| Anlam: | Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. | ||
| Anlam: | Zanaat öğreticisi. | ||
| Anlam: | Zanaatçılar için unvan | ||
| Örnek Metin: | Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi. (R. H. Karay) | ||
| Anlam: | Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir | ||
| Bilgi: | sıfat | ||
| Örnek Metin: | Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi. (T. Buğra) | ||
| Anlam: | Osmanlı İmparatorluğu'nda saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. | ||
| Bilgi: | tarih | ||
| Anlam: | Akıl veren veya öğreten | ||
| Bilgi: | mecaz | ||
| Örnek Metin: | Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan? (R. H. Karay) | ||
lonca ustası Mustafakemalpaşa mustarip etmek mustarip mustatil rustai sohbet ustası söz ustası susta sustalı sustalı çakı usta işi ustabaşı ustaca ustalaşma ustalaşmak ustalık ustalıkla ustalıklı
usta nedir, usta ne demek, usta hakkında bilgiler, usta kelimesinin ingilizce türkçe çevirisi ve tercümesi, usta sözcüğünün eş anlamlı kelimeleri, usta eş anlamları
Bu sayfada usta anlamı, nedir, ne demek gibi soruların cevabı ve hakkında benzeri detaylı bilgiler yer almaktadır.
Bu uygulamanın hizmet alanları; türkçe sözlük, ingilizce türkçe sözlük, türkçe ingilizce sözlük, imla sözlüğü, tıp terimleri sözlüğü, hukuk terimleri sözlüğü, bilişim terimleri sözlüğü, teknik terimler sözlüğü, elektronik terimler sözlüğü, bilgisayar terimleri sözlüğü, eş anlamlı sözcükler, eş anlamlı kelimeler, ingilizce okunuş, ingilizce telaffuz
bilgiSözlük sayfada bulunan yazıların doğruluğunu garanti etmez ve bu bilgilerden dolayı oluşabilecek maddi ve manevi zararlardan bilgiSözlük sorumlu değildir.