ağır anlamı nedir, ağır ne demek ?

Kelime Anlamı

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı.
Değeri çok olan, gösterişli.
Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi. M. C. Kuntay
Çapı, boyutları büyük.
Çetin, güç.
Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. F. F. Tülbentçi
Tehlikeli, korkulu, vahim.
Sıkıntı veren, bunaltıcı.
Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı.
Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum. N. Ataç
Ağırbaşlı, ciddi.
Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı. H. E. Adıvar
Keskin, boğucu (koku).
Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır. F. R. Atay
Sindirimi güç (yiyecek).
Yoğun.
Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı. A. Sayar
Uyanılması güç, derin (uyku).
Kısık, alçak.
Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi. O. C. Kaygılı
Güç işiten, sağır.
Yavaşzarf.
Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu. E. İ. Benice
Davranışları yavaş olan.mecaz
Ağır sıklet.spor
Hepsini Göster

İngilizce Çevirisi

heavy; difficult, strenuous; ponderous; serious, grave, severe, nasty; stuffy, smelly; offensive, hurtful, cutting, biting; indigestible, rich, stodgy; thick, viscous; deep; valuable, precious
Hepsini Göster

Eş Anlamlı Kelimeler

Hepsini Göster

Atasözleri

Hepsini Göster

Birleşik Sözler

Hepsini Göster

BilgiSözlük mobil uygulaması ile telefonlarınızda

Bilgi Sözlük Apple App Store Uygulaması Bilgi Sözlük Android Uygulaması