göz anlamı nedir, göz ne demek ?

Kelime Anlamı

Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak.
Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? T. Buğra
Delik, boşluk.
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. S. F. Abasıyanık
Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar.
İnsanı gözle yiyip bitirirler. Ö. Seyfettin
Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı.
Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri.
Bazı yaraların uç bölümü.
Hepsini Göster

İngilizce Çevirisi

eye; glance, look; compartment, section, division; drawer, locker; mesh; spring, source; bud
Hepsini Göster

Atasözleri

göz açıp kapayıncaya kadar
göz ardı etmek
gözaydına gelmek (veya gitmek)
gözden düşmek (veya düşürmek)
gözden gönülden çıkarmak
gözden ırak olan gönülden de ırak olur
gözden nihan olmak
gözden uzak tutmak
gözden (veya gözünden) kaçmak
gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
göze diken olmak
göze yasak olmaz
göz göre göre
göz görmeyince gönül katlanır
göz gözü görmemek
göz kaş süzmek
göz kulak olmak
gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek
gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak)
gözleri çakmak çakmak (olmak)
gözleri çukura gitmek (veya kaçmak)
gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak)
gözleri evinden (veya yuvalarından) uğramak (veya fırlamak)
gözleri fıldır fıldır etmek
gözleri ışık içinde (veya ışıklı)
gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
gözlerini fal taşı gibi açmak
gözlerinin içi gülmek
gözlerinin içine kadar kızarmak
gözleri takılıp kalmak
gözleri velfecri okumak
gözler önüne serilmek
gözler önüne sermek
gözü arkada kalmak
gözü büyükte olmak
gözü dünyayı görmemek
gözü gibi sakınmak (veya saklamak veya esirgemek)
gözü gibi sevmek
gözü gönlü açılmak
gözü görmez olmak
gözü göz değil
gözü hiçbir şey görmemek
gözü kör olsun
gözüm! (veya gözümün nuru)
gözüm çıksın (veya kör olsun)
gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak
gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
gözüne diken olmak
gözüne dizine dursun
gözüne hiçbir şey görünmemek
gözüne karasu inmek
gözüne uyku girmemek
gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak)
gözünü dört açmak
gözünü gözüne dikmek
gözünü hırs bürümek
gözünü kin bürümek
gözünün bebeği gibi sevmek
gözünün çapağını silmeden
gözünün içine baka baka
gözünün kuyruğuyla (veya ucuyla) bakmak
gözünün önünden geçmek
gözünün önünden gitmemek
gözünün önünde olmak
gözünün önüne gelmek
gözünün üstünde kaşın var dememek
gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
gözünün (veya gözlerinin) önüne serilmek
gözünün yaşına bakmamak
gözünü toprak doyursun
gözünü üstünden ayırmamak
gözünü (veya gözlerini) açmak
gözünü (veya gözlerini) açmak
gözünü (veya gözlerini) (bir şeye) dikmek
gözünü (veya gözlerini) duman bürümek
gözünü (veya gözlerini) kan bürümek
gözünü (veya gözlerini) kapamak
gözünü (veya gözlerini) oymak
gözü su içmemek
gözü toprağa bakmak
gözü uyku tutmamak
gözü (veya gözleri) açılmak
gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak
gözü (veya gözleri) kararmak
gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)
gözü (veya gözleri) takılmak
gözü (veya gözleri) üstünde (kalmak)
... gözüyle bakmak
gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
göz var, izan var
Hepsini Göster

Birleşik Sözler

Hepsini Göster

BilgiSözlük mobil uygulaması ile telefonlarınızda

Bilgi Sözlük Apple App Store Uygulaması Bilgi Sözlük Android Uygulaması