göz kelimesinin anlamı nedir ?

göz kelimesi 4 veritabanında bulundu
(TDK) Kelime anlamı Türk Dil Kurumu Veritabanı
  • 1 Görme organı.
  • 2 Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  • 3 İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  • 4 Bakış, görüş.
  • 5 Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
  • Örnek Metin Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?
  • 6 Delik, boşluk
  • Örnek Metin Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır.
  • 7 Çekmece.
  • 8 Terazi kefesi.
  • 9 Kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, nazar
  • Örnek Metin İnsanı gözle yiyip bitirirler.
  • 10 Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı.
  • 11 Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri.
  • 12 Bölüm, hane.
  • 13 Bazı yaraların uç bölümü.
Göz Kelimesinin İngilizce çevirisi
Birleşik Kelimeler
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
  • 1 göz açamamak
  • 2 göz açıp kapayıncaya kadar
  • 3 göz açtırmamak
  • 4 göz alabildiğine
  • 5 göz almak
  • 6 göz ardı etmek
  • 7 göz atmak
  • 8 gözaydına gelmek (veya gitmek)
  • 9 gözaydın etmek
  • 10 göz boyamak
  • 11 göz değmek
  • 12 gözden çıkarmak
  • 13 gözden düşmek (veya düşürmek)
  • 14 gözden geçirmek
  • 15 gözden gönülden çıkarmak
  • 16 gözden ırak olan gönülden de ırak olur
  • 17 gözden kaçırmak
  • 18 gözden kaybetmek
  • 19 gözden kaybolmak
  • 20 gözden nihan olmak
  • 21 gözden uzaklaşmak
  • 22 gözden uzak tutmak
  • 23 gözden (veya gözünden) kaçmak
  • 24 gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
  • 25 göz dikmek
  • 26 göz doldurmak
  • 27 göz doyurmak
  • 28 göze almak
  • 29 göze batmak
  • 30 göze çarpmak
  • 31 göze diken olmak
  • 32 göze gelmek
  • 33 göze girmek
  • 34 göze görünmek
  • 35 göze görünmemek
  • 36 göz etmek
  • 37 göze yasak olmaz
  • 38 göz gezdirmek
  • 39 göz göre göre
  • 40 göz görmeyince gönül katlanır
  • 41 göz gözü görmemek
  • 42 göz kamaştırıcı
  • 43 göz kamaştırmak
  • 44 göz kaş süzmek
  • 45 göz kesilmek
  • 46 göz kırpmadan
  • 47 göz kırpmak
  • 48 göz kırpmamak
  • 49 göz koymak
  • 50 göz kulak olmak
  • 51 gözle görülür, elle tutulur hâle gelmek
  • 52 gözleri bayılmak
  • 53 gözleri berraklaşmak
  • 54 gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak)
  • 55 gözleri çakmak çakmak (olmak)
  • 56 gözleri çukura gitmek (veya kaçmak)
  • 57 gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak)
  • 58 gözleri dönmek
  • 59 gözleri evinden (veya yuvalarından) uğramak (veya fırlamak)
  • 60 gözleri fıldır fıldır etmek
  • 61 gözleri ışık içinde (veya ışıklı)
  • 62 gözleri kamaşmak
  • 63 gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
  • 64 gözleri kapanmak
  • 65 gözlerinden okumak
  • 66 gözlerine inanamamak
  • 67 gözlerini bayıltmak
  • 68 gözlerini belertmek
  • 69 gözlerini bitirmek
  • 70 gözlerini devirmek
  • 71 gözlerini fal taşı gibi açmak
  • 72 gözlerini kaçırmak
  • 73 gözlerinin içi gülmek
  • 74 gözlerinin içine kadar kızarmak
  • 75 gözleri parlamak
  • 76 gözleri sulanmak
  • 77 gözleri süzülmek
  • 78 gözleri takılıp kalmak
  • 79 gözleri velfecri okumak
  • 80 gözleri yaşarmak
  • 81 gözler önüne serilmek
  • 82 gözler önüne sermek
  • 83 gözle yemek
  • 84 göz süzmek
  • 85 gözü akmak
  • 86 gözü alışmak
  • 87 gözü almamak
  • 88 gözü arkada kalmak
  • 89 gözü bulanmak
  • 90 gözü büyükte olmak
  • 91 gözü çıkasıca
  • 92 gözü dalmak
  • 93 gözü değmek
  • 94 gözü doymak
  • 95 gözü dönesi
  • 96 gözü dönmek
  • 97 gözü dumanlanmak
  • 98 gözü dünyayı görmemek
  • 99 gözü gibi sakınmak (veya saklamak veya esirgemek)
  • 100 gözü gibi sevmek
  • 101 gözü gitmek
  • 102 gözü gönlü açılmak
  • 103 gözü görmemek
  • 104 gözü görmez olmak
  • 105 gözü göz değil
  • 106 gözü hiçbir şey görmemek
  • 107 gözü ısırmak
  • 108 gözü ilişmek
  • 109 gözü kalmak
  • 110 gözü kesmek
  • 111 gözü kesmemek
  • 112 gözü kızmak
  • 113 gözü korkmak
  • 114 gözü kör olsun
  • 115 gözüm! (veya gözümün nuru)
  • 116 gözüm çıksın (veya kör olsun)
  • 117 gözüm görmesin
  • 118 gözün aydın!
  • 119 gözünde
  • 120 gözünde büyümek
  • 121 gözünde büyütmek
  • 122 gözünden kıskanmak
  • 123 gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak
  • 124 gözünde olmamak
  • 125 gözünde tütmek
  • 126 gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
  • 127 gözüne bakmak
  • 128 gözüne batmak
  • 129 gözüne çarpmak
  • 130 gözüne diken olmak
  • 131 gözüne dizine dursun
  • 132 gözüne girmek
  • 133 gözüne hiçbir şey görünmemek
  • 134 gözüne ilişmek
  • 135 gözüne karasu inmek
  • 136 gözüne kestirmek
  • 137 gözüne sokmak
  • 138 gözüne uyku girmemek
  • 139 gözünü açmak
  • 140 gözünü açmak
  • 141 gözünü açmak
  • 142 gözünü ağartmak
  • 143 gözünü alamamak
  • 144 gözünü ayırmamak
  • 145 gözünü bağlamak
  • 146 gözünü bürümek
  • 147 gözünü çıkarmak
  • 148 gözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak)
  • 149 gözünü doyurmak
  • 150 gözünü dört açmak
  • 151 gözünü gözüne dikmek
  • 152 gözünü hırs bürümek
  • 153 gözünü kırpmadan
  • 154 gözünü kin bürümek
  • 155 gözünü korkutmak
  • 156 gözünün bebeği gibi sevmek
  • 157 gözünün çapağını silmeden
  • 158 gözünün içine baka baka
  • 159 gözünün kuyruğuyla (veya ucuyla) bakmak
  • 160 gözünün önünden geçmek
  • 161 gözünün önünden gitmemek
  • 162 gözünün önünde olmak
  • 163 gözünün önüne gelmek
  • 164 gözünün üstünde kaşın var dememek
  • 165 gözünün (veya gözlerinin) içine bakmak
  • 166 gözünün (veya gözlerinin) önüne serilmek
  • 167 gözünün yaşına bakmamak
  • 168 gözünü sevdiğim
  • 169 gözünü seveyim
  • 170 gözünü toprak doyursun
  • 171 gözünü üstünden ayırmamak
  • 172 gözünü (veya gözlerini) açmak
  • 173 gözünü (veya gözlerini) açmak
  • 174 gözünü (veya gözlerini) (bir şeye) dikmek
  • 175 gözünü (veya gözlerini) duman bürümek
  • 176 gözünü (veya gözlerini) kan bürümek
  • 177 gözünü (veya gözlerini) kapamak
  • 178 gözünü (veya gözlerini) oymak
  • 179 gözünü yıldırmak
  • 180 gözünü yummak
  • 181 gözünü yummak
  • 182 gözü olmak
  • 183 gözü olmamak
  • 184 gözü önünde
  • 185 gözü sönmek
  • 186 gözü su içmemek
  • 187 gözü toprağa bakmak
  • 188 gözü tutmak
  • 189 gözü uyku tutmamak
  • 190 gözü (veya gözleri) açılmak
  • 191 gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak
  • 192 gözü (veya gözleri) kararmak
  • 193 gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)
  • 194 gözü (veya gözleri) takılmak
  • 195 gözü (veya gözleri) üstünde (kalmak)
  • 196 gözü yememek
  • 197 gözü yılmak
  • 198 ... gözüyle bakmak
  • 199 gözüyle görmek
  • 200 gözüyle (veya gözleriyle) tartmak
  • 201 göz var, izan var
  • 202 göz yıldırmak
  • 203 göz yummak
  • 204 göz yummamak

Sponsor Yayın