- işlenen suc/hata 'ların hoş görülmesi ve unutulması. af konusu olayların kişiler arasında argüman olmamasının başlangıcı.
detay | 18.04.2001 13:02
- bir insanin en zor basarabilecegi erdemlerden biri. sahip olundugunda ic huzura kavusulmasina yol acabilir.
orlando | 11.05.2001 13:16 ~ 13:17
- allaha mahsus
rhodopsin | 11.05.2001 13:17
- bi daha yaparsan kafanı kopartırım diye söylenerek te aynı anlama ulaşılır.
zaknafein | 11.05.2001 13:20
- kisiye yapilan kotu bir davranisin daha sonra hos gorulmesi yapilmamis gibi varsayilmasi.
en kolayi unutarak yapilirhypothermia | 08.06.2001 16:28
- yapılması oldukça zor, ancak sonrası oldukça keyifli olay...
hmmm | 25.09.2001 01:28
- birçok insanın gurursuzluk saydığı vefakat oldukça gururlu bir davranış, ancak bazı durumlarda affetmek yanlış olacaksa o kişiden ve ortamdan tez zamanda uzaklaşılmalıdır
abyss | 25.09.2001 02:26
- durumuna gore yapilmasi veya yapilmamasi gereken davranis, surekli yapilmasi kadar surekli yapilmamasi da yanlis.
orqan | 25.09.2001 02:31
- herkesin sahip olamadığı erdem...affedileni sonsuz huzura sürükleyen eylem...
hayirsiz adam | 03.01.2002 14:08
- devletin yargilanip hukum giymi$ mahkumlara yapmaya pek merakli oldugu $ey.
delikan76 | 03.05.2002 13:25 ~ 13:26
- artık acıyı hissetmeme, duygusal unutma. kızgınlığın, kırgınlığın ve nefretin hapishanesinden çıkartılmak.
horizon | 15.07.2002 12:14
- olumlu ve de olumsuz anlaminin ayni anda kullanilabilirligi olan karizmatik eylem.
kuinirozi | 16.01.2003 18:28
- olup biteni olduğu gibi bırakmak, olacağı beklemek ve şu anı yaşamaktır.
neceflimasrapa | 24.01.2003 11:24
- karşılıklı anlayışın eylemidir bazan. haklı bile olunsa ilk adımı atabilmek, sonrasında gösterilen inceliği görebilmek ve kabul etmektir. küçük kırgınlıkların, üç gün sonra hiç bir önemi kalmayacak kızgınlıkların büyütülmemesidir. ancak yine de affetmek sadece hakedenedir...
charming | 24.02.2003 01:02
- unutmakla karıştırılmaması gereken eylem. bir çok insan yaptığı hata bağışlandığında o hatanın yaratmış olduğu hisler ve sonuçlar da unutuldu, silindi zannederek büyük bir yanılgıya düşer. oysaki affetmek sadece kabul etmektir, karşı tarafı hatasından ötürü daha fazla yargılamamaktır ama unutmak asla değildir.
purple is bliss | 13.05.2003 22:41
- en fazla 2 kere yapılırsa erdem sayılabilecek hareket.
bazen gururun engellediği ve bir de kesinlikle suistimal edilmemesi gereken harekettir.dirk pitt | 27.05.2003 22:48
- hatayı yapan kişi insana ne kadar yakınsa, yapması o kadar zorlaşan eylem.. sıradan bir insanın yaptıkları kısa sürede affedilebiliyor evet ama en yakın arkadaşların yaptıkları affedilemiyor veya bir şekilde en son affedilenler onlar oluyor... ama ne yazık ki çok sevdiğiniz bir insan sizi bir türlü bağışlayamadığında 'demek ki çok seviyormuş beni, evet evet' diyip mutlu olamıyorsunuz, zaten polyanna bile bir dostun sizi affedememesi kadar acı bir olayın güzel bir yanı olduğunu söylemeyecektir kanımca... evet...
piper | 19.08.2003 00:10
- zaman ilerledikçe yapması güçleşen eylemdir. ne vakit kalmıştır artık sil baştan demelere, ne de hataların çocuksu masumiyeti... zordur yeniden dönmek ya da haydi gel demek...
charming | 27.09.2003 03:47
- bir uyku sırasında, bir rüya molasında farketmeden yapılandır uyandığında anladığın. özlemiyle açarsın gözlerini..
sokak kedisi | 12.12.2003 04:05
- affetmek bir erdem sayılabileceği gibi, bazı durumlarda bir kibir belirtisidir de.
piccola | 02.01.2004 12:01
- affetmek büyüklüğe, yüceliğe, kalp temizliğine delalettir, affedici olmak müslümanlık başta olmak kaydıyla tüm dinlerde yer eden, hürmet gösterilen bir davranış çeşididir. insan her zaman önce kendi varlığı, sonra karşısındaki kişiler için bakış açısını olabildiğince liberal kılarak, yani genişleterek, affetmeyi bilmelidir. seneler önce gittiğim bir reiki seansının da konusuydu bu affetme meselesi. reiki dersi veren kadın da affetmenin içimizdeki kötü enerjiyi yok ettiğini, onun yerine pespembe bir enerjiyle doldurduğunu anlatmış durmuştu. evet o benim ilk ve son reiki seansım oldu.
diyelim ki, bi takım kişiler, sizi, benliğinizi, hayatınızı, petek yüzeyli orkid gibi delik deşik ettiler, türlü fenalıklarla canınızı yaktılar. yoo hayır, kill bill senaryosunda intikam rüzgarları estirtecek fenalıklardan bahsetmiyorum. size yapılan kötülükler kendi çapında yüzeysel ve sıradan olabilirler. hatta birçok insanın başına gelen hadiselerden çok daha ufak olabilirler. (yani illaki affedilecek kişinin yavrunuzu doğramış, karınıza tecavüz etmiş olması şart diil) affetmek, aslında asla geri getirilemeyecek şeyleri kabullenip, karşınızdakinin suçunu kendiniz çekmeniz, en iyi ihtimalle başınıza gelenleri kendi salaklığınıza verip, mazur görmeniz anlamına gelmektedir. hayattan az beklentisi kalmiş olanların, başka seçeneği olmayanların iç rahatlatma, kendini kandırma yöntemidir affetmek.
hatta, çaresizliğinizi, elinizden olanları değiştirmek, geri kazanmak için hiç bir imkan olmadığını, susarak, pusarak, acıyarak, boyun eğerek kabullenmektir. affedilenin çoğu zaman sizin merhametinize hiç ihtiyacı yoktur ve bazı hataların affedilmesi sadece kendinizi kandırmanıza, olanları hiç yaşanmamış saymanıza ve hadi kısaca, kendi kendinizi aptal yerine koymanıza yarar.
peki neden bunca zahmet? reiki enerjimiz kök şakramızdan pespembe çıksın diye mi? cümle alem ne kadar yüce gönüllü olduğumuza kanaat getirsin diye mi? yoksa ömür boyu sürecek ezikliğimiz içinde kendimizi rahatlamış hissedelim diye mi? hadi ordan yahu. hadi ordan.
bırakınız monşer, dünya toz pembe, hayat bayram olmayıversin. bazı şeyler affedilmez, affedilmemelidir. ve insan doğru kişiyi bulduğunda, üstelik vicdanı da rahatsa, bir ömür boyu içtenlikle affetmeyebilir. affetmesindir.yanilgi | 10.03.2004 18:11
- öfkenin zamana yenilişidir bazen..
sokak kedisi | 20.03.2004 04:04
- hiç yapamadiğim birsey
farewell | 20.03.2004 04:07
- affedilmesi gereken kişi çok sevilen biriyse yapılması çok zor olan şey!
sevilmeyen bir insan kolayca affedilir -belki de önemsiz olduğundan- ama neden bilinmez çok sevdiğini kolay affedemez insan... istese de yapamaz.suyunrengi | 21.04.2004 23:18
- hayattaki en huzurlu ve pozitif eylemlerden biri olup, yazarı bilinmeyen aşağıdaki alıntının da altına imzamızı şevkle atmaz mıyız:
başkalarını affettiğimizde biz özgürleşiriz.
nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller. hiç kimse saf iyi ya da saf kötü değildir. salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde boğar insanı. nefret dolu bir yaşam, mutsuz bir yaşamdır. affetmek insanı derinleştirir. affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir. çünkü affetmek bir seçimdir. kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir. affetmek bir süreçtir. birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür.
affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır. yani koşullu affetme yoktur. diğer insanın da sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin. affetmek bir seçimdir. amacı sizin rahatlamanızdır, sizin özgürleşmenizdir. nefret duyduğunuz kişinin yaşıyor ya da ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklılık yaratmayacaktır. o acılar sizin acılarınız.
affetmek kolay değildir. fakat özgürleşmek için gereklidir. çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır. oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrol altında tutmasına son vermek demektir.
affetmek
o kişiyi sevmek değil.
o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil.
o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil.
o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.
o kişiyi kucaklamak değil.
o kişiyi suçsuz bulmak değil.
o kişiyi haklı bulmak değil.
o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil.
affetmek
kırgınlığın,
küskünlüğün,
nefretin
hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır.
affetmek artık acıyı hissetmemektir.
yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.
"duygusal unutma“, affetmenin diğer adıdır.amelie | 29.04.2004 12:45 ~ 12:46
- zamanın en güzel getirilerinden biri..içteki zincirlerden birini daha kırış, huzur.
zelyot | 29.04.2004 12:59
- herdaim aklıma o veya bu şekilde birini öldürmüş hırsızlık yapmış vs ve bunun cezasını çekerken bir devlet adamı tarafından af çıkarılarak salıverilen insanları getiren şey.
acaba onların bir yakını öldürse idi o salıverenlerin arasındaki biri, gene genel af çıkarırlarmıydı. bunun haricinde affedilmek lükstür. ben af dilememek içim elimden gelen bütün dikkati gösteriyor isem, başkaları da göstermek zorundadır en azından bana karşı. yoksa ben tanrı değilim peygamber değilim affetmem.efendisiz | 03.05.2004 23:41
- duygusal dengenin bozuldugu anlarda akla getirilmesi gereken en son seydir. lakin merhametten maraz dogar.
hybridus | 06.06.2004 00:21
- 20. yüzyılın en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilen hannah arendt'e göre bağışlama, affetme melekesi (forgiveness), kolektif iktidar anlayışının dayanaklarından bir tanesidir. affetmenin sadece tanrı'ya has olmadığını, tersine bunun insani bir meleke olduğunu söyleyen arendt, affetme ve affedilmenin eyleyeni sonsuza dek edimlerinin kurbanı olmaktan kurtardığını belirtir. eylemin telafisi mümkün olmayan sonuçları karşısında eyleyene yeniden yeniden eylemde bulunma cesareti veren şey, affedilme ihtimalinin olduğunu bilmektedir. arendt "insanlık durumu"nda şöyle diyor:
"bizleri yaptıklarımızın sonuçlarından muaf kılarak salıverecek bağışlanma olmasaydı, eylem yetimiz, tabir-i caizse hiçbir zaman başımızı kendisinden kurtaramayacağımız tek bir edimle mahdut olurdu; tıpkı tılsımı çözecek büyülü formülden yoksun bir büyücü çırağı gibi, ebediyen bir edimin sonuçlarının kurbanı olarak kalırdık." (s.342-343)tenar | 06.08.2004 10:09 ~ 07.01.2006 18:59
- affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır...
leonitika | 11.08.2004 16:44
- affetmek pek çoklarınca, hatta dinlerce ve günümüzde hükümetlerimizce çok büyük bir erdem olarak söylenen, yüceltilen bir davranış. bu erdeme saf bir şekilde sadece yüce olanların eriştiği bile söylenir. toplum affedeni sever. bu böyledir her zaman. tüm klişerde olduğu gibi...
ama gerçek şu ki sadece kaybedenler affeder. unutmaya meyilli olanlar affeder. eğer unutmadım, affettim o kişiyi ama hala her harekette o yaptığı kötülüğü bir daha yapar mı diye kolluyorum diyorsanız zaten unutmamışsınızdır. sadece rol yapıyorsunuzdur. affetmiş olmak için o olayı hiç yaşanmamış gibi hareket etmeniz gerekmektedir.
affediyorsunuz çünkü korkuyorsunuz. yalnız kalmaktan korkanlar affeder. hiç kimse saf iyi değildir bir kötü tarafı bulunur ve günün birinde size de temas edebilir bu kötülük. o anda unutmanız gerekir eğer bu sahte habitat sosyalleşmek istiyorsanız.
fakat bazı şeyleri bir daha düşünün! gerçekten bir yalanı yaşayıp sadece affetmiş gibi görünmek, unutmuş gibi yapmak mı istiyorsunız. sizi sırtınızdan bıçaklamış kişiye her sabah selam vermek, sevgilinizin ağzında organıyla yakaladığınız kişiyle işe giderken arabayı paylaşmak, patronunuza en ufak hatanızı ispiyonlayan kişiyle öğle yemeğine çıkmak hoşunuza gitmiyor ve bunu siz de biliyorsunuz.
fakat görünen o ki bazılarının gidiyor. ve bu bir yaşam stili olmuş durumda. şirketlerdeki yapay dostluklar, çekişmeler, üniversitelerdeki not paylaşmayan manyaklar.. hepsi bu habitatın baş rol oyuncuları..
bu erdemin en baş örneği tanrıyı ele alın. o da, eğer var ise tabi, yalnızlıktan korkuğu için affetmiyor mu? eğer affedici olmasaydı cennette kaç kişi olabilirdi... hayatta çok eğlenceli sorular var bu da onlardan biri sanırım. cevabı için ise pek düşünmeye gerek yok..as if existed | 14.09.2004 23:12 ~ 23:23
- en yapamadığım. unutmadıkça olmuyor, ne aldatılmaya, ne aldanmaya tahammul edılebılıyor. ve unutamadıkça zamana bırakılmıs, ertelenmis, "sonra uğrarım nasıl olsa"larla yanından geçilmis, nihayetinde zaman asımına ugramıs hayatlar cogalıyor. ama sonra affedilecek tek bır sey bıle kalmıyor. kalamıyor.
anneke | 14.09.2004 23:32
- kuş kadar özgür olunduğunda kanatta bir tüy.
atlantis | 03.10.2004 17:20
- biriktirmektir belki de...
charming | 15.10.2004 00:39
- bir tahterevalli..onu affedersen kendini affedemezsin. ya da tersi.
bleufonce | 24.11.2004 01:35
- kendileriyle barışık ya da başka bir deyişle öncelikle kendini affedebilmeyi başarabilmiş insanların sahip olduğu erdem.
koyumavi | 28.11.2004 22:04
- ... manga'nin "yalan" adli sarkisinda guzelce ozetlenmistir bu durum:
- "seni senden baska kimse affedemez."deli | 03.01.2005 16:41
- kendini bir siseye koyup denize atmaktir.
janisjr | 27.04.2005 22:20 ~ 18.07.2005 12:31
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülüklerden.affedilen kişi yaptığı hatayı asla tam olarak anlayamaz ve hem kendine hem başkalarına hem de affeden kişiye zarar vermeye devam eder.yoksa affetmek 3 günlük dünyada en kolayıdır.
mariadebonne | 11.05.2005 14:16
- zayıflık sanılan.
medusa5 | 24.05.2005 19:03
- affetmek güçlüyü daha güçlü yapar.. publilius syrus
affetmek, zaferin zekatıdır.. hadis-i $erif
affetmek ve unutmak, iyi insanların intikamıdır.. schiller
affetmenin ne olduğunu yalnız cesurlar bilir, korkaklaırın tabiatında af diye bir$ey yoktur.. laurence sterne
affın en güzeli, hasmını ezmeğe müktedir iken yapılandır.. ömer bin abdülaziz
aptalı sık sık affetmek onu ahlaksız yapar.. publius cyrus
ba$kalarını sık sık affet, kendini asla.. syrus
bir dü$manı affetmek, bir dostu affetmekten daha kolaydır.. mme dorothe deluzy
birinin suçunu affedip bağı$ladıktan sonra pi$man olma, cezalandırdığın zaman sevinme.. hz.ali
hiç kimse, affettiği zaman olduğu kadar yükselemez.. goethe
kendini affetmeyen bir insanın bütün kusurları affedilebilir.. konfiçyus
öfkelenmek be$eri bir olaydır, fakat bilahere sakinle$memek ve affetmemek ayıplanacak iğrenç bir hareketti.. sales
suçludan öç almak adalet, onu bağı$lamaksa fazilettir câmi
zalimleri affetmek mazlumlara zulümdür.. sadimavimor | 17.07.2005 00:59
- bazen insanin kendisine yapabilecegi kotuluklerden birisidir bu. affedersiniz, ama kar$inizdaki ki$i degi$mediyse malesef hatasini bir kere daha tekrarlar. bir kere daha affederseniz zaten o sizin hiyarliginizdir, belki de degildir. insan umut eden bir varliktir ne de olsa, affeder durur, yuzlerce $anslar verir durur ve olan kendisine olur hep. erdem falan degildir bu kanimca, pek kolaydir cunku.
bankoftears | 17.07.2005 03:50
- öfkenin bekçiliğini yaptığı değer.
prozac | 22.08.2005 05:14
- affedilen,potansiyel suçlu görünümündeki kişi bir şekilde zamanında sahip olduğu değerli insan niteliğinden sıyrılıp,öylesine nötr öylesine "olsa da olur olmasa da olur" insan modeline soyunmuştur ki affedildiğine sevinebilitesi azdır.doyumsuz,duygu katili kişi, şiddetli bir geri çevirim,tutkulu bir reddedilmeyle karşılaşsa en azından hala önemsendiğini hissedecek,acısının sabitliğine zamanla alışacaktır.edilgen şahsın ne hissettiği onun için önemli değildir,hala önemli değildir, ki bu cezasının faize binmesi gerektiğinin bir başka sebebidir.bu zihniyete sunulacak en iyi ceza belki de onu affetmektir,nasılsa bu da bir erdemdir büyüklüktür.
anjelic | 27.08.2005 02:57
- belkide acı çektiğini belli etmemektir,yansıtmamak ve unutmus gibi yapmak
gecekusu | 27.08.2005 03:03
- kendini azad etmektir.
ciottolo | 16.11.2005 22:59
- "affediniz, ki affetmemeyi öğrenebilesiniz..."
aborjin atasözü - 2005holy diver | 20.12.2005 18:20
- en zoru da, geceleri uyumadan önce uykuları kaçıran ve kişinin kendisine sadece kendisine yönelik olan kızlgınlıklarını bağışlayabilmesidir. bu çetrefilli yoldan geçenlerin ise hayat mutlaka daha zor bir şeyle çıkacaktır karşılarına. sanırım en iyisi hiç düşünmemek. düşünenlerin göbekbağları lanetleri ile kesiliyor herhalde.
queasiness | 16.01.2006 17:16
- dogville'de güzel bir tirad vardı affetmek üzerine; kimi zaman büyüklüğün şanından değil, kibirden kaynaklandığını söylüyodu adam. yani aslında şöyle bi şeyler demeye çalışıyodu sanırım: "kim oluyoruz da birini affettiğimizi söylüyoruz. biz o insandan üstün müyüz ki onu affedebilme gücüne sahip olduğumuzu sanıyoruz?" ben çok doğru bulmuştum. bi de şöyle bi şeyler düşünmüştüm bu konuda: her şey de affedilmez ki be kardeşim! bazen de insanın affetmemesi gerekir bazı şeyleri; ağzının ortasına iki tane patlatması, dersini oracıkta vermesi.... hey allahım ya!
callisto | 16.01.2006 17:50 ~ 17.01.2006 15:31
- affetmek kolaydır. hele de sevdiğiniz insanları.. zor olan unutmaktır.. affedilen durumu unutabilmek. eğer o durum unutulmazsa, bilinçaltının derin çukurlarından birinin içine gömülürse; bir gece tam uyumadan önce sinsice çıkıverir ordan; kendini hissettirir yeniden..hem de en güçlü haliyle..sonra bir damla gözyaşı..ya da sıcacık yataktan çıkıp soğuk balkonda geceye bakarken yakılan tek bir sigara..
audrina | 07.02.2006 12:35
- bazen geçmişin bütün güzelliklerini karşılaşılan son bir kötülükle silmemek gerekir. o zaman affetmek iyiliğe kötülükten daha fazla önem vermek anlamına gelebilir. aksi takdirde dünyayı kötülüğün yönetmesine onay vermiş oluruz. hak edeni affetmeyi bilmek gerekir.
bleufonce | 21.02.2006 20:40 ~ 22:26
- doğal adaletin işlemediği yerde, güçlüyü güçsüzden ayıran, doğal olmayan temel nitelik.
sophist | 01.03.2006 01:42
- yüce gönüllülük kılığında gezen kabuldür.
kaktus | 01.03.2006 20:29
- unutmak demek değildir.
bir dahaki hatada affedilen şeyin hatırlatılmayacağı demek ise, hiç değildir.
sadece, bir şans daha vermekten ibarettir.
"bak affediyorum ki bir daha tekrarladığında yüzüne vurabileyim diye!" anlamı da içeriyorsa eğer, büyüklüğün şanından falan da değildir. düpedüz, stratejik bir hamledir.dagny taggart | 01.03.2006 20:39 ~ 20:40
- kolay küsenlerin, kolay kırılanların becerdiği bir şey olsa gerek. kolay vazgeçmedim ki neden affedeyim diye düşünebilir insan (düşünüyorum o halde affetmiyorum). affedilmeyen de kişisel almasın sadece emeklerine öfkeleniyor insan, affetmediği insanın kendisi midir karşıdaki midir? bu da ayrı bir soru. en başta kendini birilerini affetme hakkını haiz insan pozisyona bile koymayan insanları da yoldan çıkarabiliyor hayat. esasında affetmemek de değil ya, sanırım midem kaldırmıyor. küslük filan yok, sadece kusmak istemiyorum.
superstar | 09.04.2006 17:59
- tam ve butun olarak icinde hic bir kizginlik partikulu, intikam istegi, can acisi, ya da sikinti kalmamacasina, bunlarin yerine karsindaki (yanlis yapan)'la arani yeniden duzeltmek niyetiyle ona iyi davranmak, o konu neyse onu geride birakmak, bir daha acisini cikarmamayi secmektir. ama buna ragmen, "ben seni affettim" diye uste calismamaktir, bunu her firsatta kullanmamaktir, ustunluk taslamamak ve bunu hissetmemektir affetmek. karsindaki icin degil belki de, kendin icin yapmaktir bunu, cunku kizginlik, ofke, ve intikam turu duygular agirlik yapar cogu insanda. bazilari bununla beslenir tabi, yasama hirsini oradan alabilir, ona diyecek birseyim yoktur.
cok sey vardir affetmekte. zordur o yuzden. ama affettin mi tam affetmeli belki de tam o yuzden...mafipaluk | 10.04.2006 00:08
- gerçekleştirlimesi oldukça zor ancak becerebilenin çok büyük erdeme sahip olduğunun göstergesidir affetmek."beni affedebilecek misin"sözünü duymak karşıdakine ne kadar kızgın olunursa olunsun içte büyütülen buzdağlarını hızla çözebilecek güçtedir ama "evet"yanıtını verebilmek güç ister,samimiyet ister çünkü affetmek geçmişi geride bırakmaktır en azından geçmişi unutma gücünü gösterebilmektir."yarın öbür gün aynı haltı eder mi bu adam bana"diye teredütleri akla getirmemek zor olsa da,buna yanıt içten bir "hayır yapmaz"ise affedilmeli ama "acaba??"lar kaplıyorsa köprüleri kaldırmalı."acaba"lara rağmen samimiyetsiz bir"evet" kumdan kaleler kurmaktır en ufak rüzgarda yıkılacak olan;içte baki kalan kızgınlığın estirdiği rüzgardır bu çokça zaman...
pofuduk | 10.04.2006 00:44 ~ 00:45
- affetmemenin ağırlığına, affedilmez olanı affedememenin kalbe verdiği sıkışmaya dayanamamaya bünyenin verdiği refleksif tepkidir. ancak, vicdan ve adalet bilincini açık tutanlar, affetmemek'in acısıyla mutsuz hayatlarına başarıyla devam edebilirler.
poturgilinpotur | 15.04.2006 21:28
- affetmek için önce neden, nicin, nasıl soruları arasında oluşan döngünün son bulması gerekir. içten içe sorgular ve yargılarken dudaklar affettim diyebilir ama kalp affedemez. zaman geçip sorular, sorgular, yargılar tükendiğinde sonuç kısmına sıra gelir. eğer kendi içinizde kabul edilebilir cevaplara ulaştıysanız affetmek kolaydır
ancak nedenleri hala anlamıyor, cevapları kabul edemiyorsanız karar vermek, seçim yapmak zorunda kalırsınız. kendi kendinize sorarsınız "affedebilecek kadar erdemli miyim?" eğer cevabınız evet'se olanları kabul etmemenize rağmen affedersiniz.
eğer cevabınız hayır'sa "eğer affedersem, onu affettiğim için kendimi affedebilir miyim?", sorusu çıkar karşınıza, ardından cevabınız evet olana dek sizi huzursuz edecek, beyninizi ve kalbinizi kurcalayacak kısır bir döngü oluşur.
"affedebilecek kadar erdemli miyim?" ,
"eğer affedersem, onu affettiğim için kendimi affedebilir miyim?"
.
.
.olay | 14.05.2006 10:44 ~ 10:46
- kendine anlayış göstermek.
geronimo | 14.05.2006 11:09
- bir adım öne geçmek.
koit | 05.06.2006 19:19 ~ 19:19
- kafada dönen "bunu bana nasıl yapar?" plağı susmadıkça imkansız olan, insanın uzun vadede kendine yapabileceği en büyük iyiliklerden biri.
beyin yorulunca kalp affeder.cornflakegirl | 26.07.2006 22:38 ~ 22:38
- af dileyecek bile yüzü olmayan birine "seni seviyorum, seni affediyorum" diyebilecek kadar melek olabilmektir. hataların da ne kadar korkunç olursa olsunlar insanlara özgü olduğunu bilip karşısındakine tapılacak bir put yada robot olarak değil insan olarak baktığını da gösterir. hata yapan da affedenin onda biri iyi niyet taşıyorsa içinde, zaten artık ne halt yediyse sonsuza dek kapatacaktır o defterleri. marifet bunu yaptıktan sonra affetmenin ağırlığıyla affedileni ezmemektir. zaten eziyorsa, affı ileride kafaya kakmak, kendi yaptıklarına mazeret bulmak içindir ki gerçek bir af değildir o. birinin yanında sonsuza dek kalmak isterken zaten yürekten affedecek ve gerekirse affedilecek kişidir burada konu olan. "bu bizim hayatımız, bunu birlikte aşacağız"dan güzel bir laf yoktur ama yine affedilenlere konuşmak daha kolay her zaman..
neriman koksal | 27.08.2006 13:03
- tarihin asla yapmayacağı şey.
crysania | 02.09.2006 15:58
- bireysel konularda affetmek, aslen insanın kendisini bir öfkenin tutsaklığından kurtarmasıdır.
şöyle bir durum düşünün: ortada bir kusur var ama bu iki insan arasında. sadece o ikisi tam anlamıyla o an ne olduğunu biliyorlar. ikisi bir kusuru, bir yanlışı paylaşıyorlar. biri için yanlışın bedeli çok ağır olmuş. öteki ise başını çevirmiş, gözünü yummuş. ama sonuçta ne olmuşsa olmuş, iki kişinin paylaştığıyla kalmış her şey. o noktada bu konu hakkında çok kulaktan dolma, yanlış, bölük pörçük bilgilere sahip olmuş kişilerin söz söylemeye ne hakkı var? taraf olabilirsiniz ama muhatap olamazsınız.
buddha, bir insanı bütünüyle anlamak, onu affetmektir, der. bazen hayat, aslen hiç anlamadığımız ve asla anlayamayacağımız bir insanı da affetmeye mecbur eder sizi. öfkenin tutsaklığından sızılarından kurtulmak için başka çareniz de yoktur zaten. kendinizi sevdiğiniz için onu affedersiniz, onu sevdiğiniz için değil...
bazen de çok büyük bir kusuru, çok küçük bir ışık görüp affedersiniz. o ışığın aslen pek çok insanı aydınlatabilecek bir "söz" olduğu durumlarda, örneğin. azametinizden değil, tevazunuzdan değil, ışığın parlaklığını hayra yorduğunuzdan affedersiniz. o küçük ışığın büyük dünyaları aydınlatabileceğini fark ederek, belki de umarak.
ama hayatın akışında hiç bir şey değişmez. değişmeyecek. dağılanların toparlanmasının olanağı yok.
sadece affedenin içi hafifler, rahatlar, ruhu huzura kavuşur.ribbons | 26.09.2006 16:07
- affedilenin affedilmeye cesareti yoksa kendi kendine onun adına da mutlu olmaktır yalnızca.
affetmek elbet zor, elbet büyük işi; bu yüzdendir ki, affedilen çoğu kez bu ağırlığı taşıyamaz ve korkaklığı ile sessizliğe bürünür; yalan bir hayatı devam ettirir.
affedilmek de bir o kadar cesaret işidir zira; affedildiğini kabullenmek ve kirli sicili avuçlarında düşmüş yüzünü kaldırıp tekrar dik yürüyebilmek.
affedilmek de cesaret gerektirir, onun için affedildiğinin bilincine varıp kendini kendi nezdinde temize çeken ve yola devam edebilen adam, affeden kadar büyük adamdır aslında.
affedilmenin, yürekten affedilmenin ağır bir anlamını vardır. kendi egosu altında ezilen bir adam bunun içindir ki öyle bir anlamın duruluğu, bekareti ve yüceliği karşısında saçmalar.
affetmek güzel...ama sanırım affettiğini ifade etmek bir şekilde, her zaman iyi değil...zira bazı insanlar küçük ve yanılsamalarla dolu dünyalarında daha mutludurlar.amethyst | 28.10.2006 00:07 ~ 00:11
- yolu unutmaktan geçen.
"...
unuttukça mutluyum
mutluyum unuttukça
..." ukaladumbelegi | 12.11.2006 13:43
- "aptal insan ne affeder ne de unutur, saf insan hem unutur hem de affeder,akilli insan ise affeder ama asla unutmaz"-thomas szasz
snowie | 12.11.2006 14:44 ~ 14:45
- acayip bir yeti, hele bir de bu yeti yüksekse.
tabi kendinden daha iyi birini affetmek nasıl oluyor daha çözemedim. çalı$malarımız sürüyor..sleepy99 | 16.11.2006 12:16 ~ 12:17
- affetmek dünyanın en kolay şeyidir. zor olan, insanın gururunu alt edebilmesidir.
sinuzit | 17.01.2007 12:49
- bazen evet bazen hayır.
miyu | 27.02.2007 01:38
- kendine karsi yapmayanlarin, kimseye karsi gosteremeyecegi buyukluk.
cadi | 23.04.2007 14:30
- affetmemenin ızdırabından kurtulmaktır
earendil | 15.05.2007 10:21
- çoğu zaman umursamamakla karıştırılır affeden hatırlamaz da umursamayan içindeki yarayı kapatamadığından mıdır nedir acır durur kendi içinde
mithrilien | 15.05.2007 10:47
- bir insanı affetmek demek onu hatalarıyla kabullenmek demektir.
fatih akıngibi geliyor bana yoksa suphen mi var | 05.11.2007 00:57 ~ 00:59
- bir insanın kendine yapabileceği en güzel iyiliktir.
hanka | 05.11.2007 19:32
- genellikle birine degil de kendinize yapacagınız en buyuk kıyak.
tearmaiden | 12.11.2007 03:31
- man on fire filminden
"forgiveness is between them and god. it's my job to arrange a meeting."
çevirtisi:
"affetmek tanrı ile onlar arasında, ben ise buluşmayı ayarlıyorum"
güzel lafmış..opethman | 28.11.2007 23:58
- bazen sizin dışınızda kimseyi enterese etmeyen yüklerinizden kurtulmanız demektir.
mirror of erised | 19.12.2007 02:26
- affettiğine pişman etme durumu olan şey...
iklim | 01.01.2008 23:17
- bir insanın kendine yapabilecegi en buyuk iyiliktir.
admiral | 06.01.2008 01:12
- her zaman icin bir sans verilmesi gerektigini dusundugum hareket. neden?
insanlar mutlaka dogruyu ve yanlisi yasayarak, hatalar yaparak ogreniyorlar. kimse su an bundan bir sene oncesinde oldugu gibi degil. herkes gelisiyor, degisiyor. bu degisim surecinde de mutlaka yalnis hareketler yapilacak, uzulunecek. olay aslinda bu hatalarin ne oldugunu bilmek, bunlardan kenine gore pay cikarabilmek. o hatayı bir daha yapmamak konusunda kendine guvenebilmek ve karsindakine bu guveni verebilmek. kendine guvenme kismi tamam da karsisindakine bu guveni verebilmek zor oluyor genelde. zaman gerekiyor. insani en acitan zamanlar da genellikle boyle zamanlar oluyor.bruceandwayne | 16.02.2008 14:21
- kolay iş değildir.
hem o hatayı affetmek kolay değildir, hem de o hata yapıldığında o anı yaşamak kolay değildir. affetme aşamasında ise sorulara cevap vermek kolay değildir.
araftır. siyah değil beyaz hiç değil sinir bozucu bir gridir. sisli havada boğaz köprüsünde kalmak gibi can sıkıcıdır. önünü görememek, arkana bakamamaktır. araftır işte. mantığınla kalbinin sıkıştığı noktada kalmaktır.
dengedir. aynı zamanda dengesizliktir de. uykundan mide ağrısyla kalkmaktır. hele ki affedilen yanında uyuyorsa, onun huzurla uyuduğunu düşünüp sinirlenmektir.
sabahın beşinde çalan telefondur affet(me)me. uykundan panik halinde ve aynı zamanda cin gibi kalmaktır. aylardır görüşmemiş olsan da kaldığın yerden devam etmektir kavgana. sarhoştur affedilme isteği, kızgındır affetme dürtüsü. ve yalandır belki de konuşulanlar. bir daha üzülmeyeceğine verilen garantiler. bir kaç can acıtmadan, ağlamadan, gülmeden sonra huzurlu bir uykudur sabah güneşi üstünüze vurana kadar.
sonrasında rüya değildir sabah ayazında yaşananlar. bundan sonrası paranoyadır. her şeye yeniden başlamaktır. artık af dileyen de affetmeye çalışan da geri adımdadır. korkudur bundan sonrası. korkuyla hırçınlaşmaktır.
kolay iş değildir arafı dengeli adımlarla geçmek.2046 | 10.03.2008 12:17 ~ 12:19
- büyüklüğün şanından olan hadise
hee mann | 30.03.2008 20:31
- affedemeyen insanlar kendileri ile dunya arasina mesafe koyarlar. neden yaparlar bunu? kendilerini kiracak diger acilardan korumak icin. ama bunu yaparken kendini sevgisizlige de mahkum ederler kotulerden korunurken... hayatimizda neye odaklanirsak onu aliriz. korktuklarimiz gelir ba$imiza hep. kendimizi mahkum ettikce icimiz kokar. sevmedikce sevilmeyiz. kin dolar ta$ar agizindan kokular yayilir... affetmeyen insanlar, icinde kin olanlar nasil kokar banyodan yeni cıkmi$ olsalar bile.
affetmemek aslinda kendinizle affetmediginiz kişi arasinda cok güclü bir bag olu$turur.
affetmek kar$imizdakinin hareketine onay vermek degildir.
senin istedigin gibi olmuyorsa hemen ofkelenirsin ya. yaptıklarina mazeret bulmakla affedilmiyor, affettim demek affetmek olmuyor. olayi pastoruzasyon etmektir ancak. duygulari ifade ederek tedavi edebilmektir affetmek. duygulari ya bastiririz; bir gün gelip de patlamak üzere. derin piskolojik hastaliklara neden olacak $ekilde. krize girip de bir $iringa morfinle yarida kesilmiş oluyor cogu zaman.
amac gecmi$i degi$tirmek degil. affetmeyi ya$adigin andan itibaren, yükün hafifliyor. daha cok seviyorsun artik onu. objektif olarak bakabilme yetisi kazandiriyor sana. bilincin kalbine inmiş hali bu.
fedakarligi affetmek saniyordum eskiden. ama icimde ofkeler beni kemiriken ben buyuk mu olmu$um, affetmi$ mi olmu$um?. ama pozitife gitmeden negatifte oldugunu anlayamazsın. affetmek onunla arandaki gobek bagini kesip atmak ve onu ozgur birakmakmi$ meger. daha çok sevmekmi$. oldugu gibi...
affetmek kendi sagligimiza kavuşmak icin ellerimizle yaptigimiz bir sürec. yava$ yava$$... o duygulari ya$amak; derin bir kendini tanima yolculugudur bu. biti$ armaganlarla geliyor. kizginligin patlamasiyla gelen panik atak olmu$tu oysa ki. korku korumasizlik hissi. derin bir nefes alir gibi batiyoruz agir agir..hissediyor musun?
umarim affedersin beni.cikolatali catlak kurabiye | 12.06.2008 23:22 ~ 02.02.2009 17:40
- kisinin affedilmeyeni bekleyenin karsisindaki hicligini bilmesi, kullugunun manasini idrak etmisligi ile birlesip voltrani olusturmasidir affetmek. zor olani tereyagindan kil ceker gibi bir hamlede gerceklestirmektir.
hicliginde buyumek, arinmak erdeme kok salmaktir affetmek..
her yigidin harci olaydi hepimizin icinde aksi yonde kok salmazdi..hezarfenn | 24.06.2008 02:11
- karşıdakinin aynı hatayı tekrar yapması için bir şans daha vermektir....bir kere affettiğinde alışkanlık haline gelir bu...içine bir acı dolar ama yine affedersin...affetmek acı çekmeye alışmaktır...aptal yerine konulmuş hissetmeyi öğrenmeye ve bu durumu kabullenmeye giden ilk adımdır...
choke | 24.06.2008 07:03
- affedilen gözünde değerinizin artmasına sebep olan, gerçekleştirilmesi zor üstün insan başarısı. ayrıca affedilene büyük bir sorumluluk vermektir.
lightgirl | 25.06.2008 17:02
- terapik etkiye sahip her tür eylemde, bir bireyden yapılması istenen ilk şeylerden birisidir affetmek, bağışlamak. genelde affetmek ve unutmamak arasında bir sınır çizilse de, affetmek, göz ardı etmektir, unutmuş gibi yapmaktır, bir şeyi dile getirmemektir. bu nedenle koşulsuz şartsız da olmamalı. bir insanın hayatına devam etmesi için affetmesi şart olmamalı. ya da affetmek iki boyutu ile ele alınmalı: kendini affetmek, karşındakileri affetmek. kişi kendisini affederek başlamalı değişmeye, karşısındakileri affederek değil. affetmek bir ödüldür çünkü, koşulsuz şartsız affetmek enayiliktir. çünkü sadece lafzi değildir, bir eylemdir, hem de çok büyük bir eylem. bir kere affettikten sonra, o kişilere karşı tarafsız olmayı gerektirir. ama eğer affetmeniz istenen kişiler, bunun için herhangi bir talepte bulunmaz, en ufak bir alaka, çaba göstermezse, affetmek değersiz, sıradan, tarihi tekerrürlere sokan bir eylem olmaz mı? bu nedenle, affetmeyi talep eden terapiler bu ayrımı saptayabilmeli. çünkü herkesi her durumda affeden birisi, affetmenin yükü altında ezilir, affetmemenin değil.
queasiness | 28.09.2008 02:10
- çok zor bir hadisedir. hatta imkansızdır. affettim deseniz de, derinlerde biryerde affedemediğinize dair kırıntılar mutlaka kalmıştır. bir fırsatını bulunca nasıl olsa su yüzüne çıkacaktır. en azından benim için öyle. bu kadar zor olduğu için bir erdem sayılıyor olmalı.
denizabla | 28.10.2008 12:39
- ünsüz bir düşünüre göre "öte tarafa geçebilmek için dünyada öğrenilmesi gereken derslerden biri" öyle boru değil yani; yalnız anlamadığım şey neden bu kadar zor olduğu...
affetmeyen insanın ruhunda külçe külçe ağırlık taşıdığı, amaan senden kıymetlimi şu 3 günlük dünyada diyerek affedicilik rolünü üstlendiğinde ve de ruhunda bir parça bile kin bırakmadığında havada uçan kuş tüyüne döndüğü rivayet edilir...
ama hakikaten zor bir iştir...lomelindi | 02.11.2008 19:43
- çok uzunca bir süre "imkansız" sanılan ama, affedilmeyi dileyenin samimiyeti karşısında, kendi kendine olan bir garip hissiyatmış affetmek. ben bugünlerde bunu görüyorum. şaşırıyorum aslında olan bitene. ama şöyle bir, tüm olanlardan bağımsızca geriden baktığımda, affedilenin savunmadan ziyadesiyle uzak, teslim olan, salt af dileyen tavrı affedenin içini hiç beklemediği bir şekilde rahatlatıyormuş. özgür bir kuş gibi kanat takıp havalanmasını sağlıyormuş. çok şaşkınım...
kizillik | 09.11.2008 18:51
- sevdiğin birisi için sevmediğin birisine göre daha çok zaman alan eylem.
ben bugün hayattan bunu öğrendim.noktalivirgul | 03.12.2008 01:07
- "mikroplara karşı ilaç kullanmamak, kanayan yaraya tentürdiyot dökmemek gibi bir şeydir affetmek. uygar insan affetmez ve unutmaz hatice hanım'a göre, uygar insan cezalandırır; affetmek ve unutmak barbarlıktır, ilkelliktir, bu memleket yumuşak kalplilikten kalkınamamaktadır."
sevgi soysal-yenişehir'de bir öğle vaktijonquille | 25.12.2008 00:44
- hata yapana hatasının bedelini ödetme sanatı... idam etmek yerine müebbet hapis, tabi tekrar maktul durumuna düşmemek için tetikte olmakta yarar var..
cj | 05.01.2009 20:53
- zamanlaması ve sıklığı çok önemlidir. her seferinde ilk özürle birlikte affederseniz anlamını yitirir affetme erdemi. öyle bir an seçilmelidir ki sizin affınız karşı taraf için büyük anlamlar ifade etsin ve size karşı bir mahcubiyet hissetsin. böylece artık o konuda avantajlı taraf siz olursunuz. tersi durum tolerans gösterme sınırlarını genişletmekten başka bir anlam ifade etmez. hatta kimi zaman çaresizliğinizi ele verir. hiç de narsist bir tutum değildir. bir itibarınız olmalı ve onu korumalısınız.
mhcr | 12.01.2009 13:12
- bazen isteyip de yapılamayandır.
matbaler | 17.02.2009 00:14
- bir çok kişisel gelişim, nirvanaya ulaşım, zıttırı vıttırı, tırıvırı kitabının ve günlük hayatımızın olmazsa olmazları canımız forward maillerin vazgeçilmez unsuru. halihazırdaki mutluluğumuzun pek önemli bir bileşeni, geleceğimizin mimarı, geçmişimizin çalı süpürgesi. affedin ki omuzunuzdaki yük hafiflesin, affedin ki geleceğinizin prangaları çözülsün, affedin ki hayat bayram olsun. geçmiş meseleleri unutun, kin duymayın, kimseden nefret etmeyin. diyorlar. ben de diyorum ki o iş öyle değil. zaten affedilebilecek olanlar zamanla affediliyor. kalbiniz öyle iyi tartıyor ki olan biteni, bıraktığını bırakıyor. ama öyle ağır şeyler var ki hayatta onların tortusu affettim demekle silinmiyor. affedememek niye yük olsun bana? değil. asıl affedilemeyecek şeyler yapanlar utansın, yüklerinin altında ezilsinler. vicdanları yesin bitirsin onları. ben affedilmeyi hak etmeyecek kadar ağır olan hiçbir şeyi affetmiyorum, kişisel gelişmiyorum, nirvanaya ulaşmıyorum.
bettyblue | 23.02.2009 16:09 ~ 16:21
- "gözlerinizi kapatıp öfke hissettiğiniz kişinin 6 yaşındaki halini hayal edin. çekiniyor, kafası karışmış ve korkmuş. eğilin ve ona sımsıkı sarılın. sımsıkı sarılın ve onu affettiğinizi söyleyin. istediğim gibi biri olamadığın için seni affediyorum."
siktir lan!
sevgi ve aşk dolu dostlarım,
sakın ola bu yeni affetmek new age zımbırtısına kapılmayın, matah birşey sanmayın. anneniz, babanız, kardeşiniz veya çocuğunuz olmayan herhangi bir insanı affetme sınırı üç'tür. hayat; eli başka şey yapıp ağzı başka şey söyleyen, sahtekar ve miyop varlıklarına çeki düzen veremeyecek kadar iradesiz insan zavallılarının hayallerinizi tekrar tekrar mahvetmesine izin vermemenizi gerektirecek kadar kısa. affetmeyin, affetmediğiniz için de suçlu hissetmeyin. açın muslukları öfke alev alev yaksın geçsin. kararlı olun; pişman, korkmuş ve ağlamaklı o koca iki göz kandırmasın sizi asla. karşıdaki üç'ü aşmışsa sittiri çekmenin vakti gelmiştir. bugün kararlı olup affetmeyerek çekeceğiniz x kadar acı, yarın yaşayacağınız hayal kırıklığının 20x acısına yeğdir.projektor kumandasindaki kirmizi tus | 23.02.2009 22:20 ~ 22:21
- kişinin artık parçası olmak istemediği oyunlardan en tatlı mızıkçılığını yaparak ayrılmasıdır.
"oynamıyorum" diyebilmesidir..ciottolo | 28.02.2009 23:56
- insan gecmisine donup de cikarimlar yapiyor ise, gercekten affetmenin mumkun olmadigini iyi bilir. disarda yagmur dursa da, agaclarin altinda devam eder akisina damlalar...
sinafay | 14.03.2009 13:10
- "yeni zelanda'da bir köprüde bungee jumping yapabilirsiniz veya vegas'taki bekârlığa veda partileriyle macera listenize bir kaç artı koyabilirsiniz. ama taşıdığı riskleri bir düşünün. sadece affetmek istemeyen bir kurbanın sizi vurup öldürmesi için erozyona uğramış bir dağın tepesine tırmanabilirsiniz. ödülleri düşünün... berbat yaralarınızı iyileştirme şansını, sevdiğiniz birisiyle barışma şansını. bence affedebilmek "bungee jumping"i de bekârlığa veda partilerini de liste dışında bırakabilir."
maximus decimus meridius | 15.04.2009 11:42 ~ 11:52
- dirty sexy money'de avukatımız nick george, baskasını operken gordugu karısını affetmistir ama sureklı bu olayla ilgili espri altında karısına laf sokusturmaktadır..bunun uzerine karısı beni affetmemismiydin diye sorar ve avukatımız hemen cevabı yapıstırır..: " forgiveness isn't amnesia "
egri | 15.04.2009 11:47
- gözyaşı damlalarından deniz yaratmanın bir diğer hali.
yahk | 18.04.2009 19:42
- (güncel psikoloji 2006 kış)
bir bektaşi dervişi ile bir mevlevi derviş bir yerde karşılaşırlar. ikisi de mensubu oldukları inanç ve öğretiyi tanımak üzere birbirlerine sorular yöneltirler.
- bektaşi sorar; "gömleğinin kolları neden bu kadar geniş?"
- mevlevi; "dünyadaki kusurları ve kötülükleri gömleğimin içine atar, sır ederim. peki ya senin yenin niye dar?"
- bektaşi; "ben zaten kusur görmem."haziran | 24.04.2009 01:48
- eğilmektir, kırılmadan eğilmek.
ciottolo | 15.05.2009 09:47 ~ 09:49
- özgür bırakmaktır..kendini..
uyumuycam | 26.06.2009 22:32
- olan biten her şeyin üstüne sünger çekmek ya da kalınan yerden devam etmek değil, affedilmesi gereken şeyin artık sorun olarak algılanmamasıdır.
morina | 02.08.2009 17:49
- devamını ekŞi sözlükten okumak için tıklayınız
- ekŞi Sözlükten seçme yazılar bilgisayar tarafından seçilmekte olup yazılardan yazarları sorumludur, bu yazılardan dolayı oluşabilecek herhangi bir maddi manevi zarardan bilgiSözlük sorumlu tutulamaz.