| Anlam: | Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak | ||
| Örnek Metin: | Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. (N. Cumalı) | ||
| Anlam: | Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. | ||
| Anlam: | Birlikte götürmek. | ||
| Anlam: | Satın almak | ||
| Örnek Metin: | Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. (N. Cumalı) | ||
| Anlam: | Ele geçirmek, fethetmek | ||
| Örnek Metin: | Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. (Ö. Seyfettin) | ||
| Anlam: | İçine sığmak. | ||
| Anlam: | Kabul etmek. | ||
| Anlam: | Kendine ulaştırılmak, iletilmek. | ||
| Anlam: | İçeri sızmak, içine çekmek. | ||
| Anlam: | Erkek, kadınla evlenmek | ||
| Örnek Metin: | O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü. (M. Ş. Esendal) | ||
| Anlam: | Sürükleyip götürmek. | ||
| Anlam: | Kazanmak, elde etmek. | ||
| Anlam: | Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. | ||
| Anlam: | Bürümek, sarmak, kaplamak | ||
| Örnek Metin: | Dağ başını duman almış / Gümüş dere durmaz akar. (Marş) | ||
| Anlam: | Kısaltmak, eksiltmek. | ||
| Anlam: | Yolmak, koparmak. | ||
| Anlam: | Yerini değiştirmek, çekmek. | ||
| Anlam: | Temizlemek. | ||
| Anlam: | İçeri girmesini sağlamak | ||
| Örnek Metin: | Sevdiği delikanlıyı gece evine almış. (N. Cumalı) | ||
| Anlam: | Tat veya koku duymak. | ||
| Anlam: | Örtmek, koymak. | ||
| Anlam: | ... gibi anlamak. | ||
| Bilgi: | (-e durum ekiyle kullanılan fiil) | ||
| Anlam: | Yol gitmek, mesafe katetmek. | ||
| Anlam: | Çalmak. | ||
| Anlam: | Soldurmak. | ||
| Anlam: | Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. | ||
| Anlam: | Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek | ||
| Örnek Metin: | Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı. (H. Taner) | ||
| Anlam: | Göreve, işe başlatmak. | ||
| Anlam: | Başlamak | ||
| Bilgi: | (nesne almayan fiil) | ||
| Örnek Metin: | Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur. (Halk türküsü) | ||
| Anlam: | Davranış veya makam değiştirmek. | ||
| Bilgi: | (-den durum kiyle kullanılan fiil) | ||
| Anlam: | İçecek veya sigara içmek. | ||
| Anlam: | Yutmak, kullanmak. | ||
| Anlam: | Görevden, işten çekmek. | ||
| Bilgi: | (-den durum kiyle kullanılan fiil) | ||
| Anlam: | Kazanç sağlamak. | ||
| Anlam: | Gidermek, yok etmek. | ||
alçalmak artakalmak azalmak bakakalmak bolalmak boşalmak bunalmak çalmak çoğalmak dalmak daralmak devralmak domalmak donakalmak feyzalmak kalakalmak kalmak kartalmak kısalmak kocalmak
almak nedir, almak ne demek, almak hakkında bilgiler, almak kelimesinin ingilizce türkçe çevirisi ve tercümesi, almak sözcüğünün eş anlamlı kelimeleri, almak eş anlamları
Bu sayfada almak anlamı, nedir, ne demek gibi soruların cevabı ve hakkında benzeri detaylı bilgiler yer almaktadır.
Bu uygulamanın hizmet alanları; türkçe sözlük, ingilizce türkçe sözlük, türkçe ingilizce sözlük, imla sözlüğü, tıp terimleri sözlüğü, hukuk terimleri sözlüğü, bilişim terimleri sözlüğü, teknik terimler sözlüğü, elektronik terimler sözlüğü, bilgisayar terimleri sözlüğü, eş anlamlı sözcükler, eş anlamlı kelimeler, ingilizce okunuş, ingilizce telaffuz
bilgiSözlük sayfada bulunan yazıların doğruluğunu garanti etmez ve bu bilgilerden dolayı oluşabilecek maddi ve manevi zararlardan bilgiSözlük sorumlu değildir.