ağız kelimesinin anlamı nedir ?

ağız kelimesi 6 veritabanında bulundu
(TDK) Kelime anlamı Türk Dil Kurumu Veritabanı
  • 1 Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
  • 2 Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
  • 3 Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
  • Örnek Metin Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı.
  • 4 Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
  • 5 Koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı.
  • 6 Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
  • 7 Kesici aletlerin keskin tarafı
  • Örnek Metin Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı.
  • 8 Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği dil bilimi
  • Örnek Metin Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu.
  • 9 Kez, kere, defa.
  • 10 Üslup, ifade özelliği
  • Örnek Metin Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler.
  • 11 Uç, kenar.
  • 12 Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği. mecaz
  • 13 Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. müzik
Ağız Kelimesinin İngilizce çevirisi
Ağız Kelimesinin Eş anlamları
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
  • 1 ağız açmak
  • 2 ağız açmamak
  • 3 ağız açtırmamak
  • 4 ağız aramak
  • 5 ağız burun birbirine karışmak
  • 6 ağızda dağılmak
  • 7 ağızdan burun yakın, kardeşten karın yakın
  • 8 ağızda sakız gibi çiğnemek
  • 9 ağız değiştirmek
  • 10 ağız dil vermemek
  • 11 ağız etmek
  • 12 ağız kullanmak
  • 13 ağızlara sakız olmak
  • 14 ağız satmak
  • 15 ağız tamburası çalmak
  • 16 ağız tıkamak
  • 17 ağız yapmak
  • 18 ağız yaymak
  • 19 ağız yer, yüz utanır
  • 20 ağız yoklamak
  • 21 ağza alınmaz (veya alınmayacak)
  • 22 ağza almamak
  • 23 ağza düşmek
  • 24 ağza koyacak bir şey
  • 25 ağza tat, boğaza feryat
  • 26 ağzı burnu yerinde
  • 27 ağzı çiriş çanağına dönmek
  • 28 ağzı dili bağlanmak
  • 29 ağzı dili kurumak
  • 30 ağzı dili tutulmak
  • 31 ağzı dolu dolu konuşmak
  • 32 ağzı kulaklarına varmak
  • 33 ağzı kurumak
  • 34 ağzı kurusun
  • 35 ağzı laf (veya lakırtı) yapmak
  • 36 ağzına almak
  • 37 ağzına almamak
  • 38 ağzına atmak
  • 39 ağzına bakakalmak
  • 40 ağzına baktırmak
  • 41 ağzına bir kemik atmak
  • 42 ağzına bir parmak bal çalmak
  • 43 ağzına bir şey (veya çöp veya lokma) koymamak
  • 44 ağzına bir zeytin verir, altına (veya ardına) tulum tutar
  • 45 ağzına burnuna bulaştırmak
  • 46 ağzına düşmek
  • 47 ağzına etmek
  • 48 ağzına geldiği gibi
  • 49 ağzına geleni söylemek
  • 50 ağzına gem vurmak
  • 51 ağzına kilit takmak (veya vurmak)
  • 52 ağzına kira istemek
  • 53 ağzına layık
  • 54 ağzına sağlık
  • 55 ağzına sakız olmak
  • 56 ağzına sürmemek
  • 57 ağzına taş almış
  • 58 ağzına tıkamak
  • 59 ağzına tükürmek
  • 60 ağzına verilmesini beklemek (veya istemek)
  • 61 ağzına vur, lokmasını al
  • 62 ağzına yakışmamak
  • 63 ağzına yüzüne bulaştırmak
  • 64 ağzında bakla ıslanmamak
  • 65 ağzında bırakmak
  • 66 ağzında büyümek
  • 67 ağzında çalkalanmak
  • 68 ağzında gevelemek
  • 69 ağzından
  • 70 ağzından baklayı çıkarmak
  • 71 ağzından bal akmak
  • 72 ağzından burnundan getirmek
  • 73 ağzından çıkanı (veya çıkan sözü) kulağı duymamak (veya işitmemek)
  • 74 ağzından çıkmak
  • 75 ağzından çıt çıkmamak
  • 76 ağzından dirhemle çıkmak
  • 77 ağzından dökülmek
  • 78 ağzından düşmemek (veya düşürmemek)
  • 79 ağzından girip burnundan çıkmak
  • 80 ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme
  • 81 ağzından kaçırmak
  • 82 ağzından kapmak
  • 83 ağzından lakırtı (veya laf) almak (veya çekmek)
  • 84 ağzından lokmasını almak
  • 85 ağzından yel alsın
  • 86 ağzında yaş kalmamak
  • 87 ağzını açacağına gözünü aç
  • 88 ağzını açıp gözünü yummak
  • 89 ağzını açmak
  • 90 ağzını açmamak
  • 91 ağzını aramak (veya yoklamak)
  • 92 ağzını bıçak açmamak
  • 93 ağzını bozmak
  • 94 ağzını burnunu çarşamba çanağına (veya pazarına) çevirmek
  • 95 ağzını burnunu dağıtmak
  • 96 ağzını dilini bağlamak
  • 97 ağzını havaya (veya poyraza) açmak
  • 98 ağzını hayra aç!
  • 99 ağzını kapamak
  • 100 ağzını kapamak (veya kilitlemek)
  • 101 ağzını kiraya vermek
  • 102 ağzını koklamak
  • 103 ağzını kullanmak (veya satmak)
  • 104 ağzını mühürlemek
  • 105 ağzının içine bakmak
  • 106 ağzının içine baktırmak
  • 107 ağzının içine girmek
  • 108 ağzının içi yangın yerine dönmek
  • 109 ağzının kaşığı (kalıbı veya lokması) olmamak
  • 110 ağzının mührü ile
  • 111 ağzının payını (veya ölçüsünü) vermek
  • 112 ağzının perhizi yok
  • 113 ağzının suyu akmak
  • 114 ağzını öpeyim (veya seveyim)
  • 115 ağzını sıkı (veya pek) tutmak
  • 116 ağzını tıkamak
  • 117 ağzını toplamak
  • 118 ağzını (veya çenesini) tutmak
  • 119 ağzı oynamak
  • 120 ağzı sulanmak
  • 121 ağzı süt kokmak
  • 122 ağzı teneke kaplı (olmak)
  • 123 ağzı var dili yok
  • 124 ağzı varmamak
  • 125 ağzı yanmak
  • 126 ağzıyla kuş tutsa...

Sponsor Yayın