bilgiSözlük        
bilgiSözlük Ana sayfa

ağız -ğzı (isim, anatomi) - ya da agiz




Anlam:Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
Anlam:Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
Anlam:Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
Örnek Metin:Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı. (H. R. Gürpınar)
Anlam:Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
Anlam:Koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı.
Anlam:Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
Anlam:Kesici aletlerin keskin tarafı
Örnek Metin:Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı. (R. H. Karay)
Anlam:Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği
Bilgi:dil bilimi
Örnek Metin:Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu. (S. F. Abasıyanık)
Anlam:Kez, kere, defa.
Anlam:Üslup, ifade özelliği
Örnek Metin:Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler. (T. Buğra)
Anlam:Uç, kenar.
Anlam:Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği.
Bilgi:mecaz
Anlam:Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü.
Bilgi:müzik
Netinternet
ekŞi sözlükten seçmeler
  1. "şive" anlamında da kullanılır.
    eyco | 07.06.2000 11:21
  2. bir organ. genellikle kafanin onunde assagi kisimda bulunur,canlilarin cogunun besin alma yeridir,bir kisim canlilar sevisme amacli da kullanirlar.
    bwh | 10.07.2001 01:00 ~ 01:02
  3. hayvanlar doğum yaptıktan sonra süt verir. bazı hayvanlar erken doğum yapar. böylece erken süt vermeye başlarlar. bu besin değeri yüksek koyu süte ağız denir. ağız genelde kuvvetlensinler diye diğer hayvanlara içirilir.
    sokkan | 07.12.2002 12:52
  4. dilin döndüğü bölge. kendince...
    atlantis | 13.06.2003 00:46
  5. mızıka çalar.
    atlantis | 13.06.2003 00:48
  6. çok fonksiyonludur. küfür etmeye izin veren organdır. ses çıkarabilme işlerini insanoğlunun hangi noktalara götürebileceğini göstermiş olması nedeniyle önemlidir. dudaklarla estetik bütünlük oluşturur. normal durumlarda besin alınan bölgedir aynı zamanda. misafir ettiği dudaklar öpüşme işinde ön planda yer alır.
    pilachka | 27.07.2003 21:29
  7. inegin buzagilamasindan sonra verdigi, lor kivaminda fakat daha akışkan, kaymak lezzetinde süte verilen isim. toz seker katmak suretiyle, hususi olarak cocuklara yedirilir.
    zemheri | 20.06.2004 23:35
  8. yörük keçi çobanlarının keçiler doğum yapınca ilk olarak meşe palamudunun içine sağdıkları ve saatlerce közlü külün üzerinde bekleterek pişirdikleri, inanılmaz yoğun kıvamlı ve lezzetli orgazmik yiyecek. üstüne üstlük balla tatlandırılması halinde düz duvarlara tırmanmanız işten bile değildir; öyle de güçlü bir yiyecektir.
    cilekmavisi | 07.09.2004 22:49
  9. bir şive içinde görülen ancak yazıya geçmeyen söyleyiş farklılıklarıdır...
    triensart | 16.11.2004 14:35 ~ 14:36
  10. tdk'nin anlamini 13 ayri madde ile anlattiği kişkirtci kelime...

    1. yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
    2. bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
    3. kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
    4. bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
    5. koy, körfez, liman, yol gibi yerlerin açık yanı.
    6. birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
    7. kesici aletlerin keskin tarafı.
    8. bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği.
    9. mecaz birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği.
    10. müzik bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü.
    11. kez, kere, defa.
    12. üslup, ifade özelliği.
    13. uç, kenar.
    pirilti | 16.05.2005 14:03
  11. büyük kentlerde yırtık kaçan.
    atlantis | 28.09.2005 05:09
  12. içine yemek tıkmayı en çok sevdiğim organım(bkz:aç ayı oynamaz)
    aldaron | 28.09.2005 05:28 ~ 20.10.2005 02:30
  13. içinden en büyük günahların çıktığı ve içine en büyük zevkleri konuk edebilen organ.
    atlantis | 28.09.2005 05:31
  14. biyolojik olarak yüksek bütçeli göt deliğidir. reel oalrak diş,dudak,dil hatta küçük dil gibi organlar eklenmiştir, iletişim gibi hayati bir görevi yerine getirir.
    efendisiz | 28.11.2005 18:55
  15. söylence, devşirilmiş der bu söyleme.
    atlantis | 24.04.2007 06:56
  16. bir insanla tanışıldığında ilk izlenimde en etkili yerlerden biri. konuşmasından filan bahsetmiyorum, bildiğimiz dudaklar dişler, işte dil, çevresini de katarsak kısmen çene ve burun, bunlarla uyumu.. ağız civarı yani..

    konuşurken, gülerken, esnerken, ne bileyim ben yerken filan kişinin ağzı nasıl ise, karakteri de öyledir o kişinin..

    nasıl oluyor? yani ağız için büyük küçük filan denir hadi, karakter için de mi öyle denecek? değil işte öyle..

    bakınca bi bişey hissedersin.. kıl olmak diyelim buna.. onu hissettinmidi kaç git o kişinin yanından..

    ayy hele konuşması da bozuksa mümkün değil saygı duyamam..

    misal demin çok güzel hareketler bunlar isimli bir program var, orada da bir kişi var. bakın mesela onun ağzı o kişinin ezik bir insan olduğunu söylüyor. tipini tarif etmiyorum, cinsiyetini bile söylemiyorum. ama seyredince anlayacaksınız kimmiş diye..

    arkadaş alınmasın üzerine, ben örnek olarak verdim. yoksa hedef göstermek filan.. bunlar ayıp şeyler..
    santralin | 18.01.2009 23:21
  17. devamını ekŞi sözlükten okumak için tıklayınız
  18. ekŞi Sözlükten seçme yazılar bilgisayar tarafından seçilmekte olup yazılardan yazarları sorumludur, bu yazılardan dolayı oluşabilecek herhangi bir maddi manevi zarardan bilgiSözlük sorumlu tutulamaz.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
  1. ağız açmak
  2. ağız açmamak
  3. ağız açtırmamak
  4. ağız aramak
  5. ağız burun birbirine karışmak
  6. ağızda dağılmak
  7. ağızdan burun yakın, kardeşten karın yakın
  8. ağızda sakız gibi çiğnemek
  9. ağız değiştirmek
  10. ağız dil vermemek
  11. ağız etmek
  12. ağız kullanmak
  13. ağızlara sakız olmak
  14. ağız satmak
  15. ağız tamburası çalmak
  16. ağız tıkamak
  17. ağız yapmak
  18. ağız yaymak
  19. ağız yer, yüz utanır
  20. ağız yoklamak
  21. ağza alınmaz (veya alınmayacak)
  22. ağza almamak
  23. ağza düşmek
  24. ağza koyacak bir şey
  25. ağza tat, boğaza feryat
  26. ağzı burnu yerinde
  27. ağzı çiriş çanağına dönmek
  28. ağzı dili bağlanmak
  29. ağzı dili kurumak
  30. ağzı dili tutulmak
  31. ağzı dolu dolu konuşmak
  32. ağzı kulaklarına varmak
  33. ağzı kurumak
  34. ağzı kurusun
  35. ağzı laf (veya lakırtı) yapmak
  36. ağzına almak
  37. ağzına almamak
  38. ağzına atmak
  39. ağzına bakakalmak
  40. ağzına baktırmak
  41. ağzına bir kemik atmak
  42. ağzına bir parmak bal çalmak
  43. ağzına bir şey (veya çöp veya lokma) koymamak
  44. ağzına bir zeytin verir, altına (veya ardına) tulum tutar
  45. ağzına burnuna bulaştırmak
  46. ağzına düşmek
  47. ağzına etmek
  48. ağzına geldiği gibi
  49. ağzına geleni söylemek
  50. ağzına gem vurmak
  51. ağzına kilit takmak (veya vurmak)
  52. ağzına kira istemek
  53. ağzına layık
  54. ağzına sağlık
  55. ağzına sakız olmak
  56. ağzına sürmemek
  57. ağzına taş almış
  58. ağzına tıkamak
  59. ağzına tükürmek
  60. ağzına verilmesini beklemek (veya istemek)
  61. ağzına vur, lokmasını al
  62. ağzına yakışmamak
  63. ağzına yüzüne bulaştırmak
  64. ağzında bakla ıslanmamak
  65. ağzında bırakmak
  66. ağzında büyümek
  67. ağzında çalkalanmak
  68. ağzında gevelemek
  69. ağzından
  70. ağzından baklayı çıkarmak
  71. ağzından bal akmak
  72. ağzından burnundan getirmek
  73. ağzından çıkanı (veya çıkan sözü) kulağı duymamak (veya işitmemek)
  74. ağzından çıkmak
  75. ağzından çıt çıkmamak
  76. ağzından dirhemle çıkmak
  77. ağzından dökülmek
  78. ağzından düşmemek (veya düşürmemek)
  79. ağzından girip burnundan çıkmak
  80. ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme
  81. ağzından kaçırmak
  82. ağzından kapmak
  83. ağzından lakırtı (veya laf) almak (veya çekmek)
  84. ağzından lokmasını almak
  85. ağzından yel alsın
  86. ağzında yaş kalmamak
  87. ağzını açacağına gözünü aç
  88. ağzını açıp gözünü yummak
  89. ağzını açmak
  90. ağzını açmamak
  91. ağzını aramak (veya yoklamak)
  92. ağzını bıçak açmamak
  93. ağzını bozmak
  94. ağzını burnunu çarşamba çanağına (veya pazarına) çevirmek
  95. ağzını burnunu dağıtmak
  96. ağzını dilini bağlamak
  97. ağzını havaya (veya poyraza) açmak
  98. ağzını hayra aç!
  99. ağzını kapamak
  100. ağzını kapamak (veya kilitlemek)
  101. ağzını kiraya vermek
  102. ağzını koklamak
  103. ağzını kullanmak (veya satmak)
  104. ağzını mühürlemek
  105. ağzının içine bakmak
  106. ağzının içine baktırmak
  107. ağzının içine girmek
  108. ağzının içi yangın yerine dönmek
  109. ağzının kaşığı (kalıbı veya lokması) olmamak
  110. ağzının mührü ile
  111. ağzının payını (veya ölçüsünü) vermek
  112. ağzının perhizi yok
  113. ağzının suyu akmak
  114. ağzını öpeyim (veya seveyim)
  115. ağzını sıkı (veya pek) tutmak
  116. ağzını tıkamak
  117. ağzını toplamak
  118. ağzını (veya çenesini) tutmak
  119. ağzı oynamak
  120. ağzı sulanmak
  121. ağzı süt kokmak
  122. ağzı teneke kaplı (olmak)
  123. ağzı var dili yok
  124. ağzı varmamak
  125. ağzı yanmak
  126. ağzıyla kuş tutsa...
Diğer Aramalar


ağız nedir, ağız ne demek, ağız hakkında bilgiler, ağız kelimesinin ingilizce türkçe çevirisi ve tercümesi.

Bu sayfada ağız anlamı, nedir, ne demek gibi soruların cevabı ve hakkında benzeri detaylı bilgiler yer almaktadır.


Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!


Bu uygulamanın hizmet alanları; türkçe sözlük, ingilizce türkçe sözlük, türkçe ingilizce sözlük, imla sözlüğü, tıp terimleri sözlüğü, hukuk terimleri sözlüğü, bilişim terimleri sözlüğü, teknik terimler sözlüğü, elektronik terimler sözlüğü, bilgisayar terimleri sözlüğü


bilgiSözlük sayfada bulunan yazıların doğruluğunu garanti etmez ve bu bilgilerden dolayı oluşabilecek maddi ve manevi zararlardan bilgiSözlük sorumlu değildir.


Site haritası | Gizlilik