparak çarşafın üzerine düştüler. elini halının üzerine getirdi ve kalanları halıya ufaladı. biraz başını çevirdi ve perdeyi araladı (yatağının başucu pencerenin hemen altına denk geliyordu). hava kapalıydı; ufak ufak da yağmur atıştırıyordu. sevindi. hemen akabinde de arkadaki apartmanın en üst katı ve çatısının gökyüzü tablosuna karıştığını fark etti.. öff! gerçekten çirkin bir görüntüydü. zaten bu şehri hiç sevmemişti, griydi bu şehir, apartmanlar renksizdi ve egzos dumanlarıyla kirli görünüyordu. işte arkadaki apartman da bunun tam bir örneğiydi. gri, biçimsiz, estetik yoksunu, eski bir apartman. fakat bu sefer bir değişiklik vardı. ‘yağmur yüzünden herhalde. bugün o kadar kötü görünmüyor sanki’ diye düşündü. ama yoo… hala gri, hala biçimsiz, hala çirkindi. ama gün güzeldi, yağmur güzeldi. şehri güzelleştirmiyordu ama yağmurun kendisi güzeldi.
saat öğleni çoktan geçmişti. ders programına baktı. hemen çıkarsa 3 saatlik borçlar hukuku dersine yetişebilirdi. ‘gitsem mi acaba?... lan bu güzelim hava da boşa harcanmaz ki!... ehh sikerim borçlar hukukunu, gitmeyecem lan!... eee, peki ne yapsam?’ biraz düşündü. ‘aslında şimdi havuz çok iyi gider.’ ‘aferin lan, bi de sana salak diyolardı, bazen kafan çalışıyo. ehehe ehe.’ gülümsedi. şortunu, havlusunu ve bonesini çantaya koydu. montunu giydi, simit sarayına doğru yollandı. daha kahvaltısını yapmadan, yolda giderken kahvaltının keyfini çıkarıyordu. ‘romantik mi oldum, ne oldum amına koyayım.’ iki poğaça, bir açma, iki bardak çayla süper bir ziyafet çekti. tabi otururken yağmuru görebilmek için yola bakan bir masayı tercih etmişti. yan masada iki eleman vardı. biri yağmurdan şikayet ediyordu. tokatlamak istedi onu.
kahvaltıdan sonra okulun havuzuna gitti. fazla kalabalık değildi. 6. kulvara gitti ve suya atladı. su sıcak, güzeldi. yüzdü de yüzdü. arada başını kaldırıp dışarıya bakıyordu. yağmur bayağı şiddetlenmişti. kulaçlarını daha bir şevkle atmaya başladı.
duşunu aldı, üstünü değiştirdi ve çıktı. yağmur hala yağıyordu. metroya kadar yürüdü. tam inecekken, birkaç durak yürümeye, metroya oradan binmeye karar verdi. yürürken bir sürü şey düşündü. kafasında o kadar çok görüntü, ses, düşünce vardı ki, ne düşündüğünü kendi bile anlamadı. ama güzeldi. arada arabaların farlarına bakıyordu, yağmurun şiddetini kestirebilmek için. ‘yağar bu daha, yağar.’ belli belirsiz, salak salak gülümsüyordu.
evine geldi. bir şeyler yedi. ‘off be, şimdi ne matrix seyredilir ha!’ dedi. o sırada aklına annesinin gönderdiği koli geldi. kakaolu kek vardı galiba. bir bardak da süt ısıtsa yanına… ammannn, dadından yinmez valla! filmini seyretti, kekini yedi, sütünü içti. ‘biraz da kitap okuyayım, sonra zaten uykum gelir.’ arkadaşından aldığı kitabı açtı. ‘kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür.’ ‘bu ne demek lan?’ 1-2 saat okudu. iyice uykusu gelince bıraktı. işığını kapatmak için kalktı, dönerken perdeyi açıp dışarı baktı: hala yağıyordu. başını yastığına koyduğunda cama çarpan yağmur damlarının tıp-tıp’larını duyuyordu. ‘güzel ya, iyiyim böyle.’plotzlich | 23.01.2008 00:11
- yılın bu aylarına kimileri sonbahar, kimileri güz kimileride hazan derdi. kimi yerde yağmur, kimi yerde kar kimi yerde güneşin acımasızlığı olan bu mevsimde bizim topraklarda yağmur a özlem tüm yüreklerin eğemenliğinde ve sıcağın sarhoşluğunda ki zihinlere hülyadır.
birkartal | 29.02.2008 03:16
- remix müessesesine karşı duyduğum nefretin alnını karışlayan dolu dizgin bir ümit sayın şarkısı. zira şarkının remix versiyonu aslını açık ara sollar. bir garip sona kavuşturur ellerinden yağmuru.
kumral ada mavi tuna | 06.03.2008 02:30
- edebiyatın vazgeçilmez duygu imgesi. yağmurun etkilemediği bir yazarın değil yazarlığından insanlığından şüphe ederim.
mustagrip dusmani | 12.03.2008 00:28
- cem adrianın en iyi şarkısı.
urgakina | 18.03.2008 22:48 ~ 22:49
- "tanrı yağmurdadır"
speedy gonzales | 20.03.2008 18:21
- yeryüzünün hüznü yetmiyormuş gibi gökyüzünün de hüznünü üstümüze indiren doğa olayı...herkes bi tarafını sever yağmurun.yağmurda dolaşmak,toprak kokusu,izlemesi...bir sürü şarkıda geçer bu yağmur!kimi zaman aşk kokar ama en çok hüzün!benimse uykumu getirir yağmur bir de depresif kılar!bu kötü halden başka nasıl kaçılır ki zaten?
lugalbanda | 21.03.2008 22:02
- cem adrian'in seslendirdigi ilk album cikis parcasidir.
ayicagatay | 24.03.2008 17:32
- adının geçtiği hemen hemen bütün şarkıların muhteşem olduğu, altında ıslananları kendisine aşık eden, aşıkları birbirine daha bi aşık eden, kokusunu duyan herkesi sarhoş eden hoş bir his...
cascada | 29.03.2008 22:50
- yaraticilik isteyen islerde ilham perisi.mutluluk kaynagim.hele ki gunesli havada yagiyorsa tadina doyulmayan,tabiatin bize en guzel hediyesi.
silvio | 30.03.2008 16:41
- gözyaşı kamuflajı
huissi | 30.03.2008 17:02
- bu kadar geç keşfetmiş olduğum için acayip üzüldüğüm, muhteşem cem adrian şarkısı.
a7x | 28.04.2008 23:58
- kahverengi bir ayrılıktır ekim. çocukken yaptığım çöpten adamlar üzerime gelir, paramparça hissederim kendimi, parçalarım ayaklarıma batar, sonra yağmur yağar, herkes susar..
artık yabancı birkaç gözyaşı vardır gözbebeklerimde. yabancıları sevmezler bu kentte. küçük çocuklar taşla kovalarlar arkamdan, sonra yağmur yağar, sırılsıklam olur düşüncelerim, düşlerimde bir aşk; ayrılığın söndüremediği..
bir kadın gelir kente. yabancıları sevmezler bu kentte. güzel kızıl saçlarının arasına bir kaç yıldız karışmıştır. çalakalem bir kaç aşk şiiri yazılır. martılar telaşlanır, nereden geldiği belirsiz bir rüzgar alır götürür arka sokakları, sonra bir yağmur başlar, süpürür mutsuzlukları..
sonra ben martılara hüzün talimi yaptırırım, bir kaç gemi yüzdürürüm hayallerimde, salaş meyhane köşeleri, uykusuzluk nöbetleri, karanlık geceler.. bir yıldız daha kayar 27 yaşında. ben sensizliğin yasını tutarken bir yağmur başlar bulutların ağladığı. kızıl saçlı kadın şehri terkeder, oyun biter, ışıklar söner, perde iner, sahne bir sonraki gösteriye hazırlanır..xespa | 30.04.2008 23:39 ~ 08.05.2008 00:14
- "(...)
yağar ki sokaklarda bir uzun yağmur
ıslanırım ıslanırım anlamam
sanki nedir bir yağmurun güzel olması
sahi bir yağmurun güzel olması
yağarken kendine severek bakmasından."
[edip cansever'in "eski bir takvim için şiirler"inden]deli | 20.05.2008 15:00
- burjuvazinin veranda müziği. ateşli sosyalist nesillerin ekeceği devrim tohumlarını yeşertecek doğa ana hediyesi.
oed | 25.05.2008 03:50 ~ 02.06.2008 20:29
- evet aklımda yağmurla ilgili bir şey var.
öyle süslü püslü kelimelere,uzun uzun anlatmaya gerek yok.
yağmuru sevmiyorum.
yağmur güzel felan da değildir.roseberry | 26.05.2008 18:56 ~ 14.06.2008 10:46
- kendisinden yaka silken united kingdom vatandaslarindan ozur dileyerek hep yagmasini istedigim.
the golden pen | 01.06.2008 19:08
- yağdığında, heryer buram buram toprak kokar. tüm gereksiz sesleri siler kendi sesiyle. görüntüler bulanıklaşır, tüm vücudumuz sarılır. ve kimse ağladığımızı göremez. ölmek böyle birşey olsa gerek.
buzkran | 04.06.2008 22:36 ~ 22:38
- an itibariyle istanbul'un göztepe nahiyesini şenlendirmiş, günlerdir sırtımın niye koparcasına ağrıdığını bana çözdürmüştür.
delimine | 06.06.2008 21:54
- küçükken sokağa çıkmama mani olduğu için yağmur yağdığında çok üzülürdüm.
sokağa çıkma hakkımızı elimizden alan sinsi bir düşman olarak görürdüm kendisini.
halihazırda sokakta oynarken yakalanıp da ıslanmak ise evde yenilecek sağlam bir azar anlamına gelirdi.
bu yüzden hiç sevmedim ben yağmuru küçükken.
ancak şimdi, bahar bile görmeden kıştan direk yaza geçmeye başladığımız bu kuraklık yıllarında, ara sıra yağan yağmuru bir dost gibi karşılamaya başladım.
yere düşen her damla artık çok değerli. bana tarif edemeyeceğim bir mutluluk veriyor yağmurun yağdığını görmek.
kapalı bir hava yağmur umudu taşıyor. eskiden sabah kalktığımda açık, masmavi bir gökyüzünü görmekten mutlu olan ben, şimdi hava kapalıysa "belki bugün yağmur yağar" diyerek içten içe seviniyorum.
artık seni seviyorum yağmur. ne olur daha sık gel.
ankara seni çok ama çok özlüyor.akincibeyi | 07.06.2008 15:38
- özellikle bahar aylarında,
salyangozların , - daha sevimli tabiriyle - sümüklü böceklerin,
elma dersem cik armut dersem cikma vecizinden hep ama hep elma tercihini kullandıklarıdır,
bu arkadaşlar bulundukları çalılardan, otlardan ne zaman m2 ye 100 gram ve üzeri yağmuru görseler,
sahip oldukları içgüdüyle olsa gerek, arpa boyu moyu demez,
ulan çıkmayayım ben ezerler gecerler endişesi duymadan,
kendilerini yola patikaya atarlar.soloz | 11.06.2008 10:25 ~ 10:42
- derin bi nefesle içinize dolan huzur.
inner silence | 29.06.2008 13:25
- bir anda gelip insanın içini temizleyiverendir..
mismiyav | 29.06.2008 13:29
- bir temmuz sabahı, herkesler uykusunun son demini alıyorken inceden başlayıp yağan ferahlık. henüz kimse farketmedi onu ama 1 saate kalmaz her pencereden bir baş gökyüzüne bakacak.
back to the future | 06.07.2008 06:25
- temmuzun ortasında, önce elçisi siyah bulutu gönderip haber veren sonra tüm ihtişamıyla saldıran büyük imparator. gökyüzünden yeryüzüne milyonlarca ok ile saldırıyor. buna daha fazla dayanamayız.
mies | 16.07.2008 11:05
- fonda black çalıyorsa istemsiz eşlikçisi olma olasılığınızın yüksek olduğu harikulade doğa olayı
flufy | 16.07.2008 11:08
- yazın ortasında,altına girip hayata döndüğüm şey. ne güzel bişeysin sen be.
ptahmos | 16.07.2008 11:13
- benim için kahve, battaniye ve kitabın en mükemmel tamamlayıcısı. tabii cam kenarında, mümkünse kalorifer eşiğinde. ve pek tabii kışın.
yazın ise ferahlık ve nefes almak, sokakta olmak, pıtır pıtır ıslanıp mutlu olmak, gocunmamak, şemsiye açmamak. sabah istanbul caddelerinde yürürken yaptığım gibi. mis.minikhipopotamcezve | 16.07.2008 11:14
- sabah sabah "noluyo lan?!" diye uyanmama sebep olan doğal olay.. zira en üst katta oturuyorsanız çatıdan gelen dolu seslerini de duyarsınız. bi de bunu gök gürültüsüyle birleştirin, alın size şahane korku filmi!
beni maymunlar buyuttu | 16.07.2008 11:16
- naci en alamo eşliğinde öldürücü olabiliyormuş bu.
arrsu | 16.07.2008 11:26
- müzik dinlememe ket vuracak güzellikte efektlere sahip tek doğa olayı.
kirmizi tuborg | 16.07.2008 12:11
- birleşik krallıkta kış civarlarında sırf uyuzluğuna yağar bu iç sıkan şey ve illa yağar. bazen biri ıslak bi bezi sıkar tepeden, bazen işer tepene bazen duşu açar, ses yok bişi yok yukarı baksan, gök, ben yapmadım gibilerinden kafasını çevirecek gibidir, oralı olmamak da mümkün değildir, içinde bi sıkıntıyla oturursun evde muşmula gibi suratla ve suratsız bir 'bully'den nefret etmek çok zordur. kışın psikolojisi bozuluyor havaların. yaz yağmuru olayı daha samimidir en azından adamlar eğleniyor gibidir tepede güm 'obaaaa' falan yaparak, bulutlar halay çekerek gelirler davulla falan 'hayi beyler' insanın katılas gelir, en azından benim gelir.
vomitive | 16.07.2008 13:09
- savaş çağman şarkısı :
yağmur nişan koy duvara
bir avuç tuz erir gider
gördüm geçti el oğluyla
yarım ay sön, sabahlar güç
kiraz dalı kırılmış mı
meraktanmış sevda sandım
yağmur tuza kanar mı hiç
bir tutamla yetinir mi
gördüm geçti el oğluyla
yarım ay sön, sabahlar güç
kara kaşlar, gözler ela
kura kura ben kendime ettim
gördüm geçti el oğluyla
yarım ay sön, sabahlar güç
yarım ay sön, sabahlar güç
kiraz dalı kırılmış mı
meraktanmış, sevda sandım
kopuz : erkan oğur
duduki : ertan tekin
(bkz: sevda harfleri)
sözler emprovizasyon içerebilir.ansitu | 22.07.2008 06:48
- temmuzun ortasında bile bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyormuş hissini veren piyano eşliği, nükhet ruacan'ın o güzel vokali ve taşıdığı hüzün ile hayatıma giren en mükemmel şarkı. hiçbir şarkının bu kadar sade ve etkili olabileceğine inanmıyorum.
not: kesinlikle benimle oynar mısın albümündeki halini kast ediyorum.sabloncu | 24.07.2008 20:04
- kış aylarında battaniyeyi üstüne çekip, eline çay alıp cama baka baka kitap okuma sebebi...
neptun savascisi | 24.07.2008 20:26
- evde oturmak yerine inadına dışarı çıkılası, sonuna kadar yaşanası ve sırılsıklam olunası. sonra eve dönlesi, bir ılık duş alınıp sırak birşeyler içilesi.
mumyn | 24.07.2008 20:38
- tanrının bahçesindeki çiçekleri sularken ördek-kuğu karışımı gövdesi ve ucunda duş başlığı benzeri bir aparat olan aleti kulladığı için gerçekleşen doğa olayı.
lunedor | 24.07.2008 21:05
- istanbul'u bu yaz ikinci kez ziyaret etmekte olan şahane.
daha 2-3 hafta önce yabancı biri "yazın yağmur yağar mı istanbul'da?" diye sorduğunda "nadiren" diye cevap vermiştim. beni mi yalancı çıkarmaya çalışıyor nedir?
çok seviyoruz, serin serin oh.
3 gün sonradan gelen edit: oha adama rezil oluyorum, durmadı yağmur 3 gündür!delimine | 26.07.2008 21:16 ~ 29.07.2008 10:24
- güneşli ve sıcak bir havaya çıkıp, saçlarınızdan sular süzülür halde eve dönmenize neden olan şeyse bir yaz akşamı, muhteşemdir!
zelyot | 26.07.2008 21:29
- yağmasıyla insanları mutlu eden doğa olayı..
sezgi | 26.07.2008 21:32
- doğanın ortaya çıkardığı en güzel ve natural kokunun odama bu yaz 2. kez girmesini sağlamıştır bu akşam ki yağmur.. huzur verir..candır
the passion is life | 26.07.2008 21:32 ~ 21:35
- su damlaları gözlerde kırılma yaptığı için sevdiğini çok güzel gösteren doğa olayı. kadının yüzünde o denli doğal , öyle şaşkın ve ürkek ifade oluşur ki erkek sevdiceğini öpmek ister. millet yağmurdan kaçarken garibim erkek kızcağızın saçlarına olsun bir öpücük konudurmak için kırk takla atar. kolunu ıslanmasın diye omuzuna atar gibi yapıp hafifçe saçlarına öpücük kondurur. işin güzel yanı kadın kısmı o gün kuaföre dünyanın parasını vermiş, yağmur saçlarını bozmuş olsun, yağmura helal olsun. çünkü o öpücük ömre bedeldir.
tulay1959 | 26.07.2008 21:40 ~ 21:41
- iki gündür yapış yapış bir sıcaktan bunalmış istanbul'u (avrupa yakasında yağıyor mu bilmiyorum) şu sıralarda serinletmekte olan; bu yüzden insanda bir muhteşemlik intibaı uyandıran, bir görmemişlik durumu yaratan doğa olayı.
23sifiralti | 26.07.2008 22:16
- ruha detoks yapan yağış türü
huissi | 26.07.2008 22:28
- rüzgar dindi.. şimdi, yağmur gelecek mi?
yetecek mi, bulutlar? tarrega | 31.07.2008 12:01
- eskilerden güzel bir teoman parçası.
dayanmak zormuş meğer
sonu belli oyunlara
reddetmeye gücün yoksa eğer
oysa ki özgürlüğü seçmek
başka vücutlar sevmek
bir şehri tam kalbinden
beyninden
vurup gitmek
var aklımda
bir yağmur çok uzaklardan
çağırıyor
gelirsen, severim
diyor
her maske bir şey söyler
nefretler sevgiler
bırak artık sevmiyorsan eğer..pepe quarte | 02.08.2008 15:16 ~ 15:18
- tenis katili..
koparnick | 02.08.2008 23:04
- gökyüzünün şarkısı.
sesiyle huzur dolu uyur insan.inner silence | 12.08.2008 04:21 ~ 04:22
- bir gün bitmiş olacağını düşünmek geri kalan her şeyin bitmesini düşünmekten daha korkunç gelen, dinginliğin yeryüzünden insanın içine akma yolu yordamı. altında her şeyin daha bi güzel olduğu, daha bi tatlı yaşandığı. insan hayatında, 3 aylık yokluğunda başka hiçbir şeyin bırakamayacağı özlemi uyandıran yegane doğa harikası. aura silicisi. tranquality büyüsü.
silencender | 26.08.2008 23:08
- bir yaz gecesinde müziği kapattırmaya vesile.
insanı kendine dinletmeye..
insana kendini dinletmeye..
rahmet gerçekten de..mandalina kiz | 31.08.2008 02:53
- hep aynısını çağrıştırır bana,
hep aynı soruyu sordurur,
tom waits mi yağmura eşlik eder,
yağmur mu tom waits'e.?soloz | 05.09.2008 15:11
- aynı anda her yerde yağmaması tanrısal bir ironi olsa gerek dedirten kontrolsüz hüzün, saklanılamayan keyif..
tarrega | 10.09.2008 09:56 ~ 10.03.2009 13:34
- yağdığı zaman interneti bile yavaşlatan su kümesi. ama nedendir sadece buralara mı özgüdür bilinmez.
macheng | 10.09.2008 22:18
- çok çelişkili ifadeler veren bir ahir zaman hükümlüsü, pencere önlerinde vakitsiz görüş günleri sızı'ntısı, iğri iğri düşen toprağa; hallarını sonbaharlara yazan..
"avucumda ellerin yerine.." bazen;
"bugün yağmur bir kadın saçıdır
yeryüzüne dökülen.. dinle, yağmuru dinle.." bazısına,
"bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek.." kimilerince; şartlı tahliye..endless666 | 10.09.2008 23:11
- hava patladı patlayacak. güneş de küsmüş yüzünü gizliyor. ara ara atıştırıyor yağmur damlaları.
ben de bulutluyum, patlayacak gibi küsmüş gibi... gözlerim de ıslak gibi. islak ve daha çok ıslanmasın diye suskunum. konuşsam belki güneş açar, belki biraz açılır hüzün bulutları. kalbim bu kadar yorulmaz ağırlığından anıların. belki sen gelirsin yine, sırtını dönüp gitmezsin dilini bilmediğim ülkeye.
ben artık pek kendimden yazamıyorum. kendimden anlatamıyorum da. sanırım kendime bakamadığımdan, kendimle konuşamadığımdan. bir iki gecedir uyumadım, belki ondan rüyada gibiyim. duyduklarım gerçek gelmiyor. sanırım ondan mutsuzluğumda bulutlu.
yağmuru çok severim. içim sıkılmaz kapalı havalarda. tersine içime çocuksu bir sevinç dolar, dışarı koşmak isterim. saçlarım tamamen ıslanana kadar durmadan yürümek... öyle bir gün var sanki... yağmurda ıslanmışız koşa koşa, üstümde sarı bir yağmurluk ellerim üşümüş; yağmurluğun fermuarını sen çekmişsin. öyle bir gün var mı? belki o rüyaydı, bir hayal belki... biz hiç yağmurda koşmadık ki. hiç dokunmadık birbirimize. hiç bağıra çağıra kavga etmedik. ben hiç ağlamadım karşında. belki sen hiç ben olmadın sevgilim...
yağmur yağacakmış 5 gün boyunca. meteroloji sel ve yıldırım için uyarıyor. oysa ben selden, yıldırımdan korkmuyorum. sensiz yağmurda koşmaktan korkuyorum.rajas | 17.09.2008 13:00
- yağsa dersin, yağmaz bir türlü, öyle bir inattır. yağdı da mı öyle bir boşalır ki göklerden kuraklığa bu kez de sel olur yağar.. üzerinize afiyet.
bir takım tanrıların çocuğudur yağmur, yağışından belli ama bize daha fazla saygı gösterse daha iyi olacak.
"daha düzenli .. bizi ey yağmur!"atlantis | 21.09.2008 01:43
- tüm yaz boyunca hasret ile, dualarım ile gelmesini beklediğim, özlediğim ve zaman zaman yalvarıp yollarını gözlediğim doğa olayı. yola çıkmadan önce kokusunu gönderiyor gökyüzüne, rahmetim geliyor, hazırlıklı olun, fırsatı değerlendirin diyor adeta yaradan.. çisiltiler tek tek temas etmeye başlayınca toprağa, sıçrayan her tane beraberinde bol bol huzur, mutluluk ve ferahlık getiriyor insanlığa..
oligomer | 21.09.2008 23:23 ~ 24.09.2008 17:09
- bir siya siyabend $arkisi.
yagmur yagiyor beyoglu'na
kaci$ti tum kediler
sen kaci$tin, ben kaci$tim
yagmur yagiyor
firsat oldu kendi yolumuza gitmek icin
derinlere
derinlere inmek inmek icin
bu yagmur
bu mevsimde
salincaklara baglanmi$ yildizlardan sallanir a$iklar
uyanmak istemez hicbir $air
bu ruyadan
hicbir $iir
uyanmak istemez
hicbir $iir
bu uykudan
uykudan
($arki nefis ancak "salincaklara baglanmi$ yildizlardan sallanan a$iklar"i kafamda bir turlu canlandiramadim. yildizlara baglanmi$ salincaklardan sallanmak daha bir canlandirilabilir oluyor sanirim. bu tamamen benim me$e odunuyla ayni kokenden gelmemle alakali olabilir)piedra | 27.09.2008 21:10
- $u anda ankara'da fazlasiyla olan hadise. ama harika yagiyor, oyle adami baymadan, firtina neyim cikartmadan. yava$ yava$...
kisacasi: supperturbo6kv | 27.09.2008 21:14
- şu anda zonguldak'ta abartılı derecede olan hadise. korkunç yağıyor. ağaçları sarsarak, fırtınayla birlikte. göz gözü görmesin modunda...
kısacası : sel olabilirglorious | 27.09.2008 21:17
- aileden, eşten, dosttan, sevgiliden ayrı geçirilen ilk bayramda dışarısı günlük güneşlik de olsa içinize yağandır.
acemiyazar | 30.09.2008 18:54
- arındırır...
eat the distance | 03.10.2008 22:44
- yağdığında şimdi dünyaya hiç kimsenin olmadığı bir yükseklikten bakmak vardı dediğim doğa olayı.kesinlikle güzel olmalı.
en hizli adam | 03.10.2008 22:57
- an itibariyle istanbul şişli'yi esir almış, insana ilk anda kahve&battaniye ikilisini hatırlatan, sele dönüşmedikçe, can yakmadıkça altında bile olsam çok hoşuma giden romantik doğa olayı. işyerinde olunca sadece kahve koyabiliyorsunuz tabii, buna da şükür.
minikhipopotamcezve | 08.10.2008 14:06
- nilüfer'in bir selam yeter isimli albümünden bir hazin şarkı.
binlerce yağmur şarkısı arasında en kendi içine dönük olan belki.
öyle sessiz, öyle buruk, öyle sevgili.kumral ada mavi tuna | 08.10.2008 16:17
- ilk kez bir 14 şubat günü buluştuğum ve o gün çıkmaya başlayıp yollarda kar yağarken elele yürüdüğüm, aynı günün akşamında yanlış anlaşılan bir sms sonucu postayı yediğim, tek günlük maceramın ve en enteresan sevgililer günü hikayemin diğer kahramanının ismi.
gsktp | 11.10.2008 19:45
- yağmur, yer yüzündeki en güzel müziktir tabiatın bize canı istediği zaman dinlettiği, saf, temiz, dingin, ferah, özgür, serin ve duru.
jusiyans | 17.10.2008 18:21 ~ 24.12.2008 16:09
- içinin buhranını şefkatle tarayıp, düğümlerini şehrin muhtelif deliklerine akıtan dev tarak.
odrade atreides | 25.10.2008 16:49 ~ 16:53
- doğal sulama sistemi.
prozac | 26.10.2008 16:42
- her düşen damlasında ıslatmayan ısıtan...
uzaklaştırmayan yakınlaştıran; ayırmayan bağlayan..
bir yağmur... çocuk ruhuna dokunan ürkekçe,
yürekten gözyaşına ulaşıp umarsızca damlalara karışan; ordan dudaklara tuz olan..
bir yağmur ki aslında güneş olup bulutların ardına ulaştıran...
gökyüzünün hırçınlığından denize doğru şefkatle ulaşan.
kumsalla denizi birleştiren dudak dudağa... likeaprayer | 28.10.2008 20:56
- insanların beklentilerinden habersiz hep aynı saflıkta, o insanların üzerine düşendir. bazen sevdaları yeşertmesi istenen, bazen ümitsizlik çamurunu üzerimizden söküp atmak için yüzümüzü yukarıya çevirten, bazen buharlaşan sevgilerin tekrar üzerimize düşürmesi istenen, bazen acıları alıp denizlere götürmesi istenen, bazen kavuşamayanları tıpkı vadiler gibi birleştirmesi istenen, bazen de sadece yağması, hiç durmadan ve hep aynı hızda, her şeyi unutturması ya da hiçbir şeyi silmemesi istenendir. bakan gözlerdeki yansımadır, kendi saflığında yağarken.
macheng | 19.11.2008 22:19
- plastik cizmelerle daha bir katlanilir.
mojosuki | 19.11.2008 22:25
- erken kararan bir günün henüz yeni yorgunluğunu hissederken işten eve dönüş yürüyüşü sırasında, ortamın sisle karışık nemli olması bazen tercih sebebi iken bazen de yağmur bulutlarına özel alerjileri olan ve baş ağrısını artık göz kapaklarında hisseden bünyeler için uyumak ve günü bitirmek anlamındadır yağmur.
murgidil | 19.11.2008 22:30
- eski oyun arkadaşım. akşam oyunlarımın eşi. garip bir alışkanlığımın musebbibi kendisi. yağmura bağlı biriyim galiba ben. ve bu bağlantının temelleri çok küçük yaşlarımda atılmış. şöyle ki, hava kararmak üzere, yağmur küçük küçük başlamış belli ki hızlanacak. daha ilkokuldayım. hemen içimi bir sevinç kaplıyor ama ürpertili bir sevinç bu. ürpertinin nedeni birazdan anlaşılacak. hemen balkona çıkılıyor, iki şezlong karşılıklı koyulup, yatılacak duruma getiriliyor. küçük bir yastık ve incecik bir pike, ve küçük jondaff balkonda yağmurun hızlanmasını bekliyor şezlonga yatarak. işte o yağmurlu havada incecik battaniye altında üşümek, böyle hafiften titremek kadar sağlam bir anı yok aklımda, böyle güzel bir hissiyat yok. gündüz oyun oynarken uğur böcekleri toplanıp kavanoza koyulmuş, onlara biraz eziyet edilmiş, onun suçluluk duygusu var olması lazım üzerimde ama işte unutmuşum hepsini, öyle mutluyum. annem ikide bir kapıyı aralayıp, donacaksın gir içeriye diyor. daha kalın bir şey ört üstüne. ama hayır işin güzelliği üşümekte. sonra yağmur yağınca herkes içeri kaçıyor, tv izleyip yemek yiyorlar, arada sadece bir iki arabanın sesi var. butun evlerin pencerelerini izliyorum, o da başka bir güzellikti tabi. yağmurun sesine şarkıyla eşlik ediyorum, mırıl mırıl, kendi kendime. yarebbim ne kadar mesudum. hikayeler uydururdum bir de yağmur yağarken. anlatırdım masalcı teyzelerden duyduğum gibi. yağmurlu hava resmen hayal gucumu geliştirmiş. beslemiş beni. azıcık duygu yoksunu olarak bilinen bir insan olmama rağmen o yağmurlu hava birazcık hissetmeyi öğretmiş bana. beni seslere, kokulara duyarlı yapmış. şu an beni toprak kokusu kadar mutlu eden bir koku yok. ama ben teşekkurumu güzelce edemedim. bana küçükken arkadaşlık yapmış olan yağmur hala yağıyor, hala çok güzel ama ben kendimi eskisi kadar mutlu hissedemiyorum bazen o yağınca. o eski, güzel, hala ruyalarımın mekanı olan evde de yaşamıyoruz artık. şimdi çıksam şu halimle balkona, yatsam, deli derler. çıkasım da yok zaten. dışardayken yağdığında dayanamayıp yine kocaman gülüyorum da işte o eski iç ürpermesiyle karışık sevinç yok. büyüdükçe bir şeyleri hissetmeyi de unutuyorsunuz ya da insanın hırsları elinde olmayanla mutlu olmayı öğütlüyor. ulaşamayacağın şeyler iste. parayla, kariyerle, süsle püsle mutlu ol. oysa ki vakti zamanında yağmurla, güneşle, uğur böcekleriyle, eti cinle, üç tekerli bisikletten iki tekere terfi etmekle mutlu olurduk.
neyse... cam açık, mis gibi koku içeride, yağmur hala yağıyor, bitmeyenden ümit kesilmezjondaff | 20.11.2008 00:09 ~ 00:20
- günlerce bekleyip de şöyle sesini dinleyeyim, damlaların cama çarpışını izleyeyim derken, şehir içinde bunu yaşamanın mümkün olmadığına inandığım doğa olayı.
araba ve alarm sesleri, vakitli vakitsiz öttürülen kornalar eşliğinde şehirden çok uzak olmayı istedim bir kaç saatliğine; ne yazık ki vuslat başka yağmurlara kaldı, henüz bahtiyar olamadım.
bir de şu var, ne zaman yağmurun çok yağdığından söz açılsa, "yağsın yağsın" diyerek arkadaşlarla anlaşmış gibi vokal yaparken buluyoruz kendimizi. ne olur kabul olsun bu dilek, yağsın, yağsın...romantik | 20.11.2008 00:39
- saçlarında o'nun nefesi , dudağında o'nun dudağı, ellerinde elleri olsun isterken; çaresizliğini, yalnızlığını yüzüne vuran yağmurla ağlayan bir cem adrian şarkısı.
çok üzgünüm..
yağmur..jasscn | 20.11.2008 12:21
- güzel bir ceyhun yılmaz şiiridir;
yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını,
herkesin yüzü gözü ıslak,
başları eğik omuzlarının arasında,
yağmur yağdığında herkes,
benim hep olduğum gibi.oyuncakbulut | 27.11.2008 16:33
- kokusu ayrı, sesi ayrı; doğanın rahatlatıcı aktivitesi.
soulreaper | 29.11.2008 05:38
- şurada çok güzel bir örneği var: http://www.flickr.com/...7487@n00/2736628839/sizes/l/
mrtksn | 07.12.2008 19:16
- barajları doldurması beklenen hayati sıvı\ıslanmaktan nefret edenler içinse gökyüzüne doğru yöneltilen bir küfür sebebi\tarlasında ürünü olan için gülümeseme nedeni\mevsim değişikliğinin hatta mevsim normallerinin en güzel habercisi\arabasıyla gezinmeyi sevenler için sileceklerin ritmi eşliğinde müzik dinleyerek kenti dolaşma fırsatı\zaten sırılsıklam aşık olan sevgililerin ıslanmaya aldırmayıp altında yürüdükleri incecik sütunlardan bir revak\şiirlerde eprimiş bir sözcük\yalnızlar için pencere kenarı eğlencesi\kimine göre sulu bir hüzün...
leksikolog | 07.12.2008 20:06
- kabaca yeryüzündeki suların buharlaşıp bulut olmasından sonra yoğunlaşıp su damlası haline gelerek aşağı düşmesi şeklinde tanımlanabilecek doğa olayıdır. ayrıca newton'un su damlaları dururken neden elmanın düşmesini beklediği de yağmura dair kafa karıştırıcı bir ayrıntıdır. bu arada newton'un aslında simyayla ilgilendiğini de biliyor muydunuz? yaa yaa.
short | 20.12.2008 22:54
- doga olaylarinin en guzeli.
eger yagmurla birlikte rüzgar yoksa istanbul'da gezmek icin mukemmel bir gundur. yurumek yada arabada olmak farketmez. cünkü yagmur istanbul'a cok yakisiyor.erotic lounge | 23.12.2008 18:31
- dünyadaki en güzel duyguların insanın içinde peyda olmasına neden olan doğa olayıdır. o su tanelerinin tek tek ayrı ayrı yere doğru yaklaşmaları ve düşmeleri, insanın etrafında sanki her tarafını görüyor gibi bir perde varmış gibi olması insanı değişik hoş duygular içine yönlendirir. sevdikler düşünülür ya da kimbilir şiirler yazılır.
en hizli adam | 23.12.2008 18:37
- yağan yağmurla dünyaya gelen, herkesin içine "herkesten çok" işleyen, sevmeme lüksünün bulunmadığı, enerji fışkırığı, kızıl kafalı kardeş kişisi; alanis saçlım, milföy hamurum...
dolo | 27.12.2008 01:56
- en mutsuz anlarda yüz gülümseten, en sıkıntılı anlarda dertlerden arındırandır... tek yapılması gereken sokağın orta yerinde öylece durmak, kolları açmak ve yüzü göğe kaldırmaktır.
ultranil07 | 02.01.2009 20:02
- üstümdeki çatıda dans edişini dinliyorum.
usul usul.
kah duruyor, kah devam ediyor.
adımlarının ritmi bir hızlanıyor, bir yavaşlıyor.
bazen tamamen kesiliyor.
ara sıra da cama vuruyor, ama pencereyi açıp bakmaya üşeniyorum.
belki de, loş turuncu ışıkların altındaki sokağa bakmak istemiyor gözlerim.
sadece sesler yeterli.
sadece yağmur yeterli.
(not: bu kesinlikle bir şiir değildir, sadece bir anlatıdır)bonbonsekeri | 06.01.2009 01:15 ~ 01:22
- herkesin koşuşturduğu bir anda yüznü gökyüzüne çevirip ıslanmanın tadını çıkarmaktır yağmur.
bir de cem adrian' ın insan olmadığına hükmetmektir. zira insan olan bir şarkıyla bu kadar can yakmaz.pekmezzz | 09.01.2009 23:39
- şu anda kucağımda oturan bilgisayarı takip eden güzeller güzeli fıstığım..
zamankaybi | 14.01.2009 15:48
- gece iri iri asfalta yağdığında farların ışığında asfaltta bir sürü beyaz kelebek gibi görünen doğa mucizesi.
liya | 15.01.2009 09:55
- hiç eksik olmaması gereken duru güzellik..
gökkuşağının müjdeli habercisi...
denize sahip olduğundan çok daha güzel ve derin anlamlar katan, huzur veren...
şu an şehrime sonsuz damlaları düşen, sevgiyi, sevgilileri altında ıslanıp yepyeni hayaller kurmaya çağıran...
....
çatıya düşen her damlasında oluşan minik tıpırtıda farklı masalların farklı kelimeleri gizli...hazelgreen | 16.01.2009 14:54
- winamp'ın suhuffle mucizesi sayesinde üstünden çokca zaman geçmiş eski sevgilinizi hatırlatan şarkı. sadece geçirilen güzel zamanları hatırlatması ise işin en ilginç tarafı.
pop3 tabanli | 16.01.2009 19:34
- trabzon'da haftada iki defa yağdığı söylenen hava olayıdır. biri 3 gün diğeri 4 gün sürermiş. öyle anlatılır.
allaccess | 16.01.2009 21:25
- dinlerken gözlerinizi kapattığınızda yüzünüze yağmur damlalarının konduğu hissini veren cem adrian şarkısı.
redikiti | 24.01.2009 21:10
- şehrimi terkettiğim günden beri durmadan yağan... herkes için bambaşka şeyler ifade eden, farklı anlamlar yüklenen, ruh halimize göre sıfatlandırdığımız...
an oluyor, ruhu yorgun oluyor insanın. günahlarla, hatalarla, ihanetlerle, savaşlarla, yaşanmışlıklarla ağırlaşıyor omuzlar. üzerinden geçen yıllara inat bir yağmuru özlüyor, her şeyi silecek. kibri, acıyı, öfkeyi, hayal kırıklıklarını, umutsuzluğu, hüznü... gelen geçiren, sorulmasa da gözlerle anlatılan her izi silecek bir yağmur! dalgalar gibi...
susulan tüm ekşi sözleri gülümseterek söyletecek, hayal gibi bir yağmur özlüyor insan bazen. şarkı gibi içinde yaşayabileceği, çıplak ayaklarıyla üzerinden ve içinden geçip gidebileceği... iyimser, çocuk gözleriyle seyredip afacan bir kedinin telaşı gibi birdenbire mutlanabileceği, tüm küskünlükleri silen bir yağmur! upuzun, ince bir kadın saçı gibi, türküsüyle teselli veren. "her şey geçer, hayat kalır" dedirtir gibi...
ayrılıkla, hasretle kavrulurken, ölüm uykusu gibi çöktüğünde üstüne bu terkediş, giderken yere vuran topuklarının sesi çınlarken daha kulaklarında; sokaklarda kendisiyle dolaşıp sevgilisinin nefesi yerine saçlarına vururacak bir yağmuru özlüyor insan bazen. hani o yokken, yarımken, hani eski "ben" olmadığını anladığı o anlarda, sitemkarca yağsın da, gözlerden kederle akan damlalarla birleşsin; yüreğe su serpsin istiyor. kalbe pençe atıp, nefesi boğan o düğümü açacak kadar güçlü yağsın istiyor. yalancı aşklar yaşadığı tüm zamanların öfkesiyle, unutamamanın hırsıyla, umutsuz bekleyişin haykırışıyla, usanmadan ağlamak istiyor ya hani. anne sözü dinler gibi masum bir an, yağmur ağlamak istiyor ya insan. herkes onunla ağlarken; kendine en çok eklediği, deli gibi beklediğini geri getiremeyeceğini bile bile...
hani an oluyor da, kendini tanıyamaz oluyor ya insan. "kimim ben?" derken uzun uzun susuyor. başkalaşıyor, yabancılaşıyor ya kendine... yaşadıklarını sorgulayıp "neden?" derken cevapsız kalıp, vazgeçiyor ya yaşamaktan. işte o anlarda filmin sonunu görüp, düş değil hayat olduğuna uyandığı oyuncağa sıkıştığında yağmur yağsın istiyor, gürül gürül. gökler gürlerken korkmak, titreyip kendine gelmek, sonu belli oyunlara girmekten vazgeçmek istiyor. çağıran, dinginlik vaad eden ölümün çözüm olmadığını hatırlamak için kendisini aydınlatacak şimşekler altında durup, sırılsıklam olmak istiyor. ayılmak, kendine gelmek istiyor insan, ahmak ıslatan bir yağmurla...
an oluyor, yağmur öncesi gibi kararıyor insan. günlerin nasıl geçtiğini anlamıyor. her şey yakın ve uzak, her şey sessiz ve gürültülü, her şey anlamsız ama bilmediği bir anlam barındırıyor gibi geliyor. ilahi bir komedya'da repliklerini unutmuş bir oyuncu gibi, geri getiremediği anların şokuyla kalakamış gibi, avunduğu her şeyi yitirmiş gibi durakladığında yağmurun sesini dinlemek istiyor insan. tüm canlılara hayat veren o sesi... değdiğinde yarattığı toprağın o büyüleyici kokusunu içine çekmek istiyor. ihtiyaç duyduğu enerjiyi yağmurdan almak, yeniden doğmak, insan olmak; bütün olarak ve gerçek manasıyla...
bazen yağmur çok uzaklara yağsın istiyor insan. rüzgar kulaklarına fısıldarken sözlerini, saçlarını okşasın onun. varlığının verdiği huzuru, çok uzakta olsa da yanında ve her daim yüreğinin yakınında olmasının getirdiği sevinci, onu düşünürken kapıldığı heyecanı ona iletsin istiyor. inandığı bir masalı gerçekleştirmek için çabalarken, bereket olsun istiyor. bazen, göremediğin, dokunamadığın, konuşamadığın tüm anları silercesine sürekli onun olduğu yere yağsın istiyor insan, senin yerine. eski sevdalara düşürsün diye yürekleri...
an oluyor, eksilmiş olmanın burukluğunu yaşıyor insan. yalnızlıkla yorulmuş oluyor. üstüne üstüne gelen gecelerin sonunda, gelmeyecek gibi görünen parlak bir sabaha olan inancını kaybediyor ya hani; istem dışı yaşıyor. işte o zaman bulutlu bakışlara inat, tükenmemiş, umut dolu, taptaze bir yağmuru özlüyor. bir sonsuz yağmur yağsa diyor insan,"mutlulukla ıslansa dünya"...
öyle bir an oluyor, öyle bir an geliyor ki müjde oluyor yağmur sana. o zaman hiç bitmesin istiyor insan! umutlara, hayallere su veren o yağmur dinmesin... gülüş gibi, öpüş gibi, sımsıcak bir kucak gibi; çare gibi, şifa gibi, mucizevi bir merhem gibi; yaz gibi, güneş gibi, ılık bir meltem gibi; aşk gibi, şefkat gibi, dinmek bilmez özlem gibi; sağlık gibi, mutluluk gibi, tarifi imkansız bir huzur gibi geliyor ya hani... o zaman işte, yağmur olsam diyor insan; insanları böylesine etkilesem, neşe versem. vazgeçilmez olsam ben de...hwinore | 28.01.2009 15:41
- ilk damlaların gökyüzünden düştüğü anda tesadüfen çalmaya başlarsa, gözleri dolduran bir kesmeşeker şarkısıdır.
ulu han | 08.02.2009 15:37
- izmir konak iskelesinin önündeyken
yağmur da şiddetini arttırmış
deniz durulmuş
vapurlar denizle sevişiryor
ve kulağımda bülent ortaçgil'den yağmur. ortamın bu gazıyla ben de bir duygu sahoşu oldum.
velhasıl çok duygusal bir şarkıdır. boğazını kurutur, düşüncelere boğar. ve acıtır.lechery | 09.02.2009 22:24
- ankaranın gri siluetine en çok yakışandır.
makyavelist panda | 10.02.2009 00:08
- trabzonda ne zaman geleceği belli olmayandır.
okseotu | 10.02.2009 00:28
- trabzon'da ağustos'ta fındık zamanı insanı üzerindeki tozlarla yapış yapış bırakandır.
falling sky | 10.02.2009 00:34
- her $ehire her evin üstüne ayrı yağan ama en çok istanbul'un o büyülü sokaklarıyla ilginç danslar etmeyi seven doğa olayı.
istiklal caddesinin o yoğun kalabağında nefes alı$lardır kimi zaman, karaköyden inerken bir kitap sayfasındaki betimlemedir bazen. galata köprüsü üzerinde bulunan kovalarda balıkların $arkılarıdır. aksarayda trafikte saatlerce kalakalmaktır. kalabalık otobüslerin içinde cama kafayı dayayıp tek tek damlalarını saymaktır. okula giderken çatıya vuran gürültüdür her seferinde uykuyu hatırlatan. çalı$ıyorsak kimi zaman ofisin camının önünde kahve molasına e$ olandır.
yahut seyyar satıcıların sokak arabalarını sığınmak için bir kuytu aramasına neden olan hınzırdır, bazen evlere dolmasıyla belediyeciliğin turnusol kağıdıdır. her seferinde aynı rengi veren. unutturan, sonra bir daha...
çocuklukta dilini çıkartıp damlaları yakalamaya çalı$maktır. oyundur. ellerini yukarıya kaldırıp saçma sapan $arkıları bağıra çağıra söyleyip hayal dünyasına hızlı bir geçi$ yapmaktır.
anıların üzerinde ki tozları alıp götüren, mazgalları her zaman tıkalı bir şehirde her $eyi göz önünde tutandır.
sevgilinin yüzüne düştüğünde bir mutluluktur, kimi zaman gözya$larını sakladığın bir dost omzudur. gökyüzünde süzülürken ayrı, ta$ sokaklarda dökülürken ayrı sarho$ eden bir içkidir yağmur. ama yıkadığı $ehir istanbulsa her $eyden biraz daha farklıdır. en çok istanbuldur.austos | 10.02.2009 00:56
- en cok geceye yakisan, kasvetli zamanlarin umut tanesi.
neskafefincanindaturkkahvesi | 13.02.2009 01:14
- şimdi dışarıda yağarken, cem adrian'ın şarkısını dinletendir.
senefela | 14.02.2009 02:43
- vaktiyle kirli olan, kötü olan ne varsa düzelsin diye gökten serpiliveren "iyilik" sembolü imiş. öyle inanılırmış. biz ise bela olarak görebiliyoruz onu, oysa her damlası kıyamettir. altında dolaşırken düşüncelere dalmak gibisi yoktur oysa.
bir damla düşüyor karanlık bir dehlizi andıran o kör kuyudan, gökyüzünden. yürüyorum gecenin bir vakti. yollar ne kadar ıssız ve gökyüzü ve o arsız sonsuzluk ne kadar büyüleyici. yürüyorum, üstüm başım sırılsıklam. öylesine özgürüm ki sokak ortasında durmuş, gözlerimi tam tepeye, o büyüleyici ve bir o kadar dipsiz kuyuya mıhlıyorum. ne bir araba, ne bir ışık pencerelerden süzülen, ne ardım sıra kovalayan kaçamak zamanlar... rahatsız edecek neyim var ki?
bir damla düşüyor, bir damla daha ve dahası dahasına ekleniyor bir daha ve bir daha. alışılagelmişliğin tortusundan olsa gerek sıradanlaşıyor her damla. sıradan acılardan kıvranır ya insan, yine de farkına dahi varmaz. sanırım şu yağmur damlaları bu yüzden hep aynı ve düşmesi gerek sanki. onları var eden düşmelerinin gerekliliği. yani onlar o gökyüzünden kopup toprağa çarpmadıkça bedenlerini sanki damla olamayacaklar bir daha. başka türlüsü onları var etmiyor yani. oysa dikkat ettim bugün, düştükleri yerde bin parça oluyorlar, oysa düşmek kaderleri değil düşmek o unutulmuş duygularımızın geleceğe tezahürü, düşmek yürek sızısına sığınmak...sızılarına göçüp gitmek...paramparça olmuş bir bedenin gölgesinde unutulmuş bir acıyı asırlamak. asırlar boyu diz çökmek. yani sırtında palazı ve sonsuz yalnızlığı ile hepsi aynı başlangıçtan aynı sona ama farklı acıları asırlayarak gidiyorlardı. tükendikleri yerde, yani vurunca bedenlerini toprağın sırtına binlerce damla oluyordu her biri.
yürüyorum, akşam benim, karanlık benim, yaklaşan gece zaten benim, yollar, sokaklar, ışıksız pencereler(ışıklı pencereler sizin olsun) ve şu düşen damlalar ve onlardan türeyen yeni damlalar, işte onlar, işte bütün bunlar, hepsi yani, hepsi benim. size ışıklı pencereleri hediye ediyorum ve o pencerelerin ardında gülen yeni yüzler...
düştüğü yerde bin parça oluyor her damla, düştüğüm yerde bin parça olur muyum sahi? yani alsam kendimi göğün yüzünden salsam ve çarpsam son sürat yerin yüzüne, bin parça olsam, bin parça olabilir miyim ki?
yalnızlığıyla ve dedim ya sırtında palazı ile kıvranarak yitiyor bir damla ve yerine birbirinden farklı yeni damlalar oluşuyor. sıçrıyorlar etrafa ondan geriye kalmalarından öte. yani şimdi diyelim ki yere çarpsam ve bin parça olsam, yeni acılar ve yeni kimlikli gülüşler birikir miydi benden öte?
yağmur yağıyor ve bir türkü tutturuyorum ve şairinden birikiyor içimde acılar. bunalan ozan ilahisi oluyorum, damlalarla yekvücut oluyorum. belki yere çarpsam bin parça olurum, yere çarpmalı mıyım?
"bulut olsam olurum
göğe ağsam ağarım
güzleleri gezerim
yağamam oğul"
güzleleri dahi gezsem, damla bile olsam üşümüş avuçlarıyla, göğe alazlansam ve yine toprağa öykünse hikayem, bir damla olsam yani en güzel gece, ey ışıksız pencere, ey bomboş caddeler, ey ışıklı pencereleri hediye ettiklerim, sizedir hikayemin sonu; yağamam!aglasamdokunabilirmisinizentrylerime | 16.02.2009 01:19 ~ 02:24
- farklı anlamlar ihtiva edendir..
nasıl da güzeldir yağmur. islanmış toprak kokusu, yağmur damlarının tentelere çarptığında çıkardığı ses, sıcak bir yaz günü yağan yağmurun altında denizde olmak ve denizin o sıcacık hali, şemsiye savaşları, beyaz t shirtlü hatunlar, su birikintilerine hunharca gazlayarak girip yayaların ağzına sıçan arabalar, bir anda ortadan kaybolan taksiler..aslında hiç de güzel değildir yağmur, ben hiç sevmem..
her yağmur yağdığında içim acır benim..yorulurum..yaşanmışlıklar geçer bir bir gözümün önünden..her yağmurda birilerinin ağladığını düşünürüm..ben de ağlarım..gözlerim şişesiye ağlarım..yorgunluğumu hissettirir bana yağmur, yılların bir türlü üstümden atamadığı yorgunluğunu..ne yaparsam yapayım kurtulamadığım, takibinde olduğum yorgunluklarımı..
bardağın boş tarafını hatırlatır bana yağmur, dolu tarafı hep acı..yılgınlıklar çöker üstüme her yağmur damlasında ve her yağmurda bin kere pişman olurum..bin kere isyan ettiğim için pişman olurum çok zaman, çok zaman başkalarına hayıflandığım için ya da lanet ettiğim için olan bitene..mutluluklarımı silip süpürür yağmur, zaten az olan birkaç sevincim de sağanak yağmurda sele karışır..
ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün sözü aklıma gelir cama yağmur vurdukça..belki de göründüğüm gibi olamamama dertlenirim ya da olduğum kişinin aslında çok farklı görünmesine..bir sigara yakarım camdan dışarı yağmuru izlerken, göründüğüm kişinin aksi vurur cama, hüzünlenirim.. yeni başlangıçlar gelir aklıma yağmurlu havalarda..her bunaltıcı havadan sonra bir serinlik çöker yağan yağmurda..yapamadığım yeni başlangıçların startında kalırım..serinlik çökmeyen yüreğim gelir aklıma, dertlenirim..
ben yağmur yüklü bir bulut gibiyim, her yağmurda acıları ile yüzleşenleri düşünüyor, ordan oraya savruluyorum..yağdığım yerde acıları pekiştirmemek adına nereye yağacağımı bilemiyorum..
şimdi gelme bu yüzden sevdiğim, seni yağmurdan sonra seveceğim..black eyed witch | 19.02.2009 12:03
- çok yağsın istiyorum. günler geceler boyunca aralıksız yağsın, ama böyle kova kova döküyorlarmış gibi. ben camın kenarında oturayım bütün gün, cama kova kova yağmur yağsın, sonra sokağa çıkayım, o kadar çok yağsın ki görüş mesafem kaybolsun, yönümü bilmeden yürüyüm saatlerce, hissizleştirene kadar yağsın tepemden. sonra eve dönüp camın kenarında uyuyum, yağmaya devam etsin. sesi günlük rutin bir ses haline gelsin.
ben dinmesinden korkmayacağım bir zamanda dinebilir isterse, ama şimdi galon galon yağsın istiyorum, yağsın ki beni sakinleştirsin, hizada tutsun.
çok yağsın istediğim birşey işte.isolde | 08.03.2009 00:46
- sabahtan beri izmir'in göğünü hüzne boğandır..
geçen sene bir öğleden sonra aniden bastıran yağmur yüzünden yabancısı olduğum istanbul'dan iki tl'ye aldığım ve aldıktan iki gün sonra telleri çıkıp büyük anneanneme benzeyen şemsiyeyle sokaklara vurdum kendimi.
gök gürledi, şimşekler çaktı, arabalar tekerleriyle tüm suları üstüme boşalttı. durağa doluşmuş yüz seksen kişi garip bir ifadeyle bakıyordu benim olduğum yöne. tepemdeki yarısı göçmüş çatıydı sanırım ilgi odakları. benimse umrumda olan tek şey, yağmurun şehre kattğı güzellik ve toprak kokusuydu. o kokuyu sevme, seni çeker diyen ananemi hatırladım. yine böyle yağmurlu bir günde toprağa yerleştirmiştik cansız bedenini..
sonra eve girdim koşar adım. sezen'i açtım.. çocuklar gibiyi söylemeye başladı, sevindim.
ama buruktu sevincim.
"başını göğsüme sakla sevgilim. güzel saçlarında dolaşsın elim..."charmofsmyrna | 08.03.2009 13:13
- tuhaf bir mesaj kaygısı taşıyor, inadına yoğunluğunda ve sürekliliğinde.
tarrega | 10.03.2009 13:19
- bu sene sıktı artık.
ndg | 13.03.2009 00:53
- muhtemelen dört ay sonra fellik fellik arayacağımız şeydir. bazı muhteremler yine kamera karşısında yağmur duasına çıkacak, kimileri kendi keyfi için "yağsa da izleyip hüzünlensem" diyecek, orman yangınlarından sonra "ciğerlerimiz yanıyor" klişesi tekrar duyulacak, pek çok hayvan da yine susuzluktan ölecek.
iyi böyle bence.ozenti | 19.03.2009 11:40
- bence türk şiirindeki en yakışıklı anlatımı tuğrul tanyol'un cem gibi şiirinde yapılan doğa olayı.
şiirin şu kısmında öyle acı yağıyor ki yağmur:
"birden yağmur! ve yüzümün yarısı akıp gider
benim gözlerim yok, kurşun! sıcak ve ağdalı yüzgörümlüğüm
issız oyuklarında derin uğultularıyla rüzgâr
gözlerimin ıssız oyuklarında... sıra kimde?
batık teknemin suya gömülmüş ahşap direklerinde
asılmış tüm yolcularım. celal'im! sinan'ım!
bu deniz nereye gider, bir biz kaldık
ve yağmur tüm kapıları siler.
ben cem, daha dün yarım imparatordum
kestirdiğim paralarda soldu vücudum
öldüm binlerce ölümle, kıyıya vuran cesedime baktım
yağlı urganlar bağlayıp boynuma (iskele, günbatımı
rodos'a doğru batık tekneler) yürüdüm, artık
bana bu dünyada yer yok
ne saray, ne köşk; ne rütbe, ne taht
ağabey el ver yanına geleyim
al beni, sonra istersen boğdur
bir yanım zifiri karanlık, bir yanım... birden yağmur!"ama arkadaslar iyidir | 23.03.2009 00:48 ~ 00:54
- mevsimlerin dili. her birinde ayrı bir şey söyler. sonbaharın geldiği kuru yaprak kokusuyla karışan suyun kokusundan, kış içinde sise ya da kara değerek kalın bulutlardan yağışıyla, ilkbaharda renklenen dallar ve çimenli rüzgarıyla, yazın da tülü andıran bulutlardan şehre telaşlı uğrayıp geçiverişinden anlaşılır. anlattığı farklıdır ya; hızıyla çocukları, hüznü, bereketi, kızgınlığını anımsatır, şakacıdır bazen ya da hiç şakası olmaz ıslanmadık bir parça kalmadığında. gelişiyle toprağın kaynaşması kızdıradursun hiçbir şeye vakti olmayanları, dünyanın kucağındakilerin kanması gereken ab-ı hayattır sicim zerafetindeki damlalar.
buralara da bahar geliyormuş yakında, öyle diyorlar kendileri.marikaki | 26.03.2009 17:33
- bu sene anormal yagmistir. insani canindan bezdirmistir.
http://www.dmi.gov.tr/...ndirme/yagis-raporu.aspx?y=ahayatin anlamini arayan adam | 27.03.2009 10:27
- genellikle bu isme sahip şarkıların büyük bir bölümü enfes.
bülent ortaçgil diyor başka da bir şey demiyorum.fatih eskitas | 11.04.2009 22:00
- ilginç bir doğa olayı. psikolojinizi nasıl etkileyeceğini hiç bilemezsiniz. kimi zaman romantizmin dibine vurup aşk böcüğü olursunuz, sevgilinizle aşk yapmak istersiniz. kimi zaman acayip bir hayat enerjisi verir, kıpır kıpır olup çocuklar gibi koşup eğlenmek istersiniz. kimi zaman bir hüzün çöker, loş bir ortamda kendi başınıza kalıp belki bir roman, belki hüzünlü şarkılar dinleyesiniz gelir. içkiye vurup göz yaşalarınızla eşlik edersiniz. kimi zaman ıslanmak için fırsattır, her şeyden arınmak gibi bir hisse kapılırsınız, sanki tüm negatif düşünceler, ruhunuza işlemiş istenmeyen şeylerden kurtulmak için.
hiçbir doğa olayı bu kadar çeşitli duygulara yol açar mı bir insanda? açar neden mi hepimiz bir anlam yüklemişizdir onlara.ama en çok yağmura.
aman ha romatizması olan fazla kalmasın yağmur altında. ızdırap çekmeyin sonra.spirit of night | 16.04.2009 21:32
- hayatımın ne çok anında benimle olduğunu, var olduğu her ana anlam kattığını düşündükçe sevmeye başladığım doğa olayı.
bir yılbaşı gecesi, deniz kenarında şemsiyenin altında öpüşürken ayakkabılarıma giren, sunroof'a çarpıp arabanın arka koltuğundaki bedensel ritmimize eşlik eden, sırtüstü yüzerken gözlerime dolan, yeni evimin önüne yanaşan siyah arabaya bakarken camlarımdan süzülecek olan da o... artık yağmuru seviyorum, bir de tüm bu büyüyü yaratan "yağmur, uzaklardan çağırıyor, gelirsen severim diyor" sözünün yazılı olduğu yapraklar var. onu zaten sevmişim, ne diyeyim...thalassa is thalassa | 26.04.2009 23:34 ~ 28.04.2009 13:37
- yeşile, kahverengiye ve maviye kavuşmasına aynı anda şahit olanların cennete gitme kotasını dolduran doğa olayı.
todogodibil | 02.05.2009 08:58
- günler boyu dur duraksız yağsa, hatta hiç durmamacasına yağıp dursa, yine de "yeter artık" diyeceğimi sanmadığım, dünyanın en büyük mucizelerinden... beni neredeyse hayata bağlayan... onsuz geçen günlerde mengenede sıkışmış gibi hissettiğim.. kara bulutlar gelende sabırsızlandığım; hele de kara bulutlar yağmur getirmeden çekip gidende beni sinire kesen... doğadan geldiğimizi, onun bir parçası olduğumuzu bana en doğrudan ispatlayan mucizevi iksir.
yağ ulan yağ, yorulmak yok.lizarazu | 04.05.2009 19:24
- varsa dunyada bir kadina verilecek en guzel isim budur. bu kadar mi guzel tarif eder bir kadini. sel olur akar gonlune cikaramazsin. kokusu siner ustune unutamazsin.
dukeboy | 18.05.2009 21:58
- hakkında en güzellerinden birini orbi (orhan abi ya da diğer adı ile orhan baba) demiştir ve şöyle demiştir;
bence her yağmur bir aşk hücresidir.ebruli | 09.06.2009 22:54 ~ 22:58
- dinlendiren bir gökhan kırdar şarkısı. günlerimiz bir bir geçerken, biz avucumuzda yağmur damlalarından başka şey bulamazken, yağmur diner diyor...yağmur...diner...
yuhnts | 14.06.2009 14:59
- ne zaman beklenmeyen zamanlarda gelse, kendimi dışarıya atmamak için zor tutuyorum. kendimi tutmaya çalışırken gücüm 2 dakika yetiyor, 3. dakikadan itibaren yağmurun altında kafama göre yürüyorum. bugün de faturaları yatırmak için beşiktaş çarşısına indiğimde, gök gürültüsü "hazır mısın?" diye sordu. şort ve t-shirt ile fazla hazır gözükmüyordum, sırt çantamın da su alma ihtimali vardı. ama yine de "hazırım patron, fişekle" deyince güzel bir yağmur başladı. faturamı yatırıp vurdum kendimi sokaklara. yenilenen balık pazarının modern olmaya çalışırken bir bok olamamış kütlesinin yanından geçip, denize ulaşmaya çalışan carettalar gibi sahile yanaştım. ben yanaşırken, kadıköy vapuru da yanaştı. onun içinden insanlar çıktı, benim içimden keyifli bir nefes. dışarıda olduğum zamanlardan tanıdık gelen halet-i ruhiyemle oturduk karşılıklı kahve içtik. avrupa yakası sular seller altındayken, karşı kıtadaki kıyıya vuran güneşe güldük. ince bir boğaz, atmosferi de ikiye böler mi esteban?
mavi t-shirtim, yediği yağmurdan lacivert oldu. saçlarımdan alnıma doğru sular süzüldü, kaşlar suların göze gelmesini engelledi. fizyolojik yapı, suyla teması kesmeye yeltenince kaldırdım kafamı yağmura baktım. damlalar göz bebeklerime çarptı, binlerce metre yükseklikten gelenleri karşıladım. şehirdeki son mevsimimi alabildiğine gösterişli geçirmeye çalışan atmosfer tanrısına göz kırptım, o da "vesselam" diyerek bir gök gürültüsü daha patlattı.
yağmurun son damlaları üzerimde son buldu, güneş açtı. "birazcık esse olur mu" dedim, yapraklar hışırdadı. bir çocuk güvercinlerin üzerine doğru koşarken, bir vapur milyonuncu kez karşı kıyıya gitmek için düdüklerini çaldı. benden önce var olan, benden sonra da var olacak vapur ritueline selam durup, ağır adımlarla terkettim sahili.mies | 09.07.2009 21:16
- siya siyabend'in olaganustu sarkisi.
her ne ruh halinde olursaniz olun, icinde bulundugunuz hal ve zorluklar ne olursa olsun, ne dusuncelere bogulmus olursaniz olun, yagmur'dur ki istemeseniz de uzaklastiracak sizi hepsinden. inadina kucuklugunu yuzunuze vuracak bu ahvalin. dalip gideceksiniz madem, bari birakin oluruna 3'50" ile sinirli da olsa.
yolda dinleyin ozellikle. sevdiginize giderken dinleyin. sevdicekten ayrildiktan sonra dinleyin: uzaklasirken. bir hepsi; batmayacak hicbirinde.morkahve | 11.07.2009 16:13
- alelade bir ekip ve yönetmenden çıkan filmleri ayrı tutarsak, detay tutkunu yönetmenlerin filmini izlerken özellikle dikkat edilmesi gereken bir unsurdur. aslına bakarsanız bir sembolizm klişesidir.
karakterin, çiftin, grubun, zümrenin, şehrin ya da anlatılan, üstünde durulan her kim ve ne ise, onların kötülüklerden arınışını, pişmanlığı ya da gerçeklerin ortaya çıkmasını, pisliklerin temizlenmesini, adaletin yerini bulmasını ve benzer durumları sembolize eder.zender | 12.07.2009 15:04
- teoman kişisinden pek haz etmesem de bende bambaşka yeri olan bir şarkıdır yağmur.. bavul toplarken dinlenen şarkılar listesinin en başında yer alır. hele ki bir şehirden arkanıza bakmadan, kaçarak gidiyorsanız..
...
bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek
var aklimda
bir yagmur cok uzaklardan cagiriyor
"gelirsen severim" diyor
...patlicangil | 12.07.2009 22:33
- 15 dakika boyunca istanbul etiler'e deliler gibi, çılgınlar gibi, manyaklar gibi yağmış camları dövmüştür. şimdi biraz sakinlese de, camları hala tokatlamaktadır.
dik dusmus bozuk para | 14.07.2009 04:36
- yazin cok acayip olabiliyor bu. demin ilk defa gurultusunden 4 metre uzagimdaki bi insanin dediklerini duyamadim.
cisterna | 14.07.2009 04:44
- sevindirendir efendim..an itibariyle istanbul'un kuzeyinden doğusuna doğru esip gürlemektedir.
yagsa da rahatlasak | 14.07.2009 04:52
- an itibarı ile bir katharsis hissiyatı yarattı.
kunta kinte | 14.07.2009 05:06
- dün gece hiç uyumamış olmama ve odamın bina boşluğuna bakmasına rağmen inanılmaz bir gürültü ile uyandım, buymuş. kadıköy'ü de boğarcasına geçti. kalbim hızlandı izlerken, heyecanlandım resmen. yaşamayı hissetmeyi ne kadar çok özlediğimi anladım bir an, ve hüzünlendim. buruk buruk odama döndüğümde, ekranımdaki meyve sineğini gördüm.
http://img248.imageshack.us/...95/sdlkfjsdklfs015.jpgradioheadbanger | 14.07.2009 05:10
- mikailin ilgilendigi, karting yapmaniza engel olabilen doga olayi.
kopuklubira | 01.08.2009 13:32
- ingiltere, irlanda gibi insanın bir tarafında yosun çıkartacak derece yağış alan yerlerde yaşamış insanlar için bir travmadır yağmur. rüzgar ve bulutla birleşmiş halinin yılın 4 mevsimine (olmayan o 4 mevsim) yayılması durumu, yağmura karşı olan romantik duyguları alıp süpürür. yağmurda ele ele yürümek, yaz yağmurunda neş'eyle koşuşturmak, yağmur görünce sevgi kelebeğine dönüşmek gibi olayların 4 mevsim yaşayan şımarık bünyelerin bir lüksü olduğunu biliyor muydunuz? hiç romantize etmeyelim beyler! sürekli yağınca depresyona sokmak dışında bir işe yaramaz bu meret. ilgili fizyolojik durum için bkz: kış depresyonu
fake plastic love | 02.08.2009 14:36
- devamını ekŞi sözlükten okumak için tıklayınız
- ekŞi Sözlükten seçme yazılar bilgisayar tarafından seçilmekte olup yazılardan yazarları sorumludur, bu yazılardan dolayı oluşabilecek herhangi bir maddi manevi zarardan bilgiSözlük sorumlu tutulamaz.